İç Anadolu Fırın İşverenleri Sendikası Başkanı Musa Kazım Mülazımoğlu, Eskişehir’de 200 gramı 17 lira 50 kuruşa satılan ekmeğin gramajının 220 grama çıkarılması ve fiyatının 25 TL olması için Eskişehir Ticaret Odasına (ETO) başvurduklarını söyledi. Artan un, maya, akaryakıt, işçilik ve kira giderleri nedeniyle fırıncıların zam talebine mecbur kaldığını savunan Mülazımoğlu, ETO’nun yeni tarife için Bakanlıktan onay beklediğini, onayın gelmesi halinde konunun ETO Meclisine taşınarak karara bağlanacağını ifade etti.
Ekmek 3 Yılda 7 Kez Zamlandı
Eskişehir’de fırınlarda satılan 200 gram ekmeğin fiyatı son üç yılda peş peşe yapılan zamlarla 4 liradan 17 lira 50 kuruşa yükseldi. 2023 yılında 5 Ocak’ta 4 liradan 5 liraya çıkan ekmek, 1 Ağustos’ta yapılan ikinci zamla 7 liraya yükseldi. 2024 yılında da fiyat artışları devam etti. Ekmek, 1 Şubat’ta 7 liradan 8 liraya, 29 Mayıs’ta ise 10 liraya çıktı. Böylece 2024 yılında da iki kez zam yapıldı. 2025 yılında 1 Şubat itibarıyla 10 liradan 12 lira 50 kuruşa yükselen ekmeğin fiyatı, 1 Eylül’de 15 liraya çıktı. 2026 yılındaki ilk fiyat artışı ise 1 Nisan’da gerçekleşti. 200 gram ekmek 15 liradan 17 lira 50 kuruşa yükseldi. Böylece 2023’ten 2026’ya kadar ekmeğe 7 kez zam yapılırken, 4 liralık fiyat yaklaşık 4,4 katına çıktı.
“Maliyetler Son 6 Ayda 2 Katına Çıktı”
Mülazımoğlu, en son zam aldıkları tarihten bu yana maliyetlerin katlanarak arttığını aktararak, “Unun çuvalı 800-850 lira civarlarındaydı. Bugün ise bin 400-bin 500 seviyelerine geldi. Mazot 52-55 lira arasındaydı, bugün 3 haneli rakamları bile gördü. Maya 600-700 lira arasındaydı, bin 300-bin 400 lira olmuş. Her biri birer ikişer katlandı. Ekmeğimiz hâlâ 17 lira 50 kuruş ama 50 kuruşu zaten bulamıyoruz, ekmeği 17 liradan satıyoruz. 50 kuruşluk yok piyasada. Gerçekten çok zor durumdayız. Geçtiğimiz ayın sonlarına doğru Ticaret Odasına başvurumuzu yaptık, Bakanlığa yazı gönderdik. 220 gramı 25 TL olarak Bakanlıktan onay istedik. Bizi kurtaracak rakam bu. Onay gelirse bu ay sonunda Ticaret Odası meclisinden zammı çıkartabiliriz. Artık para kazanmak için değil, ticareti devam ettirmek için bu fiyata çıkarılmasını istiyoruz” diye konuştu.
“Biz de Aile Geçindiriyoruz”
Vatandaşlar tarafından da hak verilmeyecek pozisyonda olmadıklarını aktaran Mülazımoğlu, “Biz de halkız. Evet, pahalılık var ama bizim için de var. Başka çaremiz yok, ticaret yapıyoruz, insan çalıştırıyoruz, kira ödüyoruz, aile geçindiriyoruz. Biz de kâr etmemiz lazım ki bunları ödeyebilelim. Başka yolumuz da çaremiz de yok. Kendimizi Halk Ekmek ile kıyaslamıyoruz. Onların amacı para kazanmak değil, millete hizmet etmek. Halk Ekmek’i baz alamayız. Halk Ekmek’in 10 tane şirketi vardır. Biri zarar ederse öbüründen takviye ediyordur muhtemelen. Halk Ekmek’i biz baz alıp da fiyat istersek yanlış yaparız, yani bizim devamlılığımız biter. Devletten destek bekliyoruz. Uncular yüzde 100 zam yapma hakkını nereden buluyorlar ya? Bunu düşünmek gerekiyor. Undan yaptığımız ekmeğin niye hakkı yok? Biz niye zam yapamıyoruz?” dedi.
“Devlet Buğdaya Müdahale Etmeli”
Mülazımoğlu, un ve maya üreticilerinin serbest piyasadan diledikleri gibi faydalanmasına devletin müdahale etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Onlar niye bu kadar serbest piyasadan serbestçe faydalanabiliyorlar da biz faydalanamıyoruz? Devletin bunlara da el atması lazım. Ekmek maya ve undan oluşuyor. Devlet Malzeme Ofisi müdahale etsin buğdaya, ‘Bin 400 liraya bunu satamazsın’ desinler artık. Bunlar istediği zaman sabahtan akşama unun çuvalı bin 400’se bugün bin 420 diyebiliyorlar. Bu esnaf nasıl ekmek imal edip de 17 lira 50 kuruşa satacak? Bunlara bir çare bulunulması lazım. Sorun fırıncı değil, sorun fırıncı zam yaptığı zaman değil. Bunun sebepleri var. Biz durup dururken zam yapmıyoruz. Kesinlikle geç kalınmış bir zam talebinde bulunduk. Zam aldığımız zaman belki 3 ay para kazanabiliyoruz. 3 ay sonra eriyip gidiyoruz” ifadelerini kullandı.




