Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun, bir dizi ziyaret için geldiği Eskişehir’e geldi. Eskişehir’de ilk durağı olarak Odunpazarı Ziraat Odası oldu. Ziyarette; Gelecek Partisi Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Durmazlar, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Eskişehir Genç Rençberler Başkanı Cihangir Eryılmaz, Gelecek Partisi Eskişehir İl Teşkilat üyeleri ve bir çok çiftçi de vardı.

“Üreticinin evine ekmek götürebilmesini sağlamak zorundayız”

Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Türkiye’nin önemli gündem başlıklarından biri olan güvenlik sorunlarının büyük ölçüde aşıldığını ifade ederek, asıl odaklanılması gereken alanın tarım olduğunu vurguladı. Çelikoğlu, Çiftçilerin üretime devam edebilmek için elindeki varlıkları satmak zorunda kaldığını ifade etti. Çelikoğlu, “Traktörünü, ekipmanını, hayvanını satarak ekim yapan çiftçi var. Artık çiftçinin önünü açmak, üreticinin evine ekmek götürebilmesini sağlamak zorundayız” dedi.

“Eskişehir bir harman şehir”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Eskişehir’e ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kentin hem toplumsal hem de ekonomik açıdan Türkiye için önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Davutoğlu, “Eskişehir benim gönül şehrimdir. Başbakanlık görevinde olduğum dönemlerde yaptığım konuşmalarda Eskişehir için “harman şehir” ifadesini kullanmıştım. Harman şehir; hem insan harmanıdır hem de Türkiye’deki farklı bölgelerden gelen insanların bir arada yaşadığı bir yerdir. Türkiye’de ne kadar farklı bölge ve muhacir varsa, hepsi Eskişehir’de bulunmaktadır. Tatarlar, Balkan muhacirleri ve Anadolu’nun her yerinden gelen insanlar burada yaşamaktadır. Eskişehir bu yönüyle önemli bir göstergedir. Eğer Eskişehir’de toplumsal huzur varsa, Türkiye’de de huzur vardır. Bu açıdan Eskişehir bir barometre niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

“Eskişehir sadece sanayi değil, güçlü bir tarım şehridir”

Eskişehir’in yalnızca ulaşım ve sanayi açısından değil, tarım potansiyeliyle de öne çıktığını ifade eden Davutoğlu, Eskişehir’in su açısından avantajlı olduğunu söyledi. Davutoğlu, “Tarım açısından bakıldığında ise Eskişehir, yalnızca İstanbul, Ankara ve Bursa üçgeninde önemli bir ulaşım kavşağı ve sanayi potansiyeli olan bir şehir değildir; aynı zamanda büyük bir tarım şehridir. Tarım için gerekli olan pek çok imkân Eskişehir’de bulunmaktadır. Ben Konyalıyım ancak Eskişehir’i de yakından gözlemliyorum. Konya’ya kıyasla Eskişehir’de su kaynakları çok daha fazladır. Ayrıca Eskişehir’in büyük bölümü ekilebilir arazilere sahiptir. Zaman zaman kuraklık yaşansa da, Eskişehir bu durumdan daha sınırlı etkilenmektedir” diye konuştu.

“Eskişehir tarımda bir göstergedir”

Davutoğlu, Sarıcakaya gibi farklı iklim özelliklerine sahip bölgelerin tarımsal çeşitliliği artırdığını belirterek, Eskişehir tarımında bir kriz yaşanıyorsa bunun Türkiye genelinde daha büyük bir krizin habercisi olacağını ifade etti. Davutoğlu, “Özellikle Sarıcakaya gibi farklı klimatolojik özelliklere sahip bölgeler bulunmaktadır. Bu nedenle, Eskişehir’de tarımda bir kriz yaşanıyorsa, Türkiye genelinde çok daha büyük bir kriz var demektir. Bu anlamda Eskişehir bir göstergedir” dedi.

“Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali için acil eylem planı hazırladık”

Davutoğlu, TBMM parti grup toplantısında küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerine karşı bir acil eylem planı açıkladıklarını belirtti. Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası saldırıları ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali üzerinden ekonomik riskleri vurguladı. Davutoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısında bir konuşma yaptım. Bu konuşmada, savaşın Türk ekonomisi üzerindeki etkilerini ve alınması gereken önlemleri içeren bir acil eylem planı açıkladım. Açıkça ifade ediyorum ki, Türkiye’de ilk kez bir siyasi parti, Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimaliyle ortaya çıkan krizin muhtemel etkilerine dair kapsamlı bir plan ortaya koymuştur. Bu çalışma, parti kuruluşumuzda oluşturduğumuz gölge kabinenin bir faaliyetidir ve şu anda daha da detaylandırılmaktadır.”

“Gübre ve mazot krizi büyüyor”

Davutoğlu, gübre ve mazot maliyetlerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, gübre fiyatlarının hızla yükseldiğini, bazı yerlerde satışların durdurulduğunu söyledi. Davutoğlu, “Tarım zaten sıkıntılı bir durumdaydı. Gübre sorunu vardı ve çiftçiler gübre ile mazot maliyetlerini karşılayamaz hale gelmişti. Savaşın etkileriyle birlikte bu maliyetler daha da artacaktır. Gübre fiyatları hızla yükselmektedir. Tarım Kredi Kooperatiflerinde fiyatlar artmış, hatta satışlar durdurulmuştur. Burada ciddi bir planlama eksikliği vardır. Geçmişte de ifade ettiğim gibi, gübre stoklarının doğru zamanda yapılması gerekir. Bu durum çiftçinin üretim yapmasını zorlaştırmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Devlet, çiftçiye alım garantisi vermelidir”

Çiftçilere yönelik mazot ve gübre desteklerinin doğrudan fiyatlara yansıtılması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, tarıma ayrılan payın en az yüzde 2 seviyesine çıkarılması gerektiğini vurguladı. Davutoğlu, “Devletin çiftçilere verdiği desteklerin artırılması gerekmektedir. Tarıma ayrılan pay en az milli gelirin yüzde 1’i olmalıdır; ancak mevcut şartlarda bu oran yüzde 2’ye çıkarılmalıdır. Aksi takdirde gıda krizi kaçınılmaz olacaktır. Bugün dünyada en stratejik sektörlerden biri gıdadır. Savunma sanayi ne kadar önemliyse, gıda güvenliği de en az o kadar önemlidir. Tahıl stokları güçlü olmayan bir ülke, dış müdahalelere açık hale gelir. Bu nedenle, kapsamlı bir gıda politikası oluşturulmalıdır. Üretimden tüketime kadar olan süreçteki maliyetler devlet tarafından desteklenmelidir. Ayrıca devlet, çiftçiye alım garantisi vermelidir. Çiftçi ne üretirse üretsin, zarar etmeyeceğini bilmelidir” söyledi.

Davutoğlu, Eskişehir’deki çiftçilerin sorunlarını haftaya mecliste partilerinin grup toplantısında gündeme getireceğini ifade etti.

Kaynak: Alperen Ata