2019 yılında üniversite eğitimi için Eskişehir’e gelen Gökçe Bayraktar, öğrencilik sürecinde yaşadığı barınma değişimini ve artan kira maliyetlerini anlattı. Üniversiteye ilk başladığında KYK yurdunda kaldığını belirten Bayraktar, bir yılın ardından pandemi nedeniyle eğitimine ara verdiğini, yüz yüze eğitime dönüşle birlikte ev kiraladığını söyledi.

“5 bin lirayla çok rahat bir ayımı geçirebiliyordum”

Bayraktar, 2021 yılında Şirintepe’de fakültesine yakın bir ev kiraladığını belirterek, o dönemde kirasının 500-550 lira civarında olduğunu ifade etti. Ev sahibinin iyi yaklaşımı sayesinde emlakçı komisyonu da ödemediğini aktaran Bayraktar, o dönemde 5 bin lirayla kira, fatura ve diğer temel giderlerini karşılayabildiğini söyledi. Bayraktar, “5 bin lirayla çok rahat bir ayımı geçirebiliyordum. Kiramı ödüyordum, faturalarımı ödüyordum, çok zorluk yaşamıyordum. O sıralar çalışmıyordum da. Çalışmak zorunda hissetmiyordum. Sadece okul ve ailemden sağladığım yardımla geçiniyordum. Üzerine bir de KYK bursu alıyordum” dedi.

“Kira ödeyemediğim için bir arkadaşımın yanında kalmaya başladım”

Yaklaşık bir yıl önce kira giderlerini karşılamakta zorlandığı için arkadaşının yanına taşındığını belirten Bayraktar, şu anda Adalar bölgesinde yaşadığını söyledi. Evde toplam kiranın yaklaşık 25 bin lira olduğunu, kendisinin ise aylık 10-12 bin lira katkıda bulunduğunu ifade eden Bayraktar, artan yaşam maliyetleri nedeniyle çalışmadan geçinmenin mümkün olmadığını ifade etti. Bayraktar, “Şu an çalışmadan yapamam. Herhangi bir kirayı karşılayamam çalışmadan ya da faturalarımı çıkartamam, market alışverişimi yetiremem. Bir noktada çalışmak zorunda kalıyorsunuz” diye konuştu.

“Daha ferah evlerin kiraları 60 bin liraya kadar çıkıyordu”

Tek başına yeniden ev kiralamak için arayışa girdiğini ancak kira, depozito ve emlakçı komisyonunun oluşturduğu maliyet nedeniyle bundan vazgeçtiğini anlatan Bayraktar, özellikle mezuniyet aşamasındaki öğrencilerin Eskişehir’de ne kadar süre daha kalacağının belirsiz olmasının da ev kiralama kararını etkilediğini söyledi. Bayraktar, “Evi boşalttıktan sonra yeniden 1+1 ev bakmaya başladım ancak daha ferah ve yaşanabilir evlerin kiraları 60 bin liraya kadar çıkıyordu. Öğrenci için kira, depozito ve emlakçı komisyonunu aynı anda karşılamak çok zor. Üstelik son sınıfa yaklaştığınızda Eskişehir’de ne kadar daha kalacağınızı da bilmiyorsunuz. Benim de tek başıma ev tutacak maddi durumum yoktu. Bu nedenle bir süre ev aradıktan sonra, maddi açıdan zorlanan arkadaşımla birlikte yaşamaya karar verdik. Onun eşyaları olduğu için depozito ve emlakçı komisyonu ödemedim. Bu şekilde masraflarımı büyük ölçüde azaltmış oldum” dedi.

“Kiralar öğrenciler için çok pahalı”

Öğrencilerin tercih ettiği bazı bölgelerdeki evlerin fiziki koşullarının da kira maliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, bazı evlerin küçük ve yalıtım açısından yetersiz olduğunu söyledi. Bayraktar, “Kaldığınız evler ev gibi değil açıkçası. Yalıtımı çok kötü ya da bütün evler balkonsuz, koridorlara sıkıştırılmış mutfaklarınız var. Mutfağa girip yemek yapmak istemiyorsunuz, dışarıdan söylemek zorunda kalıyorsunuz. Çok dar bir hayatın içinde kalıyorsunuz” diye konuştu.

“Ev sahibi için çok açık bir şey bırakıyor”

Öğrencilerden kira sözleşmesinin yanı sıra senet veya tahliye taahhütnamesi istendiğine yönelik iddialara ilişkin de konuşan Bayraktar, kendi ev sahibinin böyle bir talepte bulunmadığını ancak tanıdığı bir kişinin benzer bir durumla karşılaştığını söyledi. Bayraktar, “Ben 2019'da eve çıktım. Kendi ev sahibim çok iyi olduğu için böyle bir sorun yaşamadım ve bana herhangi bir tahliye taahhütnamesi ya da senet imzalatmadı. Ancak tanıdığım birinin başına geldi. Tarih kısmı boş bırakılarak tahliye taahhütnamesi imzalatılmaya çalışılmış. Bu durum ev sahibine kiracıyı istediği zaman çıkarma konusunda açık bir alan bırakıyor. Bunun da kiracı açısından zor ve etik olmayan bir durum olduğunu düşünüyorum” dedi.
Eskişehir’de üniversite öğrencilerinin barınma maliyetleri, öğrencilerin yaşadığı deneyimlerle gündeme gelmeye devam ediyor. Anadolu Üniversitesi’nde son sınıfta öğrenim gören Reyna Kurtulan, Eskişehir’e geldiği ilk yıllarda apartta kaldığını, daha sonra yüksek maliyet nedeniyle eve çıktığını anlattı.

