İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Reşat Küçükerkan, Eskişehir’de konutlarda kullanılan doğal gazın fiyatı ile faturaya yansıyan sistem kullanım bedelini gündeme taşıdı. EPDK, BOTAŞ ve ESGAZ’ın verilerini esas aldıklarını belirten Küçükerkan, doğal gaz fiyatının son yıllarda önemli ölçüde arttığını savunarak, özellikle sistem kullanım bedelinin nasıl hesaplandığının kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde anlatılması gerektiğini söyledi.

“Doğal Gaz 5,5 Yılda 9 Kat Arttı”

“Bugün burada çok basit ama milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen bir soruyu sormak için toplandık” diyen Küçükerkan, “Çünkü doğal gaz artık sadece bir enerji gideri değil. Emeklinin maaşını, işçinin ücretini, ailenin mutfak bütçesini etkileyen temel bir harcama kalemidir. Ocak 2021’de Eskişehir’de konut doğal gazının metreküp fiyatı yaklaşık 1 lira 56 kuruştu. Bugün, Ekim 2026’da ESGAZ’ın resmî tarifesinde K1 kademe için KDV hariç fiyat 14 lira 10 kuruş. Yani yaklaşık 9 katlık bir artış. Şimdi soruyoruz: Vatandaşın maaşı 5,5 yılda 9 kat arttı mı? Artmadı. Peki, doğal gaz neden yaklaşık 9 kat arttı? Bugün ESGAZ’ın resmî tarifesine baktığımızda K1 diye belirtilen konut tarifesinde 10,625 TL gaz alım bedeli, 3,32918 TL sistem kullanım bedeli, 0,1468 TL ÖTV bulunuyor. Bunların üzerine bir de KDV geliyor. Yani KDV hariç 14,10 liralık fiyatın yaklaşık 3,33 lirası sistem kullanım bedeli” diye konuştu.

“Vatandaş Parasının Nereye Gittiğini Bilmeli”

Küçükerkan, Eskişehir’de doğal gaz altyapısının yıllardır mevcut olmasına rağmen sistem kullanım bedelinin neden bu seviyelere geldiğini sorgulayarak, “Bu bedelin içindeki yatırım, işletme, bakım ve amortisman maliyetleri nelerdir? Vatandaş bu hesabı neden açık ve anlaşılır biçimde göremiyor? ESGAZ’ın kendi verilerine göre 2025 yılı sonunda Eskişehir’de 425 binden fazla abone bulunuyor. Üstelik ESGAZ’ın açıklamasına göre 2008 yılında imarı tamamlanmış cadde ve sokakların tamamına doğal gaz ulaştırılmıştı. O hâlde artık şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi? Vatandaşın ödediği dağıtım bedeli nasıl oluşuyor? Biz özel sektörün yatırım yapmasına karşı değiliz. Biz şeffaflıktan yanayız. Vatandaşın parasının nereye gittiğini bilmek istemesi en doğal hakkıdır. Emeklimiz evinde üşümek istemiyor. İşçimiz çocuğunun odasını ısıtmak için faturasını düşünmek istemiyor. İYİ Parti olarak çağrımızdır: Kış aylarında konutların temel ısınma tüketiminde ÖTV sıfırlanmalı, KDV ise sosyal politika kapsamında ciddi biçimde düşürülmelidir. EPDK tarafından belirlenen üst sınırların yalnızca maliyet ve yatırım parametreleriyle değil, hane halkının alım gücü ve temel ısınma ihtiyacı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Isınma lüks değildir” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi