Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Kurulu, hizmet bedellerindeki hesaplama hataları iddiaları üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce başkanlığında olağanüstü toplandı. Tartışmaların odağındaki toplantıda, su tarifeleri ve hizmet bedelleri oy çokluğuyla güncellenirken, AK Parti grubu oylamaya katılmayarak salonu terk etti.

Hesaplama hatası iddiası Kurul’u topladı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ESKİ bünyesindeki bazı kalemlerde hesaplama hatası yapıldığına yönelik iddiaları değerlendirmek üzere Genel Kurul’u olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantıda yapılan görüşmelerde hizmet bedellerinin güncellenmesine ilişkin madde oy çokluğuyla kabul edildi. Belirlenen yeni tarifelerin 18 Nisan itibarıyla yürürlüğe gireceği açıklandı.

Ahmet Dönmez

“Mesele sadece bir hesap hatası değildir”

ESKİ Genel Kurulu’nda söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Dönmez, kuruma yönelik iddiaları “meclis iradesine kumpas” olarak nitelendirdi. Belediyecilikte “güven kavramının zedelendiğini savunan Dönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mesele sadece bir hesap hatası değildir. Bugün mesele bu meclisin iradesine kurulan bir kumpas, halkın cebine uzanan hukuksuz bir el ve resmi evraklarda yapılan bir sahteciliktir. Kadim geleneğimizde belediye başkanı, eski tabiriyle o şehrin "şehremini" olarak adlandırılır. Yani o şehrin en güvenilir kişisi, kendisine her şeyin tereddütsüz emanet edildiği ismidir. Ancak siz henüz görevinizin ikinci yılında altına imza attığınız, bize göre tahrif edilmiş belgelerle vatandaştan %48,5 fazla tahsilat yaparak bu güveni yerle bir ettiniz. Maalesef Eskişehir tarihinde sahte belgeye imza atan belediye başkanı durumuna düştünüz. Burada sormak istiyoruz; siz önünüze gelen her evraka içeriğine bakmadan mı imza atıyorsunuz? Altına bizzat imza attığınız o sahte belgelerdeki hukuksuzluğu fark etmeyecek kadar belediye yönetiminden kopuk musunuz? Hukukçu bir belediye başkanının neye imza attığını bilmemesi, ‘görmedim, fark etmedim’ deme lüksü bulunmadığına inanıyoruz. Bu meclisin iradesini yok sayarak onaylanmamış tarifeleri vatandaşa dayatmak sadece idari bir kusur değil, Türk Ceza Kanunu'na göre Türk Ceza Kanunu 204/2'de vücut bulan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmaktadır.”

“Emeklilik ceza değil, ödüldür”

ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen’in görevden ayrılma biçimine tepki gösteren Dönmez, “Emeklilik bir ceza değil, ödüldür. Skandal patlak verince ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen'in apar topar emekliye sevk edilmesi bir hesap verme biçimi değil, bir kaçış ve sorumluluğu sümen altı etme girişimidir. Suçuna ortak olan bir bürokratı emeklilikle ödüllendiremezsiniz. Burada yapılması gereken emeklilik dilekçesi vermek değil, tüm sorumluların istifa ederek yargı önünde hesap vermesini sağlamaktır. ‘Sehven hata yaptık, iade edeceğiz’ diyerek konuyu kapatamazsınız. Buradan açıkça soruyoruz; bugüne kadar kaç vatandaşımızdan toplamda ne kadar fazla tahsilat yapıldı? Bu verileri açıklarken lütfen doğru ve net olunsun. Zira artık bu yönetimin hazırladığı hiçbir evraka, sunduğu hiçbir rakama itimadımız kalmamıştır. Verilecek cevapların yeni bir tahrifat içermediğinden emin olmak için konunun adli takipçisi olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Mücadelemiz adliye koridorlarında sürecek”

Toplantının yapılış şekline ve zamanlamasına da itiraz eden Dönmez, inceleme sonuçları beklenmeden karar alınmasını eleştirdi. Dönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: “AK Parti grubu olarak konuyu yargıya taşıdık. Biz bu işin peşini sadece meclis salonlarında değil, adliye koridorlarında da bırakmayacağız. Meclis kararını tahrif edenler, bu tahrifata imza atanlar ve bu halkın tek bir kuruşunu, tek bir hakkını sizin bu usulsüz yönetim anlayışınıza teslim etmeyeceğiz. Gereği istifadır, gereği yargıdır. Bu incelemenin sonucu beklenerek gerekiyorsa tekrardan bir çağrı yapılıp olağanüstü meclis toplantıya çağrılmış olsaydı çok daha usulüne uygun bir işlem yapılacaktı. Ancak ne yazık ki bu olmadığı için biz AK Parti grubu olarak şu aşamada bir temsilci bırakmak suretiyle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Kurulundaki bu yüce meclisi terk etmek zorundayız.”

