Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul, Ankara, İzmir ve Edremit’in ardından beşinci durağı Eskişehir olan “Birleşik Muhalefet Yolunda Yan Yana Geliyoruz” forumunda yaptığı konuşmada, dünyadaki güç mücadelesi ve tekno-oligarşinin yükselişinden temsili demokrasinin krizine kadar uzanan süreci ele alarak, doğrudan demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bizim Rejimle Derdimiz Var”

“Bize diyorlar ki: ‘Durup durup Erdoğan'la uğraşıyorsunuz.’ Erdoğan'la uğraşmıyoruz. Biz dünyada ve Türkiye'de oluşan rejimle uğraşıyoruz” diyen Yeni Parti Grup Başkanvekili Günaydın, “Erdoğan geldiği gibi gidecek, başka çaresi yok. Bir şekilde gidecek. Ama dünyada ve Türkiye'de yaratılan rejimle derdimiz var. O rejimi bu topraklardan, bu mücadelenin kadim topraklarından sonsuza kadar, attırmak istiyoruz; derdimiz budur. Sadece Eskişehir'i, sadece Türkiye'yi, sadece bölgeyi konuşarak bir yere varamayız. Dünyada çok büyük bir altüst oluş var ve bu altüst oluş tıpkı 1980'lerdeki neoliberalleşme ve küreselleşme gibi bir yeni dönemin kapılarını açıyor. Artık tekno-oligarşi var. Eskiden sermaye grupları kendilerini anlatmak için aracılara ihtiyaç duyarlardı; artık sermaye gruplarının ellerinde teknoloji, ellerinde iletişim ve doğrudan yurttaşın beynine girecek araçları var. Ve bunlar öylesine büyük sermaye biriktirebiliyorlar ki tarımla, sanayiyle asla olamayacak bir hızda büyük bir paranın sahibi olabiliyorlar ve bir dünya tasavvurları var, o dünya tasavvurlarını hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bakıyorsunuz Trump'ın yanında tekno-oligarşinin en önemli unsurları yerlerini almış durumdalar” diye konuştu.

“Dünyada Hegemonya Krizi Var”

Günaydın, dünyada bir hegemonya krizi yaşandığını aktararak, “Amerika, Çin'in hem teknoloji hem de sermayedeki rekabetine dayanamıyor ve bu nedenle o bölgeye ve savaşa harcadığı kaynakları, parayı adeta vekil devletlere transfer etmek istiyor. Artık vekil örgütler yok, vekil devletler var. O nedenle buralara bölge valisi olarak atadığı adam diyor ki: ‘Bu topraklarda demokrasi gereksizdir. Bu topraklarda hayırsever monarşi lazım.’ Bizim karşı karşıya bulunduğumuz tablo budur. Bunların bize çizdiği hayırsever monarşi tablosunun içine girecek miyiz, yoksa 1968'de dediğimiz gibi ‘Yankee go home’ mu diyeceğiz? Doğrudan demokrasi, temsili demokrasinin krizini konuşurken sandığı teklemeye çalışanlara karşı yeniden doğrudan demokrasiye, yurttaşa dönmeliyiz. Varsak bu işi başarırız” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi