Eskişehir'de süt üreticileri, yükselen yem, elektrik ve nakliye giderleri karşısında ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor. Üreticilerin kazanç sağlayamadıkları için hayvanlarını kesime gönderdiğini ve işletmelerini kapattığını söyleyen Eskişehir Süt Üreticileri Birliği Başkanı Yüksel Gedik, birliğin üye sayısının 750'den 300'ün altına gerilediğini açıkladı. Gedik, üretimin sürdürülebilmesi için devletin yem desteği sağlaması gerektiğini ifade etti.
“750 Üyeden 300 Üyenin Altına Düştük”
Sütün satış fiyatıyla üretim maliyetleri arasındaki farkın giderek açıldığını anlatan Gedik, yetiştiricilerin mevcut koşullarda işletmelerini ayakta tutamadığını söyleyerek, “Destek 1 liraydı, 50 kuruşa düşürdüler. 50 kuruş zaten yeterli değil. Ha vermişsin, ha vermemişsin. Şu anda üreticinin durumu vahim. Süt para etmiyor. Sütün litresi 23,5 liradan alınıyor ancak yem fiyatları bin 300 ila bin 400 liraya yükseldi. Bu maliyetlere yetişmek mümkün değil. Üreticilerimiz hayvanlarını kesime gönderiyor, işletmelerini kapatıyor. Üretici para kazanamayınca ne yapacak? Önceden 750 üyemiz vardı, şimdi 300’ün altına düştük. Yazık, o güzelim ineklerimiz kesime gidiyor, süt üretimi bitiyor. Devletimiz üreticiyi kurtarsın diye çırpınıyoruz ama hâlâ çare bulamadık. Başka şehirlerden süt getirmeye çalışıyorlar ancak oralarda da aynı sorunlar yaşanıyor. Bu yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye genelinin sorunu. Çünkü süt üretimi para kazandırmıyor” diye konuştu.
“Maliyetlere Yetişemiyoruz”
Gedik, kırsal üretimi teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen çalışmaların da istenilen sonucu vermediğini belirterek, “Mazot olmuş 100 lira. Sanayici burada üreticiye istediği fiyatı vermiyor. Başka yerlerden süt alıp buraya taşıdığında nakliye maliyeti de eklenecek. Dolayısıyla süt kendilerine daha pahalıya mal olacak. Biz bu süreci iki, üç yıldır takip ediyoruz. Dışarıdan süt de getiremeyecekler. İçmeye süt bulamayacaklar, süt tozu kullanacaklar. Yıllarca bu işi yapmış, işletmesine o kadar masraf etmiş, ahırına çeşitli sistemler kurmuş insanlar artık üretimi bırakıyor. ‘Bir yerde asgari ücretle çalışsam en azından zarar etmem’ diye düşünüyorlar. Kırsala yönelik teşvikleri de gündeme getirdik. Gençlerimizi kırsala gönderelim, kendi işletmelerinde üretim yapsınlar, emekleriyle geçimlerini sağlasınlar dedik. Ancak iki yıl dayanamadılar. Onlar da ineklerini kesime gönderdi. 50 kuruşluk destekle süt üretimi devam etmez. Biz devletten yem desteği istiyoruz. Süte 2 lira zam geliyor, yem sanayicisi hemen yeme 15 lira zam yapıyor. Biz bu artışlara yetişemiyoruz” dedi.
“Biz Değil Korsan Sütçüler Kazanıyor”
Ekonomik sıkıntıların süt toplama faaliyetlerini de etkilediğini belirten Gedik, üreticilerin daha yüksek fiyat teklif eden kayıt dışı alıcılara yöneldiğini öne sürerek, “Korsan sütçüler köylere gidip sütleri alıyor ve burada satıyorlar. Tabii ki bu durum bize de zarar veriyor. Sütleri denetimsiz ve hijyenik olmayan koşullarda topluyorlar. Sütte antibiyotik var mı, başka bir madde bulunuyor mu, gerekli kontroller yapılıyor mu? Vatandaş bu sütü alıp içiyor. Burada bir de sağlık riski söz konusu. Biz sütü 23-24 liradan alıyorsak onlar 1-2 lira daha fazla veriyor. Aldıkları sütü de burada dondurmacılara, yaz aylarında farklı işletmelere ve mahallelerdeki vatandaşlara satıyorlar. Üretici zaten ekonomik açıdan zor durumda olduğu için 1-2 lira fazla kazanmak amacıyla sütünü onlara veriyor. Bu durum bizleri de zor durumda bırakıyor” ifadelerini kullandı.





