EMO Şube Başkanı Ahmet Şakar, elektrik faturalarındaki devlet desteği uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Faturaların büyük bölümünü dağıtım bedelinin oluşturduğunu belirten Şakar, olası tarife değişikliğinden abonelerin yüzde 40 ila 60’ının etkilenebileceğini öne sürdü. Özellikle kış aylarında artan tüketimin vatandaşları daha yüksek faturalarla karşı karşıya bırakabileceğini ifade eden Şakar, dört kişilik bir ailenin aylık 240 kilovatsaate kadar olan elektrik tüketiminde devlet desteğinin kaldırılmaması gerektiğini söyledi.
“Çok Daha Fazla Haneyi İlgilendiriyor”
Önümüzdeki dönemde elektrik tarifelerinde devlet desteğinden yararlanma sınırının yıllık 3 bin kilovatsaate düşürülmesine yönelik çalışmalar yapıldığı iddialarına değinen Şakar, “Böyle bir durumda faturalardaki artıştan çok daha fazla abone etkilenecektir. Türkiye genelinde yıllık tüketim sınırı 4 bin kilovatsaate düşürüldüğünde abonelerin yüzde 10 ila 12’si bu tarife değişikliğinden etkilendi. Yıllık 4 bin kilovatsaatlik tüketim, aylık ortalama 333 kilovatsaate karşılık geliyor. Bu sınırın üzerinde elektrik tüketen abonelerin faturalarından devlet desteği kalkıyor. Dolayısıyla faturaları yaklaşık iki katına çıkıyor. Örneğin, aylık 340 kilovatsaat elektrik tüketen bir abonenin normal tarifede yaklaşık bin 200 TL fatura ödemesi gerekirken, serbest piyasa fiyatlandırmasıyla 2 bin TL’nin üzerinde bir faturayla karşı karşıya kalması söz konusu” diye konuştu.
“Büyük Bölümünü Dağıtım Bedeli Oluşturuyor”
Yıllık elektrik tüketim sınırının 3 bin kilovatsaate düşürülmesi halinde düzenlemeden etkilenecek abone oranının yüzde 40 ila yüzde 60’a kadar çıkabileceğine işaret eden Şakar, “Bu durum, aylık elektrik tüketiminin ortalama 250 kilovatsaati aşması halinde devlet desteğinin kalkması anlamına geliyor. Biraz önce verdiğim fatura örneğinden hareket edecek olursak, 250 kilovatsaatlik tüketime karşılık gelen yaklaşık 820 TL’lik fatura, serbest piyasa koşullarında bin 500 TL civarına çıkacaktır. Ülke standartlarına göre dört kişilik bir ailenin günlük elektrik tüketimi 8 kilovatsaattir. Bu da aylık 240 kilovatsaate karşılık geliyor. Bunun şu anki tarifedeki karşılığı, düşük tüketim kademesinde olduğu için yaklaşık 770 TL’dir. Aylık 240 kilovatsaati aşan tüketim miktarı için ise birim fiyat yüzde 50 daha yüksek hesaplanıyor. Bu, devlet desteğinin devam ettiği mevcut tarifede uygulanan fiyatlandırmadır. Şu anda düşük tüketim kademesinde, yani aylık 240 kilovatsaate kadar olan tüketimde toplam fatura bedeli kilovatsaat başına 3,24 TL’dir. Bu tutarın 0,49 TL’si enerji bedeli, 2,42 TL’si ise dağıtım bedeli olarak hesaplanıyor. Yani elektrik faturalarının büyük bir bölümünü dağıtım bedeli oluşturuyor” dedi.
“Aboneleri Cezalandırmayın”
Kış aylarında elektrik tüketiminin artabileceği konusunda vatandaşları uyaran Şakar, “Doğal olarak kış aylarında birçok ilimizde ısınma amacıyla kullanılan kombi sistemleri ve bunlara ek olarak kullanılan elektrikli ısıtıcılar enerji tüketimini artıracaktır. Bu durumda yıllık tüketim sınırı 3 bin kilovatsaate düşürülürse vatandaşlarımızın neredeyse tamamı ulusal tarife kapsamı dışına çıkma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Böylece elektrik aboneleri serbest piyasa koşullarındaki fiyatlarla karşılaşacaktır. Eğer bu düzenlemeyle amaçlanan vatandaşlarımızı tasarrufa yönlendirmekse tarife ve devlet desteği sınırının farklı şekilde belirlenmesi gerekiyor. Dört kişilik çekirdek bir ailenin aylık elektrik tüketimi olan 240 kilovatsaate kadar devlet desteği hiçbir zaman kaldırılmamalıdır. Yalnızca 240 kilovatsaati aşan tüketim miktarı için devlet desteği kaldırılabilir. Böylece faturanın tamamının fiyat artışından etkilenmesinin önüne geçilmiş olur. Bu şekilde daha hakkaniyetli bir uygulama hayata geçirilmiş olur. Aksi takdirde bu düzenleme, abonelerin bir nevi cezalandırılması anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.





