İddiaya göre olay, cezaevinden çıkan H.H.O’nun, cezaevinde bulunduğu sırada nişanlısı Sılanur K. ile görüştüğünü öne sürdüğü akrabası Selim G.’nin evine gitmesiyle meydana geldi.
S.G’yi telefonla arayarak sokağa çağıran sanığın, yanında bulunan tüfekle akrabasını aracına bindirmeye çalıştığı iddia edildi. Se. G.’nin kardeşleri Sa. G. ve Sem. G.’nin müdahalesi üzerine taraflar arasında arbede yaşandığı öne sürüldü.
Sanığın, kendisini engellemeye çalışan aileye tehditler savurduğu ve aracıyla uzaklaştıktan sonra belirli aralıklarla geri gelerek ikamete ve otomobile ateş açtığı iddia edildi.
Müştekiler tehdit edildiklerini ve ateş açıldığını söyledi
Davanın karar duruşmasında müşteki olarak dinlenen Sa.G., sanığın abisini zorla araca bindirmeye çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Abimi arabaya bindirmeye çalıştı, ben engel oldum. Bana 'Annenin önünde öldürürüm sizi' dedi. 5-10 dakika ara ile evimizin önüne gelip evimize, arabamıza ateş etti. Arabanın içerisinden ateş etti, abim arabaya binmek istemeyince ona araç içinden silah doğrulttu. Bana 'Kendini öldürtme' şeklinde sözler söyledi, sonrasında aracıyla uzaklaştı”
Müşteki Se. G. de sanığın kendisini tüfek göstererek araca bindirmeye zorladığını öne sürdü. Se. G., nişanlı S. K. ile arasında ilişki olduğu iddiasını reddederek, sanığın akrabası olduğunu ve cezaevinde kendisini ziyarete gittiğini söyledi.
Se. G., aracın tabanında delik bulunduğunu ve sanığın yanlışlıkla kendi aracına ateş ettiğini sonradan öğrendiğini belirterek incelenmesini talep etti. Diğer müşteki Sem. G. de abisinin anlattıklarının doğru olduğunu beyan etti.
Sanık suçlamaları reddetti
Sanık H.H.O ise savunmasında, cezaevindeyken nişanlısı tarafından aldatıldığını düşündüğü için Selim G. ile konuşmaya gittiğini söyledi.
Olay yerinde silah veya tüfek taşımadığını öne süren sanık, “Ateş edecek olsam yaralanırlardı, beraatimi talep ediyorum” diyerek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Sanık, olay yerinde bulunan av tüfeği ve plastik tapaların kendisine ait olmadığını savunurken, aracının tabanında delik olup olmadığını bilmediğini ifade etti. Sanık avukatı da müvekkilinin suçu işlediğine dair somut kanıt bulunmadığını ileri sürerek beraat talebinde bulundu.
Mahkemeden 5 yıl hapis cezası
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın Se.G’ye yönelik eyleminden dolayı “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, diğer müştekilere yönelik eylemlerinden dolayı ise “tehdit” suçundan cezalandırılmasını istedi.
Mahkeme heyeti, yargılama sonucunda Hasan Hüseyin O.’yu 5 yıl hapis cezasına çarptırdı.





