Akar, geçtiğimiz günlerde bir öğrenci velisinin, çocuklar arasında yaşanan bir tartışmayı gerekçe göstererek elinde sopayla okula girdiğini, öğrenci ve öğretmenlere yönelik tehditlerde bulunduğu ifade etti. Akar, “Kozkayı İlkokulu’nda görev yapan iki kadın öğretmenimize yönelik yaşanan saldırı ve tehdit olayları bizleri derinden endişelendirmiştir. Geçtiğimiz günlerde bir öğrenci velisinin, çocuklar arasında yaşanan bir tartışmayı gerekçe göstererek okula elinde sopayla girdiği, öğrencilere ve öğretmenlere yönelik tehditlerde bulunduğu tarafımıza iletilmiştir” dedi.

Tehdit içerikli yazılı bir not okul kapısına bırakıldı

Yaşanan olayın ardından bugün de öğretmenleri hedef alan tehdit içerikli yazılı bir notun okul kapısına bırakıldığı aktaran Akar, notu bırakan kişinin ise henüz tespit edilemediği bildirildi. Akar, “Bu vahim olayın ardından bugün de öğretmenlerimizi hedef alan, tehdit içerikli yazılı bir not okul kapısına bırakılmıştır. Notu bırakan kişi henüz tespit edilememiştir” ifadelerini kullandı.

Tehdidi hafife almak telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilmektedir

Akar, eğitim kurumlarının şiddetin ve korkunun değil güvenin ve huzurun mekânı olması gerektiğini vurguladı. Akar, İstanbul’da öğrencisi tarafından hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’i hatırlatarak, eğitim camiasının yeni acılar yaşamak istemediğini belirtti. Akar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Eğitim kurumları; şiddetin, tehdidin ve korkunun değil, güvenin, huzurun ve eğitimin mekânıdır. Öğretmenlerimiz, devletimizin kendilerine tevdi ettiği kutsal görevi yerine getirirken can güvenliği endişesi taşımamalıdır. Hiçbir öğretmenimiz tehdit altında görev yapmak zorunda değildir ve olamaz. İstanbul’da öğrencisi tarafından katledilen Fatma Nur Çelik öğretmenimizin yüreğimizdeki acısı daha dinmemişken, eğitim camiası olarak yeni üzüntüler, yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Bir öğretmenimizin daha adının bir şiddet vakasıyla anılmasına tahammülümüz yoktur. Bu acı tecrübeler bizlere göstermiştir ki, tehdidi hafife almak; telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilmektedir.”

Öğretmene yönelen her tehdit toplumun geleceğine yönelmiş bir tehdittir

Yaşananların yalnızca ilgili öğretmenleri değil, tüm eğitim camiasını ve velileri tedirgin ettiğini ifade eden Akar, öğretmene yönelen her tehdidin eğitime ve toplumun geleceğine yöneldiğini vurguladı. Akar, “Yaşanan bu olaylar sadece ilgili öğretmenlerimizi değil, tüm eğitim camiamızı ve velilerimizi tedirgin etmektedir. Öğretmene yönelen her tehdit, doğrudan doğruya eğitime ve toplumun geleceğine yönelmiş bir tehdittir. Konuya ilişkin gerekli idari ve adli başvurular yapılmış olup sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Ancak burada en temel beklentimiz; öğretmenlerimizin güvenli bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin okullarda ivedilikle alınmasıdır” söyledi.

Okulun güvenliği artırılmalı

Konuya ilişkin idari ve adli başvuruların yapıldığını belirten Akar, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı. Yetkililere çağrıda bulunan Akar; olayın faillerinin bir an önce tespit edilmesini, okul güvenliğinin artırılmasını ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için kalıcı ve caydırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesini istedi.

Son olarak bırakılan tehdit notu hem beni hem de iki arkadaşımı çok korkuttu

Yaşanan olayların ardından konuşan mağdur öğretmenlerden Burcu Gür, köy okulunda daha önce de küçük sorunlar yaşadıklarını ancak bunları büyütmeden çözmeye çalıştıklarını belirtti. Gür, “Bazı ufak tefek olaylar yaşıyorduk köyde fakat çocukların eğitim öğretimi aksamasın, geri kalmasınlar diye muhtarımızla ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüyle sorunları çözmeye çalışıyorduk. Ancak okul bahçesine bize karşı hakaretler edilmesi, sopayla girilmesi ve son olarak bırakılan tehdit notu hem beni hem de iki arkadaşımı çok korkuttu. Okula gitmek istemiyoruz gerçekten, çok üzgünüz. İnşallah hiçbir öğretmen arkadaşımız böyle bir şey yaşamaz” dedi.

Bugün yeniden bir tehditle karşı karşıya kaldık

Mağdur öğretmenlerden Şeyma Çoban; daha önce okul bahçesine ve çocuklara yönelik bir saldırı gerçekleştiğini, bugün ise doğrudan kendilerini hedef alan bir tehdit notu aldıklarını belirtti. Çoban, “Çocukların eğitimi aksamasın diye idare edelim, konuşarak hallederiz diye düşündük. Ancak maalesef hiçbir şey çözülmemiş. Bugün yeniden bir tehditle karşı karşıya kaldık. Çok endişeliyiz, korkuyoruz. Jandarmanın bilgisi vardı ancak bugün resmi olarak suç duyurusunda bulunduk” diye konuştu.

Kaynak: Alperen Ata