İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, yaptığı yazılı açıklamada, Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı’nın (ÜniAr) Eskişehir’i Türkiye’nin en öğrenci dostu üniversite şehri olarak açıklamasının kent adına önemli bir başarı olduğunu belirtti.
Yer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bağımsız araştırma platformu Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (ÜniAr), Türkiye’nin en öğrenci dostu üniversite şehri olarak Eskişehir’i açıklamış bulunmaktadır. Bu, şehrimiz açısından ayrıcalık sağlayacak ve övünülecek bir durumdur. Bu başarının sürdürülebilmesi için şehir dinamiklerinin ve tüm paydaşların üzerlerine düşen sorumluluklardan taviz vermemesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak bu tabloyla tezat oluşturan ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğine inandığımız bazı hususlar da bulunmaktadır.”
Mezuniyet törenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu
Haziran ayında düzenlenen mezuniyet törenlerine değinen Yer, üç üniversiteye ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:
“Haziran 2026 içerisinde şehrimizdeki üç üniversite farklı tarihlerde mezuniyet törenleri düzenledi. Osmangazi Üniversitesi, mezuniyet töreninin içeriği, tören alanının seçimi ve öğrenci yakınlarının alana ulaştırılması konusunda yaşanan sorunlarla eleştirildi. Törene katılanların uzun süre güneş altında bekletilmesi de kamuoyunda tepki topladı. Bu yansımaları basın ve sosyal medya üzerinden geniş şekilde takip ettik. Anadolu Üniversitesi ise mezuniyet töreninde yaşanan pankart müdahalesi nedeniyle ulusal basına yansıdı. Katılımdaki yoğunluğun kontrol edilememesi ve programın beklentileri karşılamaması nedeniyle sosyal medya platformlarında çok sayıda eleştiri ve sitem paylaşıldı. Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin mezuniyet törenine ilişkin ise kamuoyuna yansıyan olumsuz bir durum görmedik ya da duymadık. Aksine konserler ve çeşitli etkinliklerle renkli bir organizasyon gerçekleştirildiği ifade edildi. Mezuniyet organizasyonlarına ilişkin değerlendirmeyi, yaşanan olumsuzlukların gerekçeleri ve sonuçlarıyla birlikte kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.”
Kayırmacılık ve liyakat sorunu uzun zamandır konuşuluyor
Yer, açıklamasının devamında üniversitelerde kadro ve nakil süreçlerine ilişkin iddiaları gündeme getirerek şu ifadeleri kullandı:
“Değerli katılımcılar, üniversitelerden söz etmişken geçtiğimiz hafta dikkatimizi çeken başka bir gelişme daha yaşandı. Siyasi iktidarı destekleyen ve üniversitelerde faaliyet gösteren bir sendika, basına “Nakil kadroları hala oğluna, teyze kızına kullanılmasın” şeklinde bir açıklama yaptı. Eskişehir’deki üniversitelerde kayırmacılık ve liyakat sorununun uzun zamandır konuşulduğu bilinen bir gerçektir. Bu konuyu biz de defalarca gündeme getirdik. Paydaşlardan çok sayıda bildirim gelirken, nepotizm ve kronizm uygulamalarının yaygın olduğu yönündeki iddialar dile getirilmektedir. Böyle bir ortamda iktidara yakın bir sendikadan bu yönde bir açıklama gelmesi bize oldukça dikkat çekici geldi. Üç üniversitenin de bu konuda sicilinin tartışmalı olması nedeniyle açıklamanın hangi üniversiteyi işaret ettiği sorusunu sormak zorunda kaldık.”
Geçmiş örnekleri hatırlattı
Üniversitelerde geçmişte yaşandığını öne sürdüğü bazı uygulamalara da değinen Yer, açıklamasında şunları söyledi:
“Önceki örneklerde bizim de gündeme getirdiğimiz bir üniversitede, yandaş sendika başkanının ön kapıdan sendikacı olarak girip protokol kapısından daire başkanı olarak çıktığını gördük. Aynı sendikanın çok sayıda yöneticisinin de hak etmedikleri kadrolara rektörler tarafından atandığı iddiaları kamuoyuna yansıdı. Diğer üniversitede ise bu uygulamaların daha erken başladığı, yandaş sendikanın yönetim kadrolarının önemli görevlere getirildiği ve bunun sonucunda binlerce çalışanın mali kayıplar yaşadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Hatırlayın; Anadolu Üniversitesi çalışanlarının banka maaş promosyon ihalesini ve görevden alınan daire başkanını bir düşünün. Aynı üniversitede yakın dönemde bir yöneticinin kadrosunun keyfi şekilde düşürüldüğü, ardından gelen tepkiler üzerine eski görevine iade edildiği yönündeki iddialar da uzun süre konuşuldu. Genel İdare Kurulu Üyemiz Sayın Melih Aydın’ın Anadolu Üniversitesi ile ilgili yönelttiği sorulara bugüne kadar herhangi bir cevap verilmemiştir. Adeta yeni bir iletişim anlayışı oluşmuştur: “Yanlışın dile getirildiğinde, muhatap sen isen sessiz kal.” Muttalip tarafında bulunan üniversitemiz mezuniyet organizasyonunu sorunsuz şekilde gerçekleştirmiştir. Ancak idari yapıda üniversiteye ölçüsüz biçimde evlat ve yeğen yerleştirme yarışına girildiği yönündeki iddialar sıkça dile getirilmektedir. “Yanında hem sendika hem ticaret” şeklinde pek çok bilgi tarafımıza ulaştı. Ancak bizim anlayışımız belgeye ve somut bilgiye dayanır. Bu nedenle konuyu ayrıntılı şekilde incelemeye aldığımızı ifade etmek isteriz.”
Üniversite yönetimlerine soru yöneltti
Üniversite yönetimlerine çağrıda bulunan Gürol Yer, “Değerli katılımcılar, kamu kurumları halka hizmet etmek için vardır. Geldiğimiz noktada kamuya ait üniversitelerin, hak edenleri değil; yakınlarını, akrabalarını ve referanslı isimleri kadrolara yerleştirme yarışına girdiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Bu duruma artık kendilerine yakın yapıların bile tepki göstermeye başladığını görüyoruz. Başka şehirlerde yaşayan, Eskişehir’e dönmek ya da gelmek için haklı gerekçeleri bulunan bu şehrin ve bu milletin evlatları ise dilekçeleriyle kapı kapı dolaştırılmakta, oyalanmakta, umutlandırılmakta ve adeta kendileriyle alay edilmektedir. Buradan üç üniversitenin yönetimine soruyorum: Kurumlar arası geçişlerde, herhangi bir siyasi referansı veya üniversite yönetiminden akrabası olmadan, yalnızca liyakatiyle başvuran kaç kişiyi üniversitelerinize kabul ettiniz? Bu süreçlerde önceliğiniz kurumun ihtiyacı ve kişinin haklı mazereti mi, yoksa akrabalık ilişkileri ve üst düzey referanslar mı oldu? Bu sorulara şeffaf şekilde cevap verilmesini istiyoruz. Yuvarlak ve klişe açıklamalar kabul edilemez. Kimin kimi getirdiğini, idari ve akademik kadrolarda kimlerin hangi görevlere atandığını açıklamayı bize mi bırakacaksınız Sayın Hocalarımız? Tarafımız her zaman mağdurun, haksızlığa uğrayanın ve Eskişehir’in evlatlarının yanında olmuştur. Dün de böyleydi, bugün de böyledir” dedi.





