YENİ Parti’li Sencer Solakoğlu, Eskişehir’de tarım ve kırsal kalkınmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarım sektöründe eğitimin önemine dikkat çeken Solakoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın son 20 yılda sahadaki rolünün azaldığını ifade etti. Solakoğlu, “Bizim en büyük eksiklerimizden bir tanesi, eğitime yeterince önem vermemiş olmamız. Daha önce de değinildi. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı son 20 yıldır elini ayağını sahadan çekmiş durumda. Yani çok kıymetli ziraat mühendislerimiz, veteriner hekimlerimiz ilçe tarım müdürlüklerinde, il tarım müdürlüklerinde ofis içi işler yapmaya başladılar. Ne zaman onlar eğitimi çiftçiden geri çektiler, o zaman çiftçimizin ilerlemesi de geriye düştü” dedi.
“Biz ürete ürete batıyoruz”
Tarım ürünlerinin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Solakoğlu, çiftçinin üretim yaparken battığını ifade etti. Solakoğlu, “Tam da bu zihniyetle, özellikle ıslah zihniyetiyle ve kırsalda eğitim anlayışıyla, Eskişehir'de de ilki kurulan Köy Enstitülerimiz hayata geçirilmişti. Şimdi kapanma sebebinin siyasi taraflarına girmeksizin, hep unuttuğumuz ve atladığımız bir şey var. Herkes bize ‘Üret, üret, üret, üret’ diyor. Ya tamam da biz ürete ürete batıyoruz. Üretmek aslında bir anlamda tabii ki olmazsa olmaz ama yeterli değil. Aynı şekilde varlıklı olmak, zenginleşmek için çalışmak da tek başına yeterli değil. Bakın, hammallar çok çalışıyor. Hiç içinizde zengin hammal gören oldu mu bugüne kadar? Akıllı çalışmak, çalışmanın aynı zamanda verimli olması da gerekiyor” dedi.
“Çiftçi ekmeden önce ne yapacağını bilmeli”
Tarımda fiyat ve pazarlama sürecinin üretimden önce planlanması gerektiğini savunan Solakoğlu, buğday fiyatları üzerinden örnek verdi. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bu yıl buğday için 16,5 lira fiyat açıkladığını belirten Solakoğlu, bazı çiftçilerin ürününü daha düşük fiyatlardan satmak zorunda kaldığını söyledi. Solakoğlu, “TMO 16,5 lira fiyat açıkladı. Türkiye'nin neresine gittiysem 12,5 liradan buğdayını satmak zorunda olan bir çiftçiyle karşı karşıyayız. Niye? Çünkü ne yapacağını bilmiyor. Ekmeden önce hiçbir şeyin farkında değil. Kime satarım? Nasıl olsa devlet bir zaman alır. Alamadı işte. Elinize hangi ürünü alırsanız alın; Bursa'da incirimizden, Manisa'da, Denizli'de üzümümüzden tutun, kayısımızdan şeftalimize kadar her ürün çok ciddi anlamda zarar etti. Ama bunun tek müsebbibi aslında Tarım Bakanlığı veya belirlenen fiyatlar değil. Baktığınız zaman yurt dışında bu ürünler çok daha verimli, çok daha ekonomik ve rekabetçi olarak üretilebiliyor” ifadelerini kullandı.
“Eğitim ve gençlik sektörün olmazsa olmaz paydaşları”
Eğitim merkezlerinin çiftçilerin yalnızca üretim tekniklerini değil, üretim sonrasındaki süreçleri de öğrenmesi açısından önemli olduğunu ifade eden Solakoğlu, gençlerin de tarımsal üretime yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Solakoğlu, “İnsanların sadece üretirken değil, ürettikten sonra da ‘Bu ürünü nasıl bir mamule çevirebiliriz?’ diye düşünmeye başladıkları, fikir geliştirdikleri ve başkalarıyla fikir alışverişinde bulunabildikleri merkezlerdir” diye konuştu.
“Türkiye'nin tarımda ıslaha ihtiyacı var”
Tarımda verimliliğin artırılması için ıslah çalışmalarının önemine dikkat çeken Solakoğlu, Türkiye’nin birçok tarımsal girdide dışa bağımlı olduğunu söyledi. Solakoğlu, “Her şeyi ithal ederek burada yerli ve millî bir üretim yapma iddiasından bir an önce kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum. Bizim gerçekten yerli ve milli olabilmemiz için en önemli koşullardan bir tanesi de ıslahtır” dedi.
“Tarımda büyük bir kalkınma sağlayabiliriz”
Tarım arazilerinin daha verimli kullanılması ve üreticilerin kooperatifler aracılığıyla bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Solakoğlu, tarım sektörünün Türkiye'nin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi. Solakoğlu, “Küçük arazilerimizi devlet eliyle toplulaştırarak değil, arazilerimizi komşularımızla birleştirip farklı çalışan, bugünkü sistemdeki gibi değil, para ödeyen kooperatifler olarak bir araya geldiğimiz zaman biz aslında Türkiye'nin kalkınmasında ne sanayide ne inşaatta ne de turizmde görmediğimiz bir kalkınmayı tarımda sağlayabiliriz. Şu anda yaşadığımız buhrandan da bizi çıkartacak şeyin tarım olduğuna inanıyorum. Ama verimli tarım” diye konuştu.
“Tarlalarınızı deney olarak kullanmayın”
Çiftçilere tarımsal teknoloji ve yeni üretim yöntemlerinden yararlanmaları çağrısında bulunan Solakoğlu, üreticilerin yeni teknikleri öğrenebilecekleri merkezlerden faydalanmaları gerektiğini söyledi. Solakoğlu, “Tarlalarınızı deney olarak kullanmayın. Gelip teknolojiyle, yeni cins tohumlarla, yeni ekiliş şekilleriyle, toprak ıslahıyla burada tanışın ve göreceksiniz, çok büyük bir farka şahitlik edeceksiniz” ifadelerini kullandı.





