Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım, gazetecilerin her geçen gün daha da yoksullaştığını belirterek, meslektaşlarının artık asgari ücret seviyesinde değil, insanca yaşayabilecekleri maaşlarla çalışmak istediğini söyledi. Yıldırım, “Her geçen gün giderek yoksullaştığımız son zamanlarda, gazeteciler artık asgari ücret sınırında değil, insanca yaşabilecekleri maaşlarla yaşamını sürdürmek istiyor. Her gün birçok meslek kolundan sendikanın, işçilerin, memurların sorunlarını takip edip, haber yaparak onların hakları için alanlarda olan bizler; söz konusu kendimiz olduğunda sağır ve dilsiz oluyoruz. Her gün beraber haber için koşturduğumuz, ter döktüğümüz basın emekçisi arkadaşlarımın geçinemediğini, en temel ihtiyaçlarını karşılamak için bile kredi çekmek zorunda kaldığını biliyorum” dedi.

“Kimseden para dilenmiyor hakkımız olan ücretleri istiyoruz”

Yıldırım, birçok basın emekçisinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kredi çekmek zorunda kaldığını belirterek, gazetecilerin çoğu zaman zorlu çalışma koşullarında görev yaptığını söyledi. Yıldırım, “Borcu borçla, çekilen kredilerle kapamaya çalışan gazeteciler için artık bıçak kemiğe dayandı. Bizlerin artık dayanacak gücü kalmadı. Bizler sessiz kaldıkça, kendi haklarımız için sesimizi yükseltmedikçe işverenler omuzlarımıza daha fazla yük bindiriyor, biz talep etmedikçe maaşlarımız asgari ücretin de altına indirilmeye çalışılıyor. Bizler sıradan bir mesleğin mensupları değiliz, biz halkın haber alma hakkını sağlayan, kamuoyunu bilgilendiren ve gelişmelerden halkın haberdar olmasını sağlayan basın emekçileriyiz. Önemli bir iş yapıyoruz ve her birimizin emeği çok kıymetli. Biz bu sorumluluğumuzun bilincinde olarak, çoğu zaman yakıcı güneşin altında, saatler süren yürüyüşlerde ezilme tehlikeleri atlatarark, yaptığımız haberler yüzünden tehditlere maruz kalarak, yalnızca ekonomik değil, pek çok koldan farklı baskılara karşı direnerek, bu onurlu mesleği alnımızın akıyla yerine getiriyoruz. Biz emeğimizin karşılığını istiyoruz, kimseden para dilenmiyor hakkımız olan ücretleri istiyoruz” diye konuştu.

"Dayanışmayı büyüttüğümüz sürece, hiçbir güç bizi yıkamaz”

Yıldırım, kameramanlardan editörlere, muhabirlerden tasarımcılara kadar tüm basın çalışanlarının insanca yaşayabilecekleri ücretleri ve sendikalı, örgütlü çalışma hakkını hak ettiğini vurguladı. Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Kameramanların, editörlerin, muhabirlerin, tasarımcıların, bu işi sahada ya da ofiste yapan tüm basın emekçilerinin hakkını aramak için buradayız. İşverenin insafına bırakılmış, elden verilen ek ücretleri değil, insanca yaşayabileceğimiz maaşları hak ediyoruz. İşverenin iki dudağı arasında olan iş güvencesini değil, sendikalı örgütlü çalışmayı hak ediyoruz. Bugün patronların işten atmayla tehdit ederek, bizim birlikte hareket etmemizi önlemek için her türlü baskıyı yaptığını biliyorum, ama biz birbirimize destek olduğumuz ve her birimiz bir diğer meslektaşının hakkını korumak için elinden geleni yaptığı sürece, dayanışmayı büyüttüğümüz sürece, hiçbir güç bizi yıkamaz. Artık yeter demenin, 'sıra bizde' demenin zamanı geldi. Bundan sonra sessiz kalmayacağız, her alanda ve her platformda sesimizi daha fazla duyuracağız.”

"Türkiye'de işsiz gazeteci sayısı çalışanlardan fazla"

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, Türkiye'de asgari ücret düzeyinde çalışan gazetecilerin oranının yüksek olduğunu, bunun yanında çok sayıda işsiz gazetecinin bulunduğunu belirtti. Karaca, " Türkiye'de asgari ücret alan gazeteci sayısı yüzde 50'nin altında. Yani düşünün Türkiye'de şu anda çalışandan çok çalışamayan işsiz gazeteci arkadaşlarımız var ve Türkiye'de Basın İlan Kurumu'nun baskısı sonucu, örneğin Türkiye'nin en büyük illerinden Mersin'de 8 gazeteden tek gazeteye indirilerek 7 gazetenin çalışanlarının hepsi işsiz kalmıştır. Bunun örnekleri çok var. Bütün Türkiye'de ulaşamadıkları birkaç illerden biri de Eskişehir. Eskişehir hiç olmazsa gerçekten çalışan arkadaşlarımız var. Diğer illere oran olarak daha yüksek. Ama kadrolara bakıyorsunuz, kadroların yarısı gazeteci olmayan insanlarla veya işi bırakmış, emekli olmuş, onun Sarı Basın Kartı'ndan yararlanarak kadrolar dolduruluyor. Bu vesileyle de çalışan arkadaşlarımıza 20 bin liraya 'ister çalış ister çalışma' deniyor. Bu acı bir olay. Gerçekten acı bir olay. Ben Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü ile konuştum bu konuyla ilgili. Yani bu olayların mutlaka denetlenmeli ve çalışan insanların haklarının verilmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

Karaca, Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti olarak gazetecilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, cemiyet binasının daha aktif kullanılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi