Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği açıklamada kamu varlıklarının özelleştirilmesi ve son üç yıldaki döviz, akaryakıt ve asgari ücret artışlarına da dikkat çekerek mevcut ekonomi politikalarını eleştirdi.
“Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar peşkeş çekiliyor”
Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin, otoyol ve köprülerle ilgili bir haberin ardından açıklama yaptığını hatırlatan Demir, son kararnameyle 13 otoyol, 2 köprü ve bazı kamu varlıklarının özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi. Demir, “Yaklaşık 6 ay önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bir haberle ilgili müdahalesi olmuştu. O dönemde yurt dışı menşeli bir firmaya otoyollar, köprüler ve benzeri kamu varlıklarıyla ilgili bir fizibilite çalışması yaptırılmış ve bu çalışma siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna yansımıştı. Ancak ilgili birim, çalışmanın kamuoyuna yansıtıldığı şekilde olmadığını belirterek söz konusu haberlerin önüne geçmeye çalışmıştı. Cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ise gördük ki maalesef bu çalışmalar, karşımıza ciddi sıkıntılar çıkaracak şekilde somutlaşmaya başlamış durumda. Son kararnameyle özelleştirme kapsamına alınan 13 otoyol, 2 köprü ve diğer kamu varlıklarımızın, Türk milletinin elinden 30 yıllığına alınmasının önü açılıyor. Bu varlıkların 30 yıl boyunca kamu hizmeti vermesi halinde sağlayacağı gelirin çok daha altında rakamlarla devredileceğini düşünüyoruz. Toplumun dişiyle tırnağıyla meydana getirdiği varlıklar maalesef tek tek pazarlanıyor, peşkeş çekiliyor” dedi.
“Kamu kuruluşları yalnızca kâr amacı taşımaz”
Türkiye'de kamu iktisadi teşekküllerinin 2007 yılından itibaren peyderpey özelleştirildiğini belirten Demir, bu kuruluşların yalnızca kâr amacıyla faaliyet göstermediğini söyledi. Demir, “Biz bu tabloyu 2007'den bu yana Türk milleti olarak yaşıyoruz. Hatırlarsınız, kamu iktisadi teşekküllerinin peyderpey özelleştirilmeye başlandığı dönemde de itirazlarımızı toplumla paylaşmıştık. O zaman da şunu söylemiştik: Kamu iktisadi teşekkülleri, bu ülkenin kuruluşundan itibaren atalarımızın büyük fedakarlıklarla meydana getirdiği kuruluşlardır. Bunlar yalnızca kâr amacı taşıyan işletmeler değildir. Aynı zamanda piyasayı düzenleyen, piyasada ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı denge sağlayabilecek fabrikalar ve üretim tesisleridir. Maalesef bunları çok düşük rakamlarla elden çıkardık. Bugün bunun sonuçlarını enflasyon verileriyle açık bir şekilde yaşadığımızı düşünüyoruz. Bugün Elde avuçta ne kaldı? diye baktığımızda birkaç kuruluşumuz, topraklarımız, kamuya ait arsalarımız, arazilerimiz, otoyollarımız ve köprülerimiz kaldığını görüyoruz. Şimdi bunların da aynı tablo içerisinde karşımıza çıktığını görüyoruz” diye konuştu.
Döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışa dikkat çekti
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek dönemindeki ekonomik göstergelere de değinen Demir, Şimşek'in 2023 yılında göreve gelmesinden bu yana döviz kuru, akaryakıt fiyatları ve asgari ücrette yaşanan değişimleri değerlendirdi. Demir, “Mehmet Şimşek'in 2023 yılında yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine gelmesinden bugüne kadar yaşanan bazı ekonomik gelişmeler gösteriliyor. Döviz kurlarının, akaryakıt fiyatlarının ve asgari ücretin yaklaşık üç yıllık süreçte geldiği nokta bu tabloda yer alıyor. Mehmet Şimşek göreve geldiğinde dolar 20 lira 96 kuruş seviyesindeymiş. Şu anda 48 lira 49 kuruş. Yani üç yıl içerisinde döviz kurunda yüzde 131'lik bir artışla karşı karşıyayız. Akaryakıt fiyatlarına baktığımızda motorinde yüzde 358, benzinde ise yüzde 262'lik bir artış oldu. Aynı dönemde asgari ücretteki artış ise yüzde 230 seviyesinde” ifadelerini kullandı.





