YENİ Parti Parti Meclisi (PM) üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 31 Mart 2024 Mahallî İdareler Genel Seçimi sonrasında belediye yönetimlerinde yaşanan değişikliklere ilişkin bir çalışma hazırladı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine dayandırılan ve 12 Ekim 2026 itibarıyla güncellenen çalışmada, belediye başkanı transferleri, kayyım atamaları, tutuklamaların ardından belediye meclislerindeki dengelerin değiştirilmesi ve görevlerine iade edilmeyen belediye başkanları dört ayrı başlık altında incelendi.
"İktidar sandıkta alamadığı yetkiyi seçimden sonra transfer masalarında ele geçirmeye yöneldi"
Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren Arslan, seçim sonrasında yaşanan gelişmelerin sandıkta ortaya çıkan iradeyi etkilediğini savunarak, “31 Mart’ta vatandaş sandığa gitti; belediye başkanını, adayını ve siyasi tercihini belirledi. Ancak iktidar, sandıkta alamadığı yetkiyi seçimden sonra transfer masalarında, kayyım kararlarında, adliye koridorlarında ve belediye meclislerinde kurulan siyasi düzeneklerle ele geçirmeye yöneldi” ifadelerini kullandı.
156 belediyede 36,5 milyon seçmen bulunuyor
Arslan’ın çalışmasına göre, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından toplam 156 belediyede seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu siyasi irade farklı yöntemlerle değiştirildi veya etkisizleştirildi. Söz konusu belediyelerde toplam 36 milyon 564 bin 21 seçmen bulunurken, bunların 28 milyon 637 bin 78’i oy kullandı. Kullanılan oyların 27 milyon 517 bin 299’u geçerli sayıldı.
Muhalefet partileri ve adaylarının söz konusu belediyelerde kazandığı oyların toplamı 13 milyon 881 bin 218 olarak hesaplandı. Bu rakam, geçerli oyların yüzde 50,45’ine karşılık geldi.
YSK verilerine göre, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde belediye başkanlığı için kayıtlı toplam seçmen sayısının 57 milyon 766 bin 800 olduğunu hatırlatan Arslan, çalışmaya konu belediyelerdeki seçmen sayısının bu toplamın yüzde 63,30’unu oluşturduğunu belirtti.
Arslan, tablonun birkaç belediyeyle sınırlı olmadığını ifade ederek, “Türkiye’de belediye başkanlığı için oy kullanan her 100 seçmenden 63’ünün iradesini ilgilendiren, sistematik ve ülke çapında bir müdahale tablosuyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.
9 büyükşehirde 24,3 milyon seçmen
Çalışmada Adana, Antalya, Aydın, Bursa, İstanbul, İzmir, Mardin, Mersin ve Van olmak üzere 9 büyükşehirde belediye yönetimlerinin seçim sonrasında değişen siyasi gelişmelerden etkilendiği belirtildi.
Bu büyükşehirlerdeki toplam seçmen sayısının 24 milyon 263 bin 751 olduğunu aktaran Arslan, bu sayının 30 büyükşehirdeki 47 milyon 867 bin 134 seçmenin yüzde 50,69’una karşılık geldiğini kaydetti.
106 belediye başkanı AKP’ye geçti
Arslan’ın çalışmasına göre, yerel seçimlerin ardından farklı partilerden toplam 106 belediye başkanı AKP’ye geçti veya geçirildi. Parti dağılımı şöyle sıralandı:
Yeniden Refah Partisi: 42
CHP: 36
İYİ Parti: 11
Bağımsız: 6
DEM Parti: 3
DEVA Partisi: 3
Saadet Partisi: 2
Demokrat Parti: 2
BBP: 1
Belediye başkanlarının parti değiştirmelerinin yalnızca kişisel tercihler olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Arslan, baskı, tehdit, şantaj, soruşturma tehdidi veya merkezi iktidarın mali ve idari gücünün kullanılmasıyla gerçekleştiğini öne sürdüğü transferlerin seçmen iradesine müdahale anlamına geldiğini ifade etti.