“Mahkemeler, hakimler, savcılar niye var?”

AK Parti grubunun eleştirilerine yanıt veren Ünlüce ise suçlamaların yargı süreci tamamlanmadan yapılmasının doğru olmadığını vurguladı. Ünlüce, “Biz hepimiz yıllarca memuriyet yaptık. Hepimizin çeşitli yerlerde imzası var, işlemi var, şu var, bu var. Şimdi hata yapabiliriz, suç işleyebiliriz, bunların hepsi olabilecek şeyler. Fakat burada şunu demek istiyorum: bu müfettişler, bu mülkiye kurumları, bu ön inceleme birimleri, bu soruşturmaya yetkili olan birimler niye var o zaman? Mahkemeler, hâkimler, savcılar niye var? Yani biz bir evraka bakarak karar vereceksek, fiil ile fail arasındaki illiyet bağını kurup kuramayacağımıza yargılama yaparak hatta çoğu zaman uzun yıllara saridir bu yargılama; deliller toplanır, imza incelemeleri yapılır, tanıklar dinlenir, konuyla ilgili bütün incelemeler yapıldıktan sonra karar verilir. Hatta bazen yerel mahkemenin kararı bile yeterli görülmez, taraflar bunu üst mahkemeye taşır, yerel mahkeme bu konuda doğru karar verememiştir diye. Hatta istinaf mahkemesinin verdiği kararı da bir üste, Yargıtay'a taşıma hakkı vardır. Siz şimdi bunların hepsini bitirdiniz. Siz şimdi diyorsunuz ki: 'Siz suçlusunuz, siz suç işlediniz, siz...'. Ben mahkemeyim, hakimim burada toplandım, müfettişim, hepsine karar verdim, ön incelemeyi verdim” dedi.

“Soruşturma izni vermeye yetkili makam bakanlıktır”

Basında yer alan "soruşturma izni verildi" şeklindeki ifadelerin asılsız olduğunu dile getiren Ünlüce, “Basına yalan yanlış bir bilgi verdiniz 'soruşturma izni verildi' diye. Bir kere soruşturma izni vermeye yetkili makam bakanlık. Şimdi siz ithamda bulunuyorsunuz, 'sahtecilik suçunu işlediniz, görevi kötüye kullanma suçunu işlediniz' diye. Bunu iddia edebilirsiniz ancak. Bu şu anda yargı konusunda ve ben sizleri temin ederim; olaylar başından beri inceleme ve soruşturma konusunda ve bu konuda da gerekli titizliği gösteriyoruz. Herkes, hepimiz, ben de dahil, yargısal sürece de saygılıyız. Sonucunu bekleyeceğiz ve sonucunda da hem inceleme ve soruşturmaların hem de yargısal sürecin sonunda ne gerekiyorsa onu yapacağız” diye konuştu.

“Burada kalın, oylamada ret kullanın, o da olur”

