YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkan Adayı Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, Eskişehir Haber Ajansı (EHA) muhabiri Alperen Ata’ya yaptığı açıklamada siyasete dönüş kararını, adaylık sürecini ve Odunpazarı için hayata geçirmek istediği çalışmaları anlattı. Yazıcı, parti içi demokrasinin güçlendirilmesi, üyelerin karar süreçlerinde daha etkin olması ve farklı kesimlerin temsil edildiği bir örgüt yapısının oluşturulması gerektiğini belirtti.
“Siyasetin çok konuşulduğu bir aileden geliyorum”
Siyasete girmeye ne zaman karar verdiniz ve sizi siyasiye iten şey ne oldu?
Bu, hep içimde var olan bir duyguydu. Şimdi biraz geçmişe dönüyoruz; sevdiğimiz dostlarımızla, büyüklerimizle konuşuyoruz. Mesela 1995 seçimlerinde, lise öğrencisiyken Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim öncesi konvoylarına katılmak için çok çaba sarf etmiş, arabalarında kendime yer bulup onlarlagezmiştim. O dönemi sonradan bana hatırlatıyorlar, ben de hatırlıyorum. Kapı kapı dolaşıp broşür dağıttığımı çok iyi biliyorum. 1997 yılında henüz çok erken gençlik dönemimde olmama rağmenyine gençlik kollarının şiir dinletilerinde yer aldım. Üniversiteyi kazanmamla birlikte ise aktif bir şekilde gençlik kollarında görev aldım. Siyaset hep içimde vardı; zaten aile olarak da siyasetin çok konuşulduğu bir aileden geliyorum. Sanırım bu durumun bir yansımasıydı.
“Eskişehir'de siyasetin hep birinin vesayetiyle himayesinde şekillenmesinden maalesef hoşlanmıyorum”
Aslında siyasete geri dönüşümü anlatmam daha uygun olur. Siyasette müstakil varlığımı ortaya koyabileceğimin zeminini bugün bulduğumu değerlendiriyorum ve o yüzden bugün döndüm.Eskişehir'de siyasetin hep birinin yanında durmanız, birinin size el vermesi, sizi öne çıkartması, takdim etmesi, taltif ya da tenkit etmesi üzerine şekillendiğini maalesef gördüm ve bu durumdan hoşlanmıyorum.Şunu da özellikle söylemek isterim: Bugüne kadar emeği geçen herkesin katkılarını asla inkar etmek veya eleştirmek gibi bir düşüncem yok. Çünkü siyasette bulunmak; işinizden, ailenizden ve özelinizden çaldığınız vakti, daha iyi bir gelecek inşası için halka vakfetmeniz demektir. Bu, hiçbir zaman inkar edilecek, azımsanacak veya hor görülecek bir faaliyet olmamıştır. Ancak ben bireysel olarak kırgınlıkları, küslükleri ya da kısır tartışmaları sevmiyorum.
“Aynı geleceği düşlediğimizle küsmek bana göre değil”
Tartışmayı her zaman severim, çünkü tartışmaların insanları geliştirdiğine inanırım. Fakat kısır tartışmalar içerisinde bulunmak; birinin "tırnak içinde adamı" olarak anılmak; ya da aynı siyasi partide yer aldığınız, aynı geleceği düşlediğiniz başka birine karşı sırf biriyle hareket ediyorsunuz diye mesafeli durmaya ve küs olmaya çalışmak bana göre değil. Özetle; ben hayatımda samimiyeti çok önemsiyorum. Benim anladığım samimiyet, sürekli dip dipe, çok yakın olalım demek değildir; birbirimize karşı dürüst davranmamızdır. Sevgi de samimiyettir; eğer sevmiyorsak bile bunu birbirimize açıkça dile getirebilmemiz esastır.
“Birilerinin ‘adamı’ olmak istemem”
Ama baktığım zaman, işte o siyasetin izleniş tarzı gereği, hep birilerinin adamı olmak, birinin yanında olmak, biriyle küsmek, birine güvenmemek, işte birine çok güvenmek falan üzerinden şekillenen bir siyaset gördüm ve benim çok sevdiğim büyüklerim, çok sevdiğim abilerim, ablalarım veya zaman içerisinde çok sevdiğim arkadaşlarım ve kardeşlerim hep bir yerde bir saf tuttular. İşin aslı ben o safın içerisinde yer almayı istemedim.
“Yargı siyasallaştı ve CHP yargının şekillendirdiği bir parti haline geldi”
Çünkü daha büyük bir meselemiz var aslında şu an bizim, yani hukukun her gün maalesef çiğnendiği, demokrasiden her gün bir adım daha uzaklaştığımız, her gün biraz daha yoksullaştığımız, her gün işçilerimizin haklarını alamadığı, emeklilerimizin yoksulluk sınırının altında çalıştığı hani bir Türkiye'de eğer biz bu partide, bu düzlemde, bu çerçevedeysek, bir aradaysak, bizim temel hedefimizin ayrışmak değil bütünleşmek ve ülkeye de faydalı çalışmalar yapmak ve insanların da umuduyla oynamamak olması gerektiğini değerlendiriyorum. İşte o yüzden aslında bu dönemde siyasetin içerisinde yer almaya karar verdim. Yani Cumhuriyet Halk Partisi biliyorsunