Eskişehir Odunpazarı Belediye Meclisi oturumunda AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez ile Başkan Kazım Kurt gündemi değerlendirdi. Mecliste Yeni Parti tartışmaları, CHP’nin deprem paraları, belediye çalışanlarının maaşları, esnafa verilen Ekim ayı süresi, 500 milyon lirayı bulan TOKİ altyapı yükü ve Eskişehirspor’un mali tablosu masaya yatırıldı.

Odunpazarı Belediyesi Meclisi 1. Birleşim 1. Oturumunda söz alan Odunpazarı AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Kepez, bir dizi eleştirilerde bulundu. Kepez, yeni kurulan partiyi ve meclis gruplarındaki değişimi değerlendirerek, “Tabii meclisimizde, Türkiye’de olduğu gibi bizim meclisimizde de bir grupsal anlamda bir değişiklik oldu. Yani ne kadar adı Yeni ise de ben çok yeni bir şey göremediğimizi söylemek istiyorum. Yeni Parti’nin kuruluş programına da baktık. Cumhuriyet Halk Partisi’nden çok farklı bir söylem geliştiremediklerini, basında da konuştuklarında yine çok farklı bir şeylerin olmadığını biz gördük. Vatandaşımız da görüyor ama biz bütün bunlara rağmen tabii ki siyasi arenada bir takım değişiklikler oluyor. Yeni kurulan partinin ülkemiz, demokrasi açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum. Yeni Parti’deki arkadaşlara da hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.

“Bu söylenenler hoş şeyler değil”

CHP’den ayrılan grubun Yeni Parti’yi kurma sürecindeki iddiaları gündeme taşıyan AK Parti Grup Başkanvekili Kepez, “Şimdi Yeni Parti diyorsunuz da Yeni Parti kurulurken biraz tabii sıkıntılı süreçlerden geçtiniz. Şu anda bile Cumhuriyet Halk Partisi’nde bulunan arkadaşların açıklamalarıyla yeni partideki arkadaşları birçok şeyle itham ettikleri, hatta davaların açıldığı, yeniden davaların açılmaya başlandığı... Eski Cumhuriyet Halk Partisi il, ilçe binalarının, tabirimi hoş görün, yağmalanır bir şekilde kırıldığı, döküldüğü, duvarlarının kirletildiği gibi görüntüler basına yansıdı. Bunları biz, üzülerek seyrettik. Madem ayrılık varsa tabii, bu sizinki biraz anlaşmalı boşanma gibi olmadı. Zorunlu ve kavgayla, gürültülü bir şekilde bir ayrılık oldu. Yine de daha iyi olur diye düşünüyoruz ama en son bildiğim kadarıyla üyelerle ilgili de Sayın Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla Cumhuriyet Halk Partisi dava açtı veya açacak diye biliyoruz. Çünkü üye sistemlerinin, Yeni Parti’ye götürüldüğü, üyelerin böyle aktarıldığı gibi bir takım ithamlar var. Bu söylenenler hoş şeyler değil” diye konuştu.

“Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyken deprem adına toplanan bu paralar ne yapıldı?”

Kepez, geçmişte CHP grubunun hükümete yönelttiği deprem sorularını hatırlatarak, CHP döneminde toplanan deprem yardımlarının akıbetinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Kepez, “Yeni gelen il başkanları, ilçe başkanları, daha önceki il başkanları ve ilçe başkanlarıyla ilgili de bir takım ithamlarda bulunuyorlar. Bunların bir açıklamasının yapılması lazım. Özellikle Eskişehir’de yeni seçilen, atanan ilçe, il başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı’nın, önceki il başkanı, şu andaki yeni parti il başkanıyla ilgili basında yapmış olduğu açıklamalar, gerçekten üzüntü verici. Yani bir dayanışma gecesinin yapıldığı, deprem için paraların toplandığı... Bakın bu mecliste Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, o zamanki grubu, meclis üyeleri ve grup başkanvekili tarafından defalarca bize sorular yöneltilmiştir, deprem paralarını ne yaptınız, ne yaptınız, ne yaptınız diye. Biz de her seferinde söylüyorduk; yaptık işte 500 bin tane konut yaptık, altyapı yaptık, park yaptık, bahçe yaptık vesaire diye. Şimdi biz de ister istemez kamuoyu soruyor: Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyken deprem adına toplanan bu paralar ne yapıldı? Bunu şu andaki Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanımız açıkladı ve bu açıklamalarına yeni partiye geçen, il başkanı tarafından çok çelişkili açıklamalar yapıldı. Kamuoyu bu konuda biraz bilgi kirliliğiyle karşılaşmış oldu. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı’yken söylediği açıklamalarla, yaptığı açıklamalarla yeni parti il başkanı iken yapmış olduğu açıklamalar birbiriyle çelişiyor. Sayın Başkan Kazım Bey ve Tepebaşı Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın basında yaptıkları açıklamalarla burada toplanan paraların deprem için toplandığı ve oralara gönderileceği açıkça söylenmişken şu anda böyle bir iddiayla yeni partinin ortaya çıkması tabii ki üzüntü vericidir. Bunların açıklığa kavuşturulması lazım” dedi.

Kepez, ev hanımlarına maaş bağlanacağı yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Şimdi en son Sayın Genel Başkanınızın ev hanımlarına maaş bağlayacağı ile ilgili basında böyle bir şey çıktı. Kendi yönettikleri belediyelerde çalışanların maaşlarını daha düzenli bir şekilde ödeyemez hale gelmiş bir partinin evde oturan kadınlarımıza nasıl maaş bağlayacak onu da düşünmek istemiyoruz şu anda” dedi.

“Belediyeden orada mağdur olan insanlara verilen cevapları okudum”

Odunpazarı bölgesindeki TOKİ hak sahiplerinin yaşadığı mağduriyetlere değinen Kepez, bölgede siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin hizmet sunulması gerektiğini belirterek, “Şimdi bir başka konu Sayın Başkanım, bu TOKİ’den arsa alan vatandaşlarımızın bir takım sıkıntıları var. Mutlaka size iletilmiştir konu. Fakat ben şimdi burada tabii soracağım ne oldu, ne olacak falan diye ama sizin vereceğiniz cevabı şu anda biliyorum. Bu bizim meselemiz değil, TOKİ’nin meselesi. TOKİ bize sormadan zaten kendi başına iş yapıyor, bizi dışarıda bırakıyor. Onun için ne olur falan böyle bir, cevapla karşılaşacağımı bildiğim halde soruyorum. Oradaki bu vatandaşların durumuyla ilgili herhangi bir çalışma yaptınız mı? TOKİ ile görüştünüz mü? Diyelim ki TOKİ yanlış yaptı, sizin de mi yanlış yapmanız gerekiyor? Oradaki vatandaşlar, oradaki hemşehrilerimiz Odunpazarı bölgesinde bir mahalle oluşacak orada. Bu belediyemizin bir mahallesi olacak. Oradaki insanların yani hepsi AK Partili değil, hepsi Milliyetçi Hareket Partili değil. Yani Yeni Partili değil veya Cumhuriyet Halk Partili değil. Onun için olaya oradaki bu hemşehrilerimizin durumlarını, sorunlarını nasıl giderebileceksiniz onun için çalışma yapmanız gerektiğini düşünüyorum. Belediyeden orada mağdur olan insanlara verilen cevapları okudum. Yani belki yasal anlamda, haklı olabilirsiniz yahut da işte biz, bizim haberimiz yok, TOKİ böyle şeyler yapıyor diyebilirsiniz ama bu işi, halletme yolu değildir. Eğer burada Odunpazarı Belediyesi isek, o insanlar da bizim sınırlarımız içerisinde oturacaklarsa, orada bir mahalle oluşacaksa bunların altyapısı Büyükşehir tarafından, üst yapısı, yolları, sokakları ise belediye tarafından yapılması gerekir diye düşünüyorum. Bu konuda, ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz, bu meclisi bilgilendirmenizi bilgilendirmenizi arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Esnafımız kendi içinde çözüm üretmeli”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise Kepez’in dile getirdiği ve gündeme gelen konulara ilişkin açıklama yaparak, Odunpazarı’nda yanan Kaymakam Konağı konusunu ele aldı. Kurt, “Odunpazarı tarihi bölgede çıkan yangın nedeniyle bazı aksaklıkların olduğunu biz de gördük. Biz de ilgili ve yetkili yerlerle görüşmeler yaptık. Bunun sonucunda, bunun sonucunda hem Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu hem Yapı Kontrol Müdürlüğümüz hem de Zabıta Müdürlüğümüz İtfaiye Daire Başkanlığıyla görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler sonucunda bu masaların altındaki platformların kaldırılması İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından bize önerildi. Çünkü müdahale etmekte o platformlar biraz sıkıntı yaratmış. Hem sokaklar küçük, sokaklar dar hem de o platformlar aracın girişini engellediği için platformun kaldırılması oldukça bir zaman aldı. Bu nedenle biz tebligatları yaptık. Hemşehrilerimiz, oradaki esnaflarımız buna göre bir formül geliştirecekler. Çünkü eğer iki dakika geç kalırsanız oradaki ev yanıp kül olabiliyor. Bu nedenle ben hem mülk sahiplerine hem işletmecilere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Biz yapabileceğimiz desteği, yardımı yapmaya çalıştık. Ama önlem açısından da bu masa ve platform işine esnafımız kendi içinde çözüm üretmeli. Ekim ayı sonuna kadar süre verildi. Ekim ayının sonunda kaldırılacak. Bu arkadaşlarımız bu fedakarlığı yapsın diye düşünüyorum” dedi.

“Odunpazarı Belediyesinde çalışmadan maaş alan bir tek kişi yoktur”

Kurt, belediyede çalışmadan maaş alan personel bulunduğu yönündeki iddialara sert yanıt vererek, “Odunpazarı Belediyesinde çalışmadan maaş alan bir tek kişi yoktur! Bunu çok net olarak söylerim her zaman. Her önüne gelen, önüne geldiği gibi konuşmamalı. Konuşmalara herkes dikkat etmeli, belgesi olmalı. Sayıştay denetiminden geçmişiz, Mülkiye denetiminden geçmişiz, Maliye müfettişleri denetiminden geçiyoruz ve biz kendimiz her gün çok net bir yoklama sistemi oluşturmuşuz. Dolayısıyla kimin nerede olduğunu çok iyi biliyoruz. Çalışanı, çalışmayanı da çok iyi takip ediyoruz. O noktada hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Hiç kimsenin de birilerinin günahını almaya hakkı olmadığını vurgulamak isterim. Biz personelimizden memnunuz, biz çalışanlarımızdan memnunuz. Disiplinle ilgili, iş barışı açısından ve işe gelip gitme açısından bir sıkıntımız söz konusu değil. Bunun da böyle bilinmesinde yarar olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Her türlü kararı hemen alırız, hiç sıkıntı olmaz”

Kurt, köylere doğalgaz ulaştırılması konusunda belediyeye şu ana kadar resmi bir talep iletilmediğini belirterek, yetkili şirketten veya köylerden başvuru gelmesi halinde meclis kararını hızla alarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Kurt, “Doğalgazla ilgili AK Parti İl Başkanı da bazı şeyler söyledi geçen hafta. Özellikle doğalgaz fiyatlarının ve tarifelerinin düzenlenmesiyle ilgili iş 'Bizi bağlamıyor' diyor ya da bizim çözüm üretme şansımız yok, onu özelleşen doğalgaz şirketi kendi kafasına göre belirliyor. İş yaparken kamusal, ücret alırken özel sektör mantığıyla hareket ettiği için bu tarifelerde küçük oynamalarla büyük paralar kazanabiliyor. Bu sistemin değerlendirilmesi gereken bir iş ama...
Köylere bağlanacak doğalgazlarla ilgili Odunpazarı Belediyesine şu ana kadar gelmiş bir talep yoktur. 7-8 köyün adı geçiyor. Ne bu köylerden ne doğalgaz şirketinden Odunpazarı Belediyesine bir talep olmamıştır. Olsa biz Mamuca’da, Sevinç’te yaptığımız gibi buraya getiririz, meclisten de kararı alırız, geçer gider, hiçbir sıkıntı olmaz. Yeter ki siz 'Doğalgaz getireceğim' deyin! Yeter ki siz doğalgazı Cenk Bey’in de söylediği gibi ekonomik fiyatlarla halka sunmaya karar verin. Biz arkasındayız. Her türlü kararı hemen alırız, hiç sıkıntı olmaz” diye konuştu.

“Türkiye’de iktidar olmak için uğraşıyoruz”

Kurt, Yeni Parti tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, eskiyi geride bıraktıklarını ve partinin temel amacının muhalefette kalmak değil, Türkiye'de iktidar olmak üzerine kurgulandığını söyledi. Kurt, “Tabii Yeni Parti’yle ilgili tartışmalara şu anda girmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü biz partimiz işgale uğramış, bir butlan kararı çıkmış, çözüm aradık, çözümü bulduk. Bu çözümü takipçisi olacağız. Bu çözümle Türkiye’yi kurtarmaya, Türkiye’de iktidar olmaya hazır olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Yeni Parti’nin farkı şudur: Yeni Parti iktidar olmak üzere kurulmuş bir partidir. Konfor içerisinde bir muhalefet bizim işimiz değil. Biz bundan rahatsızız, biz bundan sıkıntılıyız. O nedenle biz bu yolda doğru bir hamleyle devam edeceğiz. Partilerin birbirini suçlaması, özellikle bu aşamada eski parti ile yeni parti arasında bir tartışmanın olmadığı gayet doğal. Herkes kendisini öne çıkartıp aklamanın yolunu anlatıyor. Ama mesele sokaktır. Sokağa bakacağız. Sokakta kimin yanında kim var, nasıl bir çalışma yöntemi var, nasıl bir formülle çıktı yeni parti, bunları da zaman gösterecektir. Ben yılbaşına doğru Yeni Parti’nin Türkiye’deki birinciliğinin tescilleneceğini ve farkın da gerçekten çok da büyük bir noktaya geleceğini sizlere müjdeleyebilirim. O nedenle stratejinizi ona göre belirleyin. Biz şu anda eskiyi unuttuk. Eskiye geride bıraktık. Yepyeni bir mantıkla, yepyeni bir anlayışla Türkiye’de iktidar olmak için uğraşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burada bizim kusurumuz yok, kabahatimiz yok”

TOKİ projelerindeki altyapı maliyetlerinin 500 milyon lirayı bulduğunu ve belediye bütçesini aştığını dile getiren Başkan Kazım Kurt, geçmiş örneklerdeki yanlış kot uygulamalarına dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

TOKİ ve Çağlan Kocakır'daki altyapılarla ilgili defalarca konuştuk. Buraya gelen oranın sakinleriyle de sohbetlerimiz oldu. TOKİ'yi eleştirme noktasında saydığımız doğruları tekrarlamak istemiyorum şu anda. Çünkü TOKİ çok farklı bir yaklaşımla Eskişehir’e müdahale ediyor. Belediyeleri yok sayıyorlar. Bunu işte Mehmet Bey 'Nasıl olsa söyleyeceksin' dedi. Evet, bir daha üstüne basarak söylüyorum; belediyeleri yok sayarak şehrin imarını değiştiren bir hamleyi yapmak bu yerel yönetimlere ve halka saygısızlıktır. Bunu altını çizerek belirtiyorum. İkincisi, bizim TOKİ'ye gidip yalvarmamız ya da TOKİ'ye gidip 'Şöyle bir çözüm üretelim' deme şansımız maalesef yoktur. Çünkü TOKİ'nin müteahhitleri bize muhatap bile olmuyor. Bu yıl Çağlan Kocakır'daki bölge için orada sanıyorum 4 tane grup var, müteahhit var. İkisi ancak bize geldi zorlamamızla, bize ruhsat başvurusu yaptı, diğerleri onu da yapmadı. Çok net, çok açık... TOKİ bu ilanlara çıktığı zaman altyapısı bitmiş, efendim kullanmaya hazır, işte doğasıyla, çevresiyle, kente ulaşımıyla yepyeni bir mahalle diye ilanlar yaptı, reklamlar yaptı. Ve o sözleşmelerin sanıyorum 10. maddesinde de 'Belediyeler bu altyapıyı yapmıyorsa biz yapacağız' diye taahhüdü var. Şimdi belediye olarak bizim altyapıyı yapabilmemiz için biliyorsunuz işte önümüzdeki ay önümüze gelecek bütçe gelecek, yatırım programı gelecek, performans programı gelecek. Bizim haberimiz olmayan işten nasıl bir yatırım yapmamız bekleniyor? Biz birlikte oturup konuşursak, birlikte oturup değerlendirirsek yatırım programına alma şansımız var, bütçe ayırma şansımız var. O nedenle şu anda 2026 için böyle bir çalışma söz konusu değil. 2027 için böyle bir çalışma söz konusu olabilir mi? 2027 için yapılacak bir çalışma bizim bütçemizi aşıyor. Çünkü oradaki yapılacak yatırımın miktarının 500 milyondan aşağı olmadığı söyleniyor arkadaşlar tarafından. Büyükşehir’in, ESKİ’nin yatırımı söz konusu değil. Bunlar koordinasyon içerisinde çözülmediği sürece belediyelerden bir şey beklenmesin. E zaten onlar da belediyeden bir şey beklemediği için o maddeyi koymuş: 'Belediyeler yapmadığı takdirde ben yapacağım' demiş. E o zaman yapacak! Sonra belediyelerle arada görüşmelerde işte sokakların, caddelerin belediyelere teslimi sırasında belli protokoller yapılacaktır. Ama o teslimler sırasında da bu yolların, bu altyapının ilime, bilime, fenne uygun olduğunun tescil edilmesi lazım. Ihlamurkent’te yapılan yerleri gezdim gördüm, henüz teslim almadık, alamadık. Çünkü tamamen yanlış, farklı kotlarla yapılmış. Bizi dinlemeden kafalarına göre yapmışlar. 6 metre kot farkı olan yerler var. Oralardaki yollar maalesef iptal edildi. Biz başka türlü çözmeye çalışıyoruz. Bu sebeple TOKİ ile aracı olun, oturtun, biz görüşelim. Yani TOKİ’nin bir devlet kurumu olarak canı istediği yerde istediğini yapma hakkı ve yetkisi varken... Yani bir belediyeye, hadi Odunpazarı’nı boşverelim, Büyükşehir Belediyesine bir sorması, danışması lazım ya da 'Birlikte çalışalım' demesi lazım. Şimdi 10.000 kişi oturacak orada tahmini. Nasıl gidip gelecek? Büyükşehir Belediyesinin ulaşım altyapısını geliştirebilmesi için borçlanma yetkisi, izin istiyor yok; efendime söyleyeyim kredi istiyor yok; avantajlı bir takım teşvikler, destekler istiyor yok. Ama 'Ben oraya 10.000 kişiyi oturttum, taşı!' Şimdi bunlar maalesef inatlaşmayla olan işler. Ve bunun sonucunda da Eskişehir bir sıkıntılı, stres yaşıyor. Bunu Eskişehirlilere biz rahatlıkla söylüyoruz. Burada bizim kusurumuz yok, kabahatimiz yok. İnşallah önümüzdeki süreçte daha mantıklı yöneticiler gelir TOKİ’ye, bu işi çözeriz.

“Bunları tartıştıkça biz batacağız”

Kurt, Eskişehirspor’un siyaset üstü bir değer olduğunu belirterek, kulübün içinde bulunduğu mali ve sportif krizin polemiklerle değil, sessiz ve somut adımlarla çözülmesi gerektiğini söyledi. Kurt, “Stadyumla, Eskişehirspor’la ilgili tartışmaları hep yapıyoruz burada. Şunu herkes bilmeli: Yani Eskişehir’de herkes Eskişehirsporlu. Ama Eskişehirspor 3. Lig’de! Yani bu kadar zengin, bu kadar efendim aydın, bu kadar birlik beraberlik içerisinde Eskişehirspor’a sahip çıkılan sözde, gelinen yer aynı değil! Şu anda da biz de eleştiriyoruz, siz de eleştiriyorsunuz. E ama takım hâlâ orada, borç hâlâ gırtlakta. Borcun çözülebilmesi için bir hamle yok. Bu şartlar altında bizim bazı şeyler yapabilmemiz tasarruf genelgesiyle kısıtlanmış. E biz nakit para çıkarıp veremediğimize göre bizim yapabileceğimiz işler sınırlı. Ama işte 'AK Partili yaptı, Gök Partili yapmadı' bilmem ne... Böyle bir tartışmanın içinde olmak istemiyoruz. Eskişehirspor partiler üstüdür, Eskişehirspor hepimizindir! Eskişehirspor’a hepimiz destek olmak zorundayız, hepimiz sahip çıkmak zorundayız. Bunları yapalım ama konuşmayalım. Yani biz sadece konuşuyoruz, iş üretme noktasında birlikte hareket edemiyoruz. Bunu aşacak bir formül bulmamız lazım. Onu bulamazsak, ki bulamıyoruz, bulamazsak olmaz. E şimdi tesislerle ilgili durum nedir, tesislerin gelişimiyle ilgili durum nedir? İşte eski başkan Sayın Koca bir sürü şey anlattı. Ya ama bu başkanlık devredilirken, kulüp devredilirken bunların çözülmüş olması lazım! Eski başkan öyle diyorsa yeni başkan ne diyor? Niye yapmıyor? Şimdi bunlar... Ya da eski başkan döneminde bir kredi verildiydi de başkan değişince kredi mi kesildi? Bunları tartıştıkça biz batacağız! Dolayısıyla sessizce, hiç Eskişehirspor’la ilgili bağrında bir taş olan varsa çaktırmadan kenara koysun, atmasın ötekinin karşısına! Konuşalım, otursun, çözülsün. Yani o tesislerin yapılması için bir kredi çıkmış mıydı? Çıkmıştı. Bir yardım bulunmuş muydu? Bulunmuştu. E niye değişti? Yani o yardım mı kesildi? Ya da ne oldu? Bunu ulu orta tartışacağımıza bence iki başkan oturur, konuşur, çözer. Çözmelidir yani. Biz de bunu hissetmemeliyiz bile. Ben o nedenle Eskişehirspor’la ilgili konuşan arkadaşlarımızın hepsinin çok ölçülü olması gerektiğini, takıma zarar vermemesi gerektiğini, Eskişehirspor’a zarar vermemesi gerektiğini bir kez daha vurgulayarak hepinize teşekkür ediyorum"

Kaynak: Buse Kuşcu