Ünlüce, Olağanüstü Genel Kurulun neden toplandığını ise şu sözlerle açıkladı: “Şu anda sizin durumunuz şu nedenle çelişkili: Bir kere iddiayı ortaya attınız, 'tarifeler farklı, yanlış, farklı farklı tarifeler uygulanıyor' dediniz. Biz de soruşturma ve davalar devam ederken varsa bir vatandaş mağduriyeti ya da kamu zararı, toplayalım bunu giderelim, netleştirelim milletten ne alınacağını, vatandaştan ne alınacağını ve bu netlikle genel kurula gidelim diye. Bakın, şimdi ben bu olağanüstü genel kurulu yapmasaydım, bu sefer de şunu diyecektiniz: 'Bakın biz iddialarda bulunduk, ortaya da deliller sunduk, savcılığa da bildirdik ama hiçbir şekilde bizi toplayıp olağanüstü genel kurulda bu konuda bilgi verilmedi, bir açıklama yapılmadı'. Ben işte onu yapsaydım bu şeffaf olmayacaktı. Ben şeffaf bir şekilde hemen size çağrıya çıktım. Sizi topladım, size burada açıklama yapıyorum. Buna neden gerek duyduğumuzu anlatıyorum ve buna gerek duymamızın sebebinin de sizlerin iddiası ve çelişkinin giderilmesi için olduğunu belirtiyorum. Bu sizin iddianız ve bizim siz bu iddiayı yapıncaya kadar böyle bir iddiamız yoktu; bu sizin iddianız ve ben bu iddiayı ciddiye aldım. Dedim ki: 'Meclis üyelerim eğer böyle bir iddiada bulunuyorsa benim genel kurulu toplayıp bunu genel kurulda tartışmam lazım' diye. Bakın bence burada kalın, oylamada ret kullanın, o da olur, hepsi olur. Ama bakın, ben şeffaflıkla hepinizi çağırdım, konuyu anlatıyorum 'durum budur' diye” ifadelerini kullandı.

“Hukuki süreç başladı, sürecin siyasallaşmasını istemem”

Süreçle ilgili gerekli tüm adımların atıldığını belirten Ünlüce, “Savcılık, adli yargı, idari yargı, ne gerekiyorsa, ceza yargısı; bundan sonraki aşamada da inceleme raporlarına göre zaten süreci yürüteceğiz. Ama elbette ki burada kalıp kalmamak size kalmış bir şey, biz o konuda zorlayamayız. Ama bana kalırsa bütün tartışmaların yapılması gereken yer burası. Milletimiz bizi 'terk edelim, dinlemeyelim, şunu yapalım, bunu yapalım' diye seçmiyor. Bakın bir oyunuz var; bu ret de olabilir, kabul de. Reddedersiniz, 'Biz buna katılmıyoruz, bu yanlış' dersiniz; isteyen evet verir, isteyen hayır verir. Ama millet 'oyumuz evet olsun, hayır olsun, oyumuzu bizi burada vatandaşımızı temsil etmek için verdi'. Benim de arkadaşlar bu süreçte sizlerden tek beklentim, meclis üyelerimizden hangi partiden olursa olsun; bir hukuki süreç başladı, ben bu sürecin asla siyasileşmesini istemem. İnanırsınız ya da inanmazsınız, hukuki süreçte vicdanen veremeyeceğim de hiçbir hesap yok. Bunun da hesabını veririm ama yine de aksi bir şey oluşursa da sonuçları neyse katlanırım. Her şey kabul. Hukuk ne derse benim başımın üstünde yeri var, kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

T E R K

“Yargı ne karar verirse de başımın üstünde yeri var”

Yargı sürecine duyduğu güveni de dile getiren Ünlüce, erken hüküm verilmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Ünlüce, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Hiç kimse kendisini bakan yerine koyup, hakim yerine koyup, savcı yerine koyup kararı peşinden kesmesin. Ben şunu söylemek istiyorum: Bizler burada 46 kişi, 46 meclis üyesi ve belediye başkanlarımız bu şehirle derdi olan insanlarız. Biz bu şehre hizmet etmek istiyoruz. Gelmişiz, seçilmişiz; elbette bedeller ödüyoruz. Çok güzel, çok keyifli yanları da var görevimizin; çok keyif alarak yaptığımız, çok onur gurur duyarak yaptığımız şeyleri de var ama maalesef bunları da yaşıyoruz. Keşke yaşamasak, hangi belediye başkanı ister? Bir de sizlere şunu sormak isterim, yani bir hata varsa bile olağanüstü genel kurulla çözülebilecek bir şeyde, yani olabilecek bir şey mi bu dediğiniz? Niye ben 50 küsur yaşındayım, tertemiz bir kariyerim olmuş, niye bunu yapayım? Hiçbir şekilde sizleri de etki altında bırakmam, ben yargıya güveniyorum. Yargıda konu, diyorum ya; ben vicdanen rahatım ama buna rağmen yargı ne karar verirse de başımın üstünde yeri var. Sonuçlarına da ben katlanacağım, imzası kimde varsa o katlanacak zaten. Benim demek istediğim bir çelişki olduğunu, kafalarınızda soru işareti olduğunu, bununla ilgili birtakım iddialar size ulaştığını söylediğiniz için ben burada hesap vermek zorundayım genel kurula.”

Kaynak: Haber Merkezi