“Geldiğim ilk yıl apartta kalıyordum”

Eskişehir’e 2021 yılının sonlarında geldiğini belirten Reyna Kurtulan, üniversitedeki ilk yılında apartta kaldığını belirterek, KYK yurtlarına başvuru konusunda geç kaldığını ve yurt şartlarını tercih etmediğini ifade etti. Kurtulan, “Geldiğim ilk yıl apartta kalıyordum. Çünkü KYK yurtları için biraz geç kalmıştım ve açıkçası KYK'da kalmak istemiyordum. Şartlarını şahsen pek beğenmiyorum. Apartta iki kişilik bir odada, bir oda arkadaşımla birlikte kalıyordum. Sonrasında, bir sonraki yıl tek kişilik bir odaya geçtim. Daha sonra yine apartta devam etmeyi düşündüm ancak oda çok küçüktü” diye konuştu.

“Şuan ki kiram 17 bin lira”

Tek kişilik odanın küçük olmasına rağmen kendisinden 18 bin lira talep edildiğini aktaran Kurtulan, bu nedenle eve çıkmaya karar verdiğini ifade etti. Kurtulan, “Çıktığım ev zaten Anadolu Üniversitesi’ne çok yakın. Ona baktım. Arkadaşlarımın hepsi de neredeyse aynı sokakta yaşıyor. Ben de onlarla aynı yerde yaşamaya özen gösterdim. Fiyat aralığı ve evin temizliği de birazcık önemliydi. Evim 1+1 ve 60 metrekare. Klasik bir öğrenci evi yani. Mutfak, kapıdan girince direkt mutfağa açılıyor. 13 bin liraydı kira. Hem depozitoyu hem emlakçıya da 13 bin lira verdim. birinci yılımı doldurdum haziran ayında, kiram 17 bine çıktı. Şu anda 17 bin ödüyorum” ifadelerini kullandı.

“Eve çıkarken kendisinden boş senet veya tahliye taahhütnamesi istenmedi”

Yaşadığı evden tam anlamıyla memnun olmadığını dile getiren Kurtulan, apartmandaki ses yalıtımı sorununa dikkat çekti. Kurtulan, eve çıkarken kendisinden boş senet veya tahliye taahhütnamesi istenmediğini ifade etti. Emlakçının da kiralama sürecinde aktif rol oynadığını belirten Kurtulan, evde yaşadığı sorunlarda emlakçıyla iletişime geçerek problemlerinin çözülmesine yardımcı olduğunu söyledi.

“Öğrencilerin tuttukları evler genelde 12 bin lirayla 20 bin lira arasında”

Eskişehir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Gazi Çelik ise öğrencilerin kiralık konut talebinde şu an için ciddi bir sıkıntı yaşanmadığını söyledi. Çelik, kentte öğrencilerin bütçelerine uygun kiralık evlerin bulunduğunu belirtti. Çelik, “Öğrencilerin tuttukları evler genelde 12 bin lirayla 20 bin lira arasında. 25 bin liraya kadar lüks, rezidans isteyen öğrenci de var. Normalde ‘1+1’de 3 kişi kalacağız’ diyen öğrenci arkadaşlarımız da oluyor. Örnek olarak ortalama 17-18 bin liraysa bir evde iki arkadaş da kalabiliyorlar. Bunlarda doğalgazı, elektrik ve suyu var. Birkaç arkadaş bunları bölüşebiliyorlar” dedi.

“Boş senet bizim meslektaşlarımız istemez”

Son dönemde öğrencilerden boş senet ve kefil talep edildiğine yönelik iddialara da değinen Çelik, sektörde bu yönde kendilerine ulaşan bir duyum olmadığını söyledi. Çelik, “Genelde boş senet hiçbir zaman bir ticaret şeyinde verilmez. Şahıs olarak boş senet bizim meslektaşlarımız istemez. Yani buna eminim. Ama dışarıdan birisidir, kendisini sektörden birisi olarak gösterip istemiş olabilir. Bu tip şeylerden haberimiz olursa biz müdahale ederiz” diye konuştu.

“Kesinlikle boş senet vermesinler”

Öğrenciler ve ailelerine de uyarıda bulunan Çelik, boş senet verilmemesi gerektiğini vurguladı. Çelik, kiralama sürecinde şartların ev sahibiyle önceden belirlenmesi gerektiğini belirterek, “Öğrenci arkadaşlarımıza ve ailelerine buradan bir kez daha sesleniyorum: Kesinlikle hiç kimseye boş senet vermesinler, böyle bir sistem hiçbir yerde yok. Bizim meslektaşlarımız hizmetlerini verir, öğrencilere evlerini gösterirler. Karşılıklı anlaşma sağlandığında mal sahibiyle şartlar belirlenir; bu talepler zaten önceden bildirilir. Genelde süreç şöyle işler: Bir aylık emlak komisyonu, bir aylık depozito ve bir aylık peşin kira alınır. Peşin verilen kira sayesinde öğrenci, çıkacağı ay kira ödemeden evden ayrılmış olur. Bunların dışında herhangi bir ek ücret talep edilmez” dedi.

“Hem kiracıyı hem mal sahibini düşünmek zorundayız”

Kefil talebinin bazı kiralamalarda söz konusu olabileceğini belirten Çelik, bunun ev sahibinin kendisini güvence altına alma amacı taşıdığını söyledi. Çelik, “Bazen kiralamalarda eve girip de kirayı ödemeyenler oluyor. Burada mal sahiplerini de tabii düşünmek lazım. Hem kiracıyı düşünüyoruz biz, hem mal sahibini düşünmek zorundayız. Kendine bir garanti alabilmek için evin badanasını, boyasını bozabiliyor bazı sorumsuz kiracı olabilir. Elektrik, su, doğalgaz bırakmış gidebilir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Alperen Ata