İktidarın yönetim alanı 130 belediye genişledi
Çalışmada, 31 Mart seçimleri ve 2 Haziran 2024’te yenilenen seçimlerin ardından AKP’nin kazandığı belediye başkanlığı sayısının 541 olduğu belirtildi. Arslan’ın hesaplamasına göre, seçim sonrasında 106 belediye başkanı transferi, 13 kayyım ataması ve 11 belediyede tutuklamaların ardından belediye meclislerinin yapısına yönelik müdahaleler sonucunda iktidarın yönetim alanına 130 belediye daha eklendi.
Böylece AK Parti’nin seçimlerde kazandığı 541 belediyelik yönetim alanının 671 belediyeye ulaştığı ifade edildi. Arslan, “AKP’nin sandıkta kazanamadığı 130 belediye, seçim sonrasında uygulanan farklı yöntemlerle iktidarın hanesine yazıldı. Milletin vermediği yetki; transferler, kayyımlar, tutuklamalar ve belediye meclislerindeki siyasi dengelere yönelik müdahalelerle elde edilmeye çalışıldı” dedi.
CHP ve YENİ Parti yönetiminde kalan belediye sayısına ilişkin değerlendirme
Arslan’ın çalışmasında, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP adaylarının 411 belediye başkanlığı kazandığı hatırlatıldı. Seçimlerin ardından 36 belediye başkanının AKP’ye geçmesi, 3 belediyeye kayyım atanması ve 11 belediyede meclis yapısının değiştirilmesi sonucunda CHP’nin kazandığı belediyelerden 50’sinin iktidarın yönetim alanına geçtiği belirtildi.
Bu gelişmelerin ardından CHP ve YENİ Parti yönetiminde kalan belediye sayısının 361’e gerilediği ifade edildi.
Çalışmada DEM Parti’nin seçimlerde kazandığı 78 belediye başkanlığından 10’una kayyım atanması, üç belediyede ise istifa veya ihraç yaşanması sonucunda belediye sayısının 65’e düştüğü kaydedildi.
Yeniden Refah Partisi’nin kazandığı 63 belediye başkanlığından 42’sinin AKP’ye geçtiği, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın partisinden istifa ederek bağımsız kalmasının ardından partinin belediye sayısının 20’ye gerilediği belirtildi.
İYİ Parti’nin kazandığı 30 belediye başkanlığından 11’inin transferler nedeniyle el değiştirdiği ve partinin belediye sayısının 19’a düştüğü aktarıldı. Demokrat Parti’nin belediye sayısının 5’ten 3’e, DEVA Partisi’nin 4’ten 1’e, Saadet Partisi’nin ise 4’ten 2’ye gerilediği ifade edildi.
“Çözüm sandıktan uzaklaşmak değil”
Arslan, çalışmanın amacının seçmenlerin sandığa ve demokratik siyasete olan güvenini zedeleyen gelişmeleri ortaya koymak olduğunu belirtti. Seçmenlerin “Oy versek ne değişiyor?” düşüncesiyle siyasetten uzaklaşmasının, millet iradesini yok sayanlara daha geniş bir hareket alanı sağlayacağını savunan Arslan, sandığa sahip çıkılması çağrısında bulundu.
“Sandığa daha güçlü sahip çıkacağız”
Raporun umutsuzluğa değil, seçmen iradesini korumaya yönelik bir çağrı olduğunu vurgulayan Arslan, muhalefet partilerini, demokratik kitle örgütlerini ve yurttaşları ortak bir demokratik mücadele yürütmeye davet etti. Arslan, “Sandığa daha güçlü sahip çıkacağız. Seçmenin iradesinin transferlerle, kayyım kararlarıyla, adliye süreçleriyle veya belediye meclislerinde kurulan siyasi düzeneklerle değiştirilmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü milletin vermediği hiçbir yetki meşru değildir. Milletin iradesinden daha büyük güç yoktur” sözleriyle tamamladı.





