Barınak meselesinin siyasi çekişmelere konu edilemeyeceğini belirten İmrek, belediyelere yönelik baskılar sonucu binlerce canlının altyapısı yetersiz barınaklara alınmasının bedelini hayatlarıyla ödediğini vurguladı. İmrek,"Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımında olan, ancak iktidar tarafından tahsis edilen hayvan barınağı, uzun süredir kamuoyuna yansıyan eksiklikler, kötü fiziki koşullar, yanlış yer seçimi ve artan hayvan ölümleri ile vicdanları derinden yaralamaktadır. Öncelikle şunu açıkça ifade edelim. Bu barınak meselesi, iktidarla muhalefet partileri arasındaki siyasi çekişmelerin değil, yaşam hakkının konusudur. Can taşıyan her varlık, insan eliyle oluşturulan ihmallerin bedelini hayatıyla ödemek zorunda bırakılamaz. Belediyelere yönelik açık ve örtülü baskılarla, altyapısı ve kapasitesi yetersiz barınaklara binlerce hayvanın kapatılması istenmekte sokaklarda hayvan beslenmesi yasaklanmakta, bu yanlış politika zincirinin bedelini ise masum canlar hayatlarıyla ödemektedir” dedi.
Açık bir yaşam hakkı ihlalidir
Doğal Yaşam Alanı’nın şehirden uzak bir konumda yapıldığını vurgulayan İmrek, söz konusu bir çok sorunun kamuoyu vicdanını derinden yaraladığını ifade etti. İmrek, “Söz konusu barınakta. Yanlış yer seçimi ve şehirden kopuk konum, Fiziki altyapı ve hijyen eksiklikleri, veteriner hizmetleri ve personel yetersizliği, kapasitenin üzerinde hayvan kabulü, beslenme yetersizlikleri nedeniyle açlıkla mücadele eden hayvanlar, kamu vicdanını derinden yaralayan hayvan ölümleri artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Özellikle altını çiziyoruz. Hayvanların yaşamını sürdürebilmesi için en temel ihtiyaç olan yeterli ve düzenli beslenmenin sağlanamaması, kabul edilemez bir ihmal ve açık bir yaşam hakkı ihlalidir” ifadelini kullandı.
Siyasi sorumsuzluğun bedelini masum canlar ödeyemez
İmrek, ihmallerin, denetimsizliğin ve siyasi sorumsuzluğun bedelini masum canların ödeyemeyeceğini ifade ederek, hayvan barınaklarının ölüm kampı olmadığını vurguladı. İmrek, Bu alanlarda görev alacak kişilerin vicdanlı, eğitimli, hayvan sevgisi ve sorumluluk bilinci taşıyan bireyler olması hayati önemdedir. Hayvan barınakları, sadece teknik görev alanları değil merhamet ve etik sorumluluk gerektiren yaşam alanlarıdır. Buradan açık çağrımızdır. Hayvan barınakları, ölüm kampı değil yaşam alanı olmak zorundadır. İhmallerin, denetimsizliğin ve siyasi sorumsuzluğun bedelini masum canlar ödeyemez” dedi.
Çözüm yaşamı merkeze alan, vicdanı rehber edinen bir yaklaşımdır
Belediyelerin hayvanseverlerle, meslek odalarıyla şeffaf ve sürekli ve kurumsal iş birliği kurması gerektiğini ifade eden İmrek, TBMM’de alınan kararların sahadaki yaşanan olaylardan sonra tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. İmrek, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Belediyeler ile hayvanseverler, gönüllüler, meslek odaları ve hayvan hakları örgütleri arasında şeffaf, sürekli ve kurumsal bir iş birliği kurulmalıdır. Dışlayıcı değil, katılımcı bir anlayış benimsenmeden bu sorun çözülemez. Öte yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçen son yasal düzenlemelerle birlikte sahipsiz hayvanlar konusunda izlenen yaklaşım, bu krizi daha da derinleştirmiştir. Yerinde yaşatma ilkesinin geri plana itildiği, barınakların tek çözüm gibi sunulduğu bir anlayışta altyapı, denetim ve şeffaflık sağlanmadan atılan her adım yeni sorunlar üretmektedir. Bu nedenle Meclis’te alınan kararların sahadaki karşılığı da ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Hayvanları sokaktan toplamak tek başına çözüm değildir. Çözüm şeffaflıkla yürütülen bir yönetim anlayışıdır. Çözüm bağımsız, düzenli ve etkin denetimdir. Çözüm yaşamı merkeze alan, vicdanı rehber edinen bir yaklaşımdır.”
İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten İmrek, yerel ve merkezi idareden şeffaflık, sorumluluk ve acil çözüm beklediklerini ifade ederek, “Sessiz canların sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.





