Anne Bebek Hareket Kulübü’nün Dede Korkut Parkı’nda gerçekleştirdiği etkinlik sırasında 75 anne ve bebeğin parktan çıkarılmasına ilişkin tepkiler sürüyor. YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, kamu alanlarının tüm yurttaşların ortak kullanımına açık olması gerektiğini belirterek, yaşanan durumun kamu alanlarının kullanımına ilişkin soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Anne Bebek Hareket Kulübü’nün Dede Korkut Parkı’nda düzenlediği etkinlik sırasında annelerin ve çocukların parktan çıkarılması üzerine siyasi parti temsilcilerinden gelen tepkilere bir yenisi eklendi. YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, yaptığı açıklamada kamuya ait parkların tüm yurttaşların ortak kullanım alanı olduğunu ifade etti. Yalaz, açıklamasında “Parklar erk sahiplerinin değil, halkındır” ifadelerini kullanarak Dede Korkut Parkı’nda yaşananların kamu alanlarının kullanımına ilişkin soru işaretleri oluşturduğunu savundu.
“Kamu vicdanında sorgulanacaktır”
Bilal Erdoğan’ın Eskişehir’de Aile Zirvesi düzenlediği günün hemen ardından Dede Korkut Parkı’nda annelerin çocuklarıyla birlikte parktan çıkarılmasına dikkat çeken Yalaz, kamu alanlarının siyasi etkinlikler ile vatandaşların etkinlikleri arasında farklı şekilde kullanılmaması gerektiğini belirtti. Yalaz, “AKP’nin etkinlikleri söz konusu olduğunda park rahatlıkla kullanılırken, annelerin çocuklarıyla gerçekleştirdiği bir etkinliğin engellenmesi kabul edilemez” dedi. Kamuya ait alanların siyasi etkinlikler için serbestçe kullanılıp yurttaşlara kapatılmasının kamuoyunda sorgulanacağını ifade eden Yalaz, Dede Korkut Parkı’nın kullanımına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
“Ortak yaşam alanlarımızdır”
Belediyelere ait parkların toplumun farklı kesimlerinin ortak kullanım alanı olduğunu belirten Yalaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Belediyelerimizin parkları; çocukların, annelerin, gençlerin, yaşlıların ve tüm Eskişehirlilerin ortak yaşam alanıdır.”
Yalaz, kamu alanlarının kullanımına ilişkin kararların siyasi ayrıcalıklara göre değil, tüm yurttaşların eşitliği temelinde belirlenmesi gerektiğini savundu.





