İran ile yaşanan çatışmanın ekonomik yansımaları kendisini ilk olarak petrol piyasasında gösterdi ve ham petrol fiyatları hızla yukarı yönlü hareketlendi. Başta enerji olmak üzere ulaştırma ve emtia kalemlerinde tetiklenen fiyat dalgası, küresel enflasyon görünümünü kısa sürede bozdu. Söz konusu tablo, dünya genelinde planlanan faiz indirimlerinin ertelenmesine yol açarken, bazı piyasalarda artık olası bir artırım fiyatlanır hale geldi. Brent petrolün 100 doların üzerinde tutunmaya devam etmesi ve diplomatik cephede netliğin sağlanamaması, merkez bankalarını sıkı para politikasını sürdürmek zorunda bıraktı.
FED'İN FAİZ POLİTİKASINDA BEKLENTİ DEĞİŞTİ
Çatışmanın patlak vermesinden önce ABD Merkez Bankası'nın bu yıl içinde iki kez faiz indirimine gideceği öngörülüyordu. Savaşın enflasyonist baskıları derinleştirmesinin ardından bu denklem tamamen değişti; bugün gelinen noktada Fed'in olası bir faiz artırımı seçeneği piyasa katılımcılarının radarına girdi. Yatırımcılar para politikasına yönelik beklentilerini neredeyse 180 derece revize etti.
ECB VE BOJ'DAN HANGİ SİNYALLER GELDİ?
Avrupa Merkez Bankası'nın yılın ikinci yarısında politika faizini yukarı yönlü güncellemesi piyasada fiyatlanmaya başlandı. Japonya Merkez Bankası (BoJ) cephesinde de benzer sinyaller dikkat çekti. BoJ Yönetim Kurulu Üyesi Kazuyuki Masu, ekonomide belirgin bir yavaşlama görülmemesi halinde faizlerin en kısa sürede yukarı çekilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklama, küresel ölçekte gevşeme döneminin sonuna gelindiğine dair önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.
TCMB MART VE NİSANDA NE ADIM ATTI?
İran savaşının ardından emtia fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon görünümüne yansıyabilecek risklerini sınırlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bir dizi önlem hayata geçirdi. Mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verilirken likidite araçları üzerinden sıkılaştırmaya gidilen banka, fonlamasını faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 40 seviyesinden gerçekleştirmeye başladı. Mart ve nisan aylarında düzenlenen Para Politikası Kurulu toplantılarında ise politika faizi sabit bırakıldı.
PİYASA KATILIMCILARI ANKETİ NE GÖSTERDİ?
Merkez Bankası'nın 2026 mayıs ayına ait Piyasa Katılımcıları Anketi, beklenen faiz indiriminin sonbahara sarktığını ortaya koydu. Ankette politika faizine ilişkin toplantı bazlı beklentiler şu şekilde sıralandı:
- İlk toplantı (11 Haziran): Yüzde 37'de sabit
- İkinci toplantı (23 Temmuz): Yüzde 37'de sabit
- Üçüncü toplantı (10 Eylül): Yüzde 35,99 düzeyine geriliyor (100 baz puan indirim)
Bu veriler, piyasanın TCMB'nin politika faizini iki Para Politikası Kurulu toplantısı boyunca sabit tutmasını, eylül ayında ise 100 baz puanlık bir indirime gitmesini beklediğini ortaya koydu.
TCMB BAŞKANI FATİH KARAHAN HANGİ MESAJI VERDİ?
TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporu tanıtım toplantısında 2026 yılı için ara hedefin yüzde 16'dan yüzde 24'e revize edildiğini açıkladı. Yıl sonu enflasyon tahmininin ise yüzde 26 olarak belirlendiğini duyuran Karahan, faiz kararlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir. Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada. O dönemki enflasyon görünümüne, veri ve haber akışına göre karar vereceğiz."
DEUTSCHE BANK VE CITIGROUP NASIL POZİSYON ALDI?
Alman finans devi Deutsche Bank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın fonlamada normalleşme adımını haziran ayından temmuza taşıdığını dile getirdi. Daha önce faiz indirimi takvimini temmuza işaret eden banka, bu takvimi eylül ayına çekti. New York merkezli Citigroup ise enflasyondaki yukarı yönlü hareket ve döviz kuru politikasındaki seyir nedeniyle TCMB'nin haziran toplantısında politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmeyeceği görüşünü paylaştı. Analizde, bir hafta vadeli repo ihalelerinin askıya alınmasının fiili olarak 300 baz puanlık bir sıkılaşma anlamı taşıdığı vurgulandı.
TÜFE BEKLENTİLERİNDE NE DEĞİŞİKLİK OLDU?
Mayıs ayına ait Piyasa Katılımcıları Anketi'nde TÜFE beklentileri yukarı yönlü güncellendi. Geçen ay yüzde 1,82 olarak ölçülen mayıs TÜFE artış beklentisi yüzde 1,89'a tırmandı. Cari yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 27,53'ten yüzde 28,94'e çıkarken 12 ay sonrasına dönük öngörü yüzde 23,39'dan yüzde 23,82'ye yükseldi. 24 ay sonrasına ait beklenti ise yüzde 18,02'den yüzde 18,43'e revize edildi. Piyasanın yıl sonu için ortaya koyduğu yüzde 28,94'lük beklenti, TCMB'nin yüzde 26 düzeyindeki tahmininin üzerinde seyretti.
DOLAR KURU BEKLENTİLERİ HANGİ SEVİYEYE ÇIKTI?
Aynı ankette döviz kuru beklentilerinde de revizyona gidildi. Cari yıl sonuna ilişkin dolar/TL beklentisi bir önceki anket döneminde 51,23 lira düzeyinde iken bu anket döneminde 51,57 liraya yükseldi. 12 ay sonrasına ait kur beklentisi ise 53,62 liradan 54,69 liraya çıktı. Söz konusu güncelleme, piyasanın hem yıl sonu hem de orta vadeli döviz kuru tahminlerini daha yüksek bir bantta konumlandırdığını ortaya koydu.




