Avcı, 1 Mayıs’ın dünya emekçilerinin insanca yaşam, adil ücret ve güvenli çalışma koşulları talebiyle verdikleri mücadelenin simgesi olduğunu belirterek, bu günün 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde başlayan işçi direnişine dayandığını ifade etti. Avcı, “1 Mayıs, dünya emekçilerinin insanca yaşam, adil ücret ve güvenli çalışma koşulları için verdikleri mücadelenin simgesidir. Kökeni 1886 yılında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi talebiyle başlattıkları direnişe dayanan bu anlamlı gün, zamanla uluslararası bir dayanışma ve hak arama günü haline gelmiştir” diye konuştu.

“Emek mücadelesi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle doğrudan ilişkilidir”

Avcı, Türkiye’de emek mücadelesinin Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyet’in yalnızca siyasal bağımsızlığı değil, ekonomik bağımsızlığı ve emekçinin onurlu yaşam hakkını da esas aldığını vurguladı. Avcı, “Ülkemizde de emek mücadelesi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle doğrudan ilişkilidir. Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle yalnızca siyasal bağımsızlığı değil, ekonomik bağımsızlığı ve emekçinin onurlu yaşam hakkını da esas almıştır” dedi.

“Emek en yüce değerdir”

Atatürkçü düşünce sisteminin üretimi, emeği ve alın terini yücelten bir anlayışı temsil ettiğini vurgulayan Avcı, devletin görevi çalışanların haklarını korumak ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri gidermek olduğunu belirtti. Avcı, “Atatürkçü düşünce sistemi; üretimi, emeği ve alın terini yücelten, halkçılığı temel alan bir anlayışı temsil eder. Bu anlayışta emek en yüce değerdir. Devletin görevi, çalışanların haklarını korumak, sosyal adaleti sağlamak ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri gidermektir” ifadelerini kullandı.

“Emekçinin hakkını savunmayı sorumluluk olarak görmekteyiz”

Günümüzde emekçilerin güvencesiz çalışma, düşük ücretler ve sendikal hakların zayıflaması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Avcı, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil aynı zamanda hak arama ve dayanışmayı büyütme günü olduğunu vurguladı. Avcı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün, emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar; güvencesiz çalışma, düşük ücretler, sendikal hakların zayıflatılması ve sosyal adaletin aşınması gibi başlıklar altında derinleşmektedir. Bu nedenle 1 Mayıs yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda hak arama ve dayanışmayı büyütme günüdür. Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bireyler olarak; Emekçinin hakkını savunmayı, üretimi ve alın terini yüceltmeyi, sosyal adaletin tesis edilmesi için mücadele etmeyi, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti anlayışını korumayı tarihsel bir sorumluluk olarak görmekteyiz.”

“Yaşasın emek, dayanışma ve Cumhuriyet”

Avcı, açıklamasının sonunda tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, “Emeğin sömürülmediği, adaletin egemen olduğu bir gelecek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın emek, dayanışma ve Cumhuriyet” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi