YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı ve Adayı Rahmi Çınar, 27 Eylül’de gerçekleştirilecek ön seçim öncesinde adaylık sürecini, parti içi seçim modelini ve teşkilat çalışmalarını değerlendirdi. Çınar, CHP’de ilçe başkanlığı yaptığı dönemdeki çalışmalarından YENİ Parti’nin kuruluş sürecine, Odunpazarı’ndaki mahalle örgütlenmelerinden yeni dönemde yapılması planlanan çalışmalara kadar birçok konuda Eskişehir Haber Ajansı (EHA) muhabiri Alperen Ata’ya açıklamalarda bulundu.

“Odunpazarı'nın her sokağında, her alanında ve kırsalında izimiz oldu”

Alperen ATA: CHP'de ilçe başkanlığı yapıyordunuz. Daha sonra oradan Yeni Parti kuruldu. Yeni Parti'nin kurucu ilçe başkanlığını yapıyorsunuz. Şu anda Yeni Parti'de bir seçim süreci başladı. İlçe başkanlığına tekrardan adaysınız. Neden adaysınız?

Rahmi Çınar: Uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki ilçe başkanlığı sürecimiz 2018'in başlarında başladı ve devam etti. Bu süreçte birçok yerel seçimde, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ekip arkadaşlarımızla birlikte görev aldık. Bu görevleri Eskişehir'de, özellikle Odunpazarı'nda en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık. Odunpazarı'nın her sokağında, her alanında ve kırsalında izimiz oldu. Bugün de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“Türkiye'nin birçok yerinde il başkanlarımız üzerinden bir süreç yürütüldü”

Daha sonraki süreçte Türkiye'nin gündemini hep birlikte takip ettik. Yargıdaki butlan kararıyla başlayan süreçte genel merkezimize yönelik bir anlayış ortaya çıktı. Önce genel merkezimizdeki direniş alanı daraltıldı, ardından genel başkanımızın etrafındaki yapı hedef alındı. Sonraki süreçte de Türkiye'nin birçok yerinde belediye başkanlarımız ve il başkanlarımız üzerinden bir süreç yürütüldü. İl başkanlarımızın görevden alınmasının ardından biz de burada görevden alınarak Cumhuriyet Halk Partisi dışına itildik ve görevimiz sonlandırıldı.

“Türkiye'de yeni bir yol arayışı başladı”

Bu süreçte, başta genel başkanımız olmak üzere Türkiye'nin her yerinde ciddi çalışmalar yürüttük. Genel merkezdeki birliktelik, yeni yollar ve yeni anlatımlar konusunda önemli bir çalışma ortaya konuldu. Genel başkanımız da Türkiye'nin birçok yerinde düzenlediği mitinglerle nasıl bir Türkiye istediğini, Türkiye'yi bekleyen sorunları ve bunların çözüm yollarını anlattı. Halkımız da bu süreci gördü ve Türkiye'de yeni bir yol arayışı başladı. Anadolu'nun bağrından çıkan Kuvayı Milliye ruhuyla, milletimizin gücüyle Yeni Parti'nin yolu açıldı. Genel başkanımız ve arkadaşlarının öncülüğünde parti kuruldu. Ardından tüm il ve ilçelerde kurucu il ve ilçe başkanları görev alarak bu süreci sürdürdü.

“Ön seçimden tek bir aday çıkacak”

Biz de şu anda kurucu ilçe başkanıyız. Önümüzdeki pazar günü yapılacak ön seçimde yeniden aday olduk. Arkadaşlarımız ve ekibimizle, geçmişten gelen tecrübemizle birlikte bu süreci yeniden yürütmeye talibiz. 27 Eylül Pazar günü Hasan Polatkan Kültür Merkezi'nde yaklaşık 3 bin 700 Yeni Parti üyesinin katılımıyla bir ön seçim gerçekleştireceğiz. Bu seçimde çıkan kişi, kongrede ekibin başındaki tek aday olarak devam edecek ve seçtiğimiz delegelerin onayıyla süreç tamamlanacak.

“Her delege seçiminin ardından mutlaka kırgınlıklar yaşanıyordu”

Dediğiniz gibi Yeni Parti'de üye seçecek ilçe başkanını, il başkanını, hatta genel başkanını. Peki bu Yeni Parti'de Yeni Parti iç demokrasisini nasıl etkiler sizce? Aynı zamanda da Türkiye demokrasisini nasıl etkiler?

Şimdi tabii ki alışılmış bir şey değil. Yıllar önce ilçelerin 400, illerin 600 delegesi üzerinden seçimler yapılıyordu. Eskişehir'de de somut gerçekler üzerinden yürüdüğümüzde, delege seçimlerinin sonucunda adaylar ortaya çıkıyor ve delegelere kendini anlatabilen adaylar yarışıyordu. Seçilen ekip de yoluna devam ediyordu. Daha önceleri iki yıl olan görev süresi, sonraki tüzük değişikliğiyle en az iki, en fazla üç yıl olarak yeniden düzenlendi. Delege seçimlerinin sonucunda da birçok sıkıntı yaşanıyordu. Örneğin üye sayınız 4 binse, 400 delege seçiyorsunuz ve 3 bin 600 kişi dışarıda kalıyor. Herkes çalışmak ve bir şeyler yapmak istiyor. Bu nedenle her delege seçiminin ardından mutlaka kırgınlıklar yaşanıyordu.

“Seçim günü gelip adaylığını açıklayacak arkadaşlarımız da olabilir”

Geçtiğimiz yerel seçimlerde bunu bir şekilde tatlı bir şekilde başardık. Ancak buradaki ön seçim biraz daha farklı. Tüm üyelerin katılımıyla bir ön seçim gerçekleştireceğiz. Şu anda iki aday var. Benimle beraber bir kadın arkadaşımız da aday. Dün bir isim daha gündeme geldi. O arkadaşımız da aday olmayı düşünüyor. Adaylığını netleştirdikten sonra iki, üç ya da dört aday olabilir. Seçim günü gelip adaylığını açıklayacak arkadaşlarımız da olabilir. Bu ön seçim sürecini sağlıklı bir şekilde, demokrasi şöleni içerisinde ve tüm üyelerimizin katılımıyla gerçekleştirmek istiyoruz. Katılımın en az yüzde 70-80 olmasını, mümkünse daha da yüksek olmasını hedefliyoruz. Elbette bunu her yerde gerçekleştirmek mümkün değil; insanların hastalığı, şehir dışında olması veya iş hayatı gibi durumları var. Ancak biz üyelerimizin mümkün olan en yüksek oranda katılımını sağlamayı hedefliyoruz.

“Çok adaylı bir seçim olmasını tercih ediyoruz”

Demokrasinin yaşatılması adına herkesin karar hakkını kullanması önemli. Bu nedenle çok adaylı bir seçim olmasını tercih ediyoruz. Çok adaylı olduğunda birinci gelen kişi yoluna devam edecek, diğer arkadaşlarımız da hayatlarına devam edecek. Süreç bu şekilde ilerleyecek. İl başkanlığında ve daha sonra büyük kongrede de aynı yöntem uygulanacak.

“Yoksul halkımızın dertleri bu ülkede hep aynıydı, değişmedi”

Seçimler bittikten sonra Yeni Parti Odunpazarı'nda seçmene hangi başlıklar üzerinden konuşacak?

Bizim başlıklarımız hiç değişmedi. Geldiğimiz gelenekler, direniş alanlarımız ve çözüm önerilerimiz Cumhuriyet Halk Partisi'nde de üç aşağı beş yukarı aynıydı. Esnafın, üreticinin, öğrencinin, iş bulamayan gençlerin, emekçilerin, emeklilerin ve yoksul halkın sorunları yıllardır değişmedi. Yarın da bunları değiştirmek için mücadele edeceğiz. Yeni Parti olarak üreticinin sıkıntılarını dile getirmeye, adaleti ve hukuku anlatmaya, emeğin nasıl sömürüldüğünü ve geçinemeyen emekçilerin, emeklilerin sorunlarını gündeme getirmeye devam edeceğiz. Bütün halkımızın derdinin ortak olduğunu biliyoruz. Bize düşen görev, Türkiye'deki yoksulluk sınırını onurlu bir yaşam seviyesine yükseltmek için mücadele etmektir.

“Amacımız, herkesin güvenli yaşayabileceği bir ülkeyi birlikte kurabilmek”

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bu topraklarda, bu bayrağın altında yaşayan herkesin ortak anlayışla ve yan yana durarak yürüyeceği bir mücadele var. Bu yürüyüşün amacı halkımızın mutluluğudur. Yıllardır söylediğimiz gibi, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz." Tüm halkımızın mutluluğu etrafında buluşmak, evinde, sokağında, şehrinde ve ülkesinde huzurlu ve güvenli yaşayan insanların mücadelesini vermek zorundayız. Devrimci gelenekten gelen sosyalistlerin ve komünistlerin yanı sıra demokrat ve vicdanlı sağ görüşlü insanların da aynı yüzyıl içerisinde yan yana yürüyebilmesi gerekiyor. Amacımız, herkesin mutlu, huzurlu ve güvenli yaşayabileceği bir ülkeyi birlikte kurabilmek.

“Bu sorunların çözümü için Yeni Parti'nin iktidar olması gerektiğine inanıyoruz”

Cumhuriyet Halk Partisi'nin son döneminde bir noktaya doğru gidiyorduk. Bunu görenlerin sürece müdahil olduğunu ve seçim sürecinin sandıktan yükselişinin engellendiğini düşünüyoruz. Yeni Parti olarak açtığımız bu yeni yolda, evdeki teyzelerimize, yalnız yaşayanlara, gençlere ve kadınlara yeniden umut olmak istiyoruz. Yaşamı sürdürebilmek ve geçinebilmek herkesin ortak sorunu. Manavda, kasapta, sokakta ve mahallede herkesin cebinin yandığı bir ortamda temel mesele onurlu bir maaşla yaşamını sürdürebilmektir. Bunun için sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir yaşamı önümüze koyduk. Kaygılarımız da mücadelemiz de ortak. Bu sorunların çözümü için Yeni Parti'nin iktidar olması gerektiğine inanıyoruz. Bu süreçte il ve ilçe yönetimlerinden belediye başkanlarına, meclis üyelerinden milletvekillerine kadar herkese önemli görevler düşüyor. Daha önce belediyelerimiz aracılığıyla halkın ayağına hizmet götürdük, çocuklar için kreşler açtık, yaşlılara hizmet sunduk ve ailelerin yaşam kalitesine katkı sağladık. Bu hizmetlerin devamlılığı için de yerel yönetimlerdeki çalışmaların sürmesi önemli.

“Hiçbir menfaat ve çıkar gözetmeden yolumuza devam edeceğiz”

Yıllardır aynı sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Yeni Parti'nin amacı, Türkiye'deki insanların mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi için bu sorunları çözmek. Bunun için geri durmadan, kaygıya ve menfaate kapılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Daha önce sokakta ve kırsalda attığımız her adımda nasıl umut olmaya çalıştıysak, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Yeni Parti'yi Eskişehir'de ve Türkiye'de iktidara taşımak için tüm ekiplerimizle, meclis üyelerimizle ve milletvekillerimizle üzerimize düşeni yapacağız. Dün nasıl sorumluluk aldıysak, yarın da hiçbir menfaat ve çıkar gözetmeden aynı sorumluluğu üstlenerek yolumuza devam edeceğiz.

“Sayıları çoğaltarak her alanın her damarına inmek zorunluluğumuz vardır”

Geçtiğimiz yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanı olduğunuz dönemde Emek Mahallesi’nde bir iletişim ofisi açmıştınız. Yeni Parti döneminde de Emek ve Sultandere mahallelerinde iletişim ofisleri açmayı veya bu bölgelere yönelik özel çalışmalar yürütmeyi düşünüyor musunuz?

Tabii ki bunlar düşünülüyor. Açtığımız her ofisin giderleri de söz konusu. Oradaki görevlendirmelerimiz de söz konusu. Emek 60'ın üzerine çıkmış, bunun gibi birçok mahallemiz var. Her gün büyüyen mahallelerimiz var. İlerleyen günlerde mahalledeki mahalle temsilciliği ve o meclisleri daha da fazla büyüterek yani çünkü artık bir kişilik, iki kişilik olacak şeyler değil, yetmiyor bunların hiçbiri. Burada yeni alanlar açarak genel merkezimizin düşündüğü bu mahalle meclislerini de oluşturarak, sayıları da çoğaltarak her alanın her damarına inmek zorunluluğumuz vardır. Emekte olduğu gibi, büyüyen her mahallenin hem kendi alt sorunlarını bilmek gerekiyor hem de oradaki siyasi çalışmaları büyütme adına orada yeni bir yapılanma sürecini biz mecburiyete yapacağız. Kim olursa olsun yapmak zorunda. Ofislerin sayısı 3 olur, 5 olur ama bunların mahalledeki durumuna göre, mahalledeki nüfus oranına göre bunların olması zorunludur ve bunları yapmak için de çaba sarf etmeye devam edeceğiz.

“Bu telefon aramaları olur”

Seçimlere geri dönersek, geçtiğimiz haftalarda delegelerin üyeleri arayarak oy istemesi, belirli bir adaya oy verilmesi yönünde telkinlerde bulunması ya da bu yönde mesajlar göndermesiyle ilgili bazı iddialar gündeme geldi. Bu iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu telefon aramaları olur. Biz ilçe yönetimi olarak aldığımız kararda görevlendirdiğimiz ilçe yönetici arkadaşlarımız, mahalleler üstendiler. Kendi ekip arkadaşlarıyla birlikte kendi oradaki çalışma gruplarıyla birlikte, çünkü biz mahallelerde çalışma gruplarımız vardır, çalışma gruplarıyla beraber mahalle mahalle mahalle aradılar.

“Herkesin seçime girdiği gibi herkesin herkesi arama özgürlüğü de vardır”

Şimdi şu olabilir, yani oradaki çalışma gruplarının içerisinde 1 2 3 5 neyse delege arkadaşlar da olabilir. Ama biz bunu yönetim olarak üstlendik. Kaldı ki herkesin herkesi arama, herkesin seçime girdiği gibi herkesin herkesi arama özgürlüğü de vardır, arayabilir. Siz de aratabilirsiniz, bir başkası da aratabilir. Rakibimiz olan kişiler de birileriyle arayabilir, aratabilir. Aslında burada bu siyasetin içerisinde topyekün hep beraber varsak, herkes istediğini istediği şekilde arayabilir. Bence aramalar da normaldir diye düşünüyorum. Ama biz bunu aslen yönetim kurulu olarak üstlendik ve yönetim kurulu arkadaşlarımızın oluşturduğu gruplar etrafında biz bu süreci halen daha devam ettiriyoruz. Aramalarımız sürüyor.

“Değiştirebileceğimiz arkadaşlarımızı değiştireceğiz”

Seçilmeniz durumunda ilçe teşkilatınızda bir yenilenmeye gitmeyi düşünüyor musunuz? Yönetim kurulunuzda değişiklikler olacak mı? Yeni Parti Odunpazarı İlçe Başkan Adayı Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, seçilmesi durumunda size yönetiminde görev teklif edeceğini söylemişti. Sizin de seçilmeniz halinde kendisine böyle bir teklif götürme düşünceniz var mı?

Şimdi daha önceki kongrelerimizde de en çok, bilirsiniz yani bir önceki seçmenimize de baktığınızda, gençlerin en çok benim yönetim listemde olduğunu herkes gördü, görüyor da. Ama ilçeilerde başarı elde edebilmenin bazı yolları vardır. Yana yana duran, sıkı duran, o içerideki arkadaşlık, içerideki yönetimle birlikte oluşan bir arkadaşlık, dostluktur. Biz bütün kongrelerde bunu başardık. İlçe yönetimlerimizde de biz bunu başardık. Biz bunu yarın yine başarırız. Yine başaracağız. Tabii ki değişimler olacak. Zaman ayıran, ayıramayanlar olacak. Bir değişim süreci zaten yaşanacak burada ister istemez. Çünkü işinden dolayı ya da sağlığından dolayı bir değişim süreci oluyor. Gençleştirmeye baktığında en çok gençleştirmeyi yine bizler yapmışız. Ama bugüne kadar elde ettiğimiz başarının altında yatan bir gerçek de şudur: Yönetim kurulu içerisindeki arkadaşların çok sıkı bir şekilde yana yana duruşudur ve o çalışma azmiyle birlikte yürüyüşüdür. Budur. Biz tabii ki yine aynı şekilde devam edeceğiz. Yine arkadaşlarımızla soracağız. Değiştirebileceğimiz arkadaşlarımızı değiştireceğiz.

“Bir başkan adayı olarak çıkmış bir arkadaşımızı ben yönetim kuruluna alamam”

Ama ana kadro, ana çekirdek ruhunu bozmadan ben yoluma devam edeceğim. Bunu söyledim, yine söylemeye çalışıyorum. Diğer ikinci sorunuza gelince de, şimdi ben yönetim alırsam Cevahir hanıma asla yönetim teklif etmeyeceğim. Bunu ben yapmam, yapamam da. Çünkü karşımızda bir başkan adayı olarak çıkmış bir arkadaşımızı ben yönetim kuruluna alamam. Olmaz bu.

“Bir kişi seçimi kazanır ya da kaybeder”

2017'den beridir ilçe başkanı olarak görev yapan bir kişi de seçimi kazanır ya da kaybeder. Ama sonuçta gidip bir arkadaşımızın yönetim kurulunda görev alarak devam etmez, edemez. Yani bu birazcık böyle bir farklı bir bakış açısı, bana da sorarsan üsten bir bakış açısı. Bu böyle olmamalı.

“Oluşturduğumuz yönetimimizle yolumuza devam ederiz”

Ben açıkça söylüyorum. Ben asla yönetim teklif etmem. Yola açık olsun derim. Bize önerileri varsa davet ederim. Otururuz, çay içeriz, önerilerini alırım ama yönetim kadrom benim her zaman birlikte belirlediğimiz arkadaşlarımızla birlikte, mahalle temsilcilerimizle birlikte, işte meclis üyelerimizle birlikte, belediye başkanlarımızla birlikte belirlediğimiz, onların önerileri sonucunda oluşturduğumuz yönetimimizle biz yolumuza devam ederiz. Ama bu dediğiniz asla olmaz.

“Ayşe başkanım ben karışmayacağım dedi”

Adaylık sürecinize başlarken Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’tan herhangi bir görüş aldınız mı? Aynı şekilde YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ile de adaylığınız konusunda görüştünüz mü?

Evet. İlk önce Kazım başkanımla biz yıllardan beridir hem sendikalarda, halk evlerinde, vakıflarda birlikte yol aldığımız bir ekip ruhumuz var bizim yıllardan beridir. Evet. 2017'den beridir de yine Kazım başkanımız oldu Odunpazarı bölgesinde siyaset yapıyoruz. Kazım başkanımla görüştükten sonra Ahmet başkanıma gittim. Onunla da dertleştik, konuştuk. O da yine aynı şekilde ilçe başkanlarımızın yine yerinde kalması taraftarı olduğunu, Ayşe başkanıma da gittim. Ayşe başkanım ben karışmayacağım dedi, bunu söyledi. Talat başkanımla da aynı yolda yürüyoruz şu anda.

“Talat Yalaz'la bir sıkıntımız yok”

Bizim hiçbir sıkıntımız yok. Tepebaşı ilçe başkanıyla da bir sıkıntımız yok. Tevfik Beyle, il başkanı Talat Yalaz'la da bir sıkıntımız yok. Aynı yolda yürümeye devam ediyoruz. Biz burada bu şehrin iki büyük, en büyük ilçeleri olarak ve il başkanlığı olarak biz önce burada bir yana yana duruşumuzu göstereceğiz ki bundan önceki süreçte de belediye başkanlarımızın çağrısı üzerine de biz aynı yolu izlemiştik.

“Benim milletvekilliği olacağım diye de bir kaygım yok”

Yani ben her yerde söyledim, söylemeye de devam ediyorum. Benim il başkanlığı kaygım yoktur. Benim milletvekilliği olacağım diye de bir kaygım yoktur. Hele hele belediye başkanı olacağım diye de hiçbir kaygım yoktur. Biz Türkiye'nin büyük resmini görüyoruz. Yoksulluğu görüyoruz, yaşananları görüyoruz, hukuksuzluğu görüyoruz, adaletsizliği görüyoruz. Bunun için bunun sonlanması için bu mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu anlamda da bu anlamda da Eskişehir'de olabilecek birçok kaşımaların da önüne geçerek biz yine yolumuza devam etme çabası içerisindeyiz.

“Kavgamızı hukuksuzluk ve adaletsiz düzenine karşı yürütmek zorundayız”

Biz yana yana durmayı becerirsek belediye başkanlarımız ve ekip ruhuyla, vekillerimizle, meclis gruplarımızla yana yana durmayı becerebilirsek ki mahallelerde mahalle temsilcilerimizle ve üyelerimizle yana yana durmayı becerebilirsek biz biz ilk seçimde iktidar olacağız diyorsak çok fazla büyük kavgaların kendi içimizde ateşlemememiz lazım. Bu kavganın öncülüğünü bizler yapmayacağız. Biz kavgamızı hukuksuzluk ve adaletsiz düzenine karşı yürütmek zorundayız. Yoksulluğa karşı yürütmek zorundayız.

Değişimi ilk savunan benim

Bu ülkede değişimi isterken, değişimi savunurken ve değişimin olması gerektiğini söyleyen Türkiye'deki ilçe başkanları içerisinde gelen ilk isimlerden biri de benim, Kazım Başkan'ımla birlikte. Değişimi sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nde savunmadık. O önü tıkalı değişimin önünü açarak genel başkanımızla birlikte orada bir çığlık açtık. Yürüdük. Özgür Genel Başkanımızın kurultay delegeliğinde oy verenlerden biriyim. İlk kongrede oy verenlerden biriyim. Kurultay delegesiyim. Hâlâ daha buraya gelene kadar bu sürecin içerisindeydik. Bu süreci yaşayan biziz. Türkiye'nin büyük resmini biliyoruz. Değişimi ilk savunan benim. Değişimin de önce orada olması gerektiğini savunarak o yolu izledik ve değişimi orada yaşattık. YENİ Parti'nin umudunu, Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte savunan ilçe başkanları ve belediye başkanlarıyla Türkiye'de bunu örgütledik.

“O değişimi biz zaten başlattık”

“Değişim” diyor ya bazı arkadaşlarım. O değişimi biz zaten başlattık. O değişimin tam ortasındayız ve aynı zamanda o değişimin tam önündeyiz. Bu süreci de devam ettiriyoruz. Neden devam ettiriyoruz? YENİ Parti Türkiye'nin umududur. “YENİ Parti hepimizin umududur” diyoruz. Türkiye'de sıkışan bu alanın, demokrasinin, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, yoksulluğun ve fukaralığın önünü tıkayan; gençlerin umudunu söndüren bu düzenin, bu kara düzenin sona ermesi için Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte Türkiye sürecini örgütledik.

“Biz de bu umudun tam ortasındayız”

YENİ Parti umut oldu. Umut olmaya devam ediyor. Biz de bu umudun tam ortasındayız. Umudu yarına taşıyabilme yolunda da elimizden geleni, dün olduğu gibi, hiçbir çıkar gözetmeden yapacağız. Bir daha söylüyorum: Hiçbir çıkar gözetmeden biz bugüne kadar geldik. Bundan sonraki süreci de bu şekilde devam ettireceğiz.

“Yeni sürecin içerisinde herkes yerini yolunu alır”

İlçe seçimleri bittikten sonra sonuç her ne olursa olsun bir kırgınlık, bir küskünlük olur mu sizce?

Şimdi tabii ki şöyle bir şey, kırgınlık insanlar içlerinde yaşarlar ne olursa olsun. Bu yaşanır ama bu unutulur. 3 gün sonra unutulur, 5 gün sonra unutulur. Yeni sürecin içerisinde herkes yerini yolunu alır. Siyaset sadece burada yapılmıyor. Siyaseti burada ilçe başkanlığını kazansa da kaybetse de olmuyor. Katkının her yerde olur. Katkı bütün alanlarda olur. Bizim de engin tecrübelerimiz var her yerde. Sandık görevlilerinin yazıldığı, olduğu, sandık başlarında mahalle örgütlenmelerinde ya da bir baktığında dizayn edilen şekliyle birçok noktada bunu zaten biliyoruz, bunu yaşıyoruz. Gidişatını da görüyoruz. Yerimizi aldık, almaya da devam edeceğiz.

“Biz bu seçimi almak için yola çıktık ve bunu da alacağız”

Ama biz şundan eminiz. Biz Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak, yönetim kadrosu olarak, mahalle temsilcisi arkadaşlarımız olarak biz bu seçimi kesinlikle alacağız ve bunun da inancındayız. Almak için de çaba sarf ediyoruz ve bunun sonucundan da emin olduk. Emin olmak için de çaba sarf ettik ve emin olmaya da devam edeceğiz. Biz bu seçimi almak için yola çıktık.

Eklemek istediğiniz bir şey varsa buyurun…

Zor bir sürecin içerisinden geçiyoruz.Evet, Mutan yönetimiyle beraber yeni ilçe başkanlıkları Türkiye'nin yeni yerler aradılar. Yerlerimizi bulduk, tuttuk. Hemen burada suyun kenarında Porsuk Bulvarı'nda 5. kat ilçe başkanlığı, 4. kat Odunpazarı ilçe başkanlığı, 3. kata Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak yerimizi tuttuk, iç dizaynını yapıyoruz. İçindeki değişimleri yapmaya çalışıyoruz. Çünkü her şeyi biz terk ettiğimiz yerde bıraktık. Yeniden bir yapılanma süreci içerisindeyiz. Kongreleri tamamlarken arda arda bizden sonra il başkanı ve büyük kongreyi yapacağımız kongre sürecini tamamlarken önümüzdeki yılın Nisan Mayıs aylarında büyük bir seçim yaşanacağı söyleniyor.

Halkımıza yol göstermeye devam edeceğiz

Bunun için de 6 ay önceden o seçime girebilmek için 6 ay önce bu kongreleri tamamlamamız gerekiyor. Bunu tamamlamak çalışırken de il ilçe binaları içerisindeki o eksikleri gidermeye çalışıyoruz. Yeniden bir yapılanma sürecindeyiz. Hem üyelerle yeniden yapılanma sürecine girdik, hem yerlerimiz olarak hizmet edeceğimiz binalarda yeniden yapılanma sürecine girdik. Biz bunların hepsini taşıyacağız. Biz bunların hepsinin ileride nasıl olacağını, nasıl çözüleceğini üç aşağı beş yukarı biliyoruz. Zor mu evet zor ama ama yeni bir sürece girerken de Türkiye'nin o eski sorunlarını, kalıplaşmış sorunlarını o fukaralığı anlattık. O sorunları biliyoruz, o yoksulluğu anlattık. Adaletsizliği, hukuksuzluğu anlattık. O eski sorunları da biliyoruz. Yeni parti olarak o eski sorunların tam ortasında olacağız, önünde olacağız. Halkımıza yol göstermeye devam edeceğiz.

“Bizimle birlikte yürümeye devam etsinler”

Ben sağlıklı, huzurlu günler diliyorum. İlerleyen günlerde de mutlu olabilme adına yana yana ve sağlıklı güzel yaşayabilme adına ne istiyorsak sadece biz kendimize değil tüm halkımız adına bir şeyler istiyoruz. Onun için de tüm halkımızdan beklentimiz şudur: İlçe teşkilatlarını örgütlerini yalnız bırakmasınlar. Partilerimiz çok sıkı yana yana dursunlar çünkü biz yakın zamanda büyük bir seçime gideceğimizi biz eminiz. Bu anlamda da bizi yalnız bırakmasınlar ve bizimle birlikte yürümeye devam etsinler.

Kaynak: Alperen Ata