Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, partisinin TBMM'deki ilk araştırma önergesini gazeteciler ve basın özgürlüğü için verdi. Meclis'te ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin araştırılması, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmelerinin önündeki engellerin kaldırılması ve halkın haber alma hakkının korunması amacıyla araştırma komisyonu kurulmasını isteyen önerge, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Önergenin reddedilmesinin ardından konuşan Çakırözer, "Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız" dedi.
"Gazeteciler 350 Kez Hakim Karşısına Çıktı"
Meclis Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Türkiye'de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallere ilişkin verileri paylaşan Çakırözer, Türkiye'nin 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sırada bulunduğunu söyledi. Çakırözer, "AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Temmuz ayının üçte biri adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı! 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hakim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay tweet attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar." ifadelerini kullandı.
"Gazeteciler Zindandayken Tarihi Süreci Kim Yazacak?"
Gazetecilerin görevlerini yapmalarının önündeki engellere de değinen Çakırözer, Meclis'in tarihi günlere tanıklık ettiğini belirterek bu sürecin kamuoyuna aktarılmasının önemine dikkat çekti. Çakırözer, "Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteler, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor." dedi.
"1,5 Milyon Web Sitesi ve Alan Adı Erişime Engelli"
Konuşmasında internet siteleri ve sosyal medya platformlarına getirilen erişim engellerine de değinen Çakırözer, "Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda" ifadelerini kullandı.
"Bugünün Tarihini Yazacak Arşivler Yok Ediliyor"
Erişim engellerinin toplumsal hafızaya zarar verdiğini savunan Çakırözer, sosyal medya platformlarında uygulanan bant daraltmalarına da tepki gösterdi.
Çakırözer, "Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu. Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine 'millî güvenlik' ve 'kamu düzeni' kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor, hepsine anında karartma, anında sansür. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir" dedi.
Komisyon Kurulması Çağrısı
Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması amacıyla Meclis'te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, önergesinin gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
Biz bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın. Bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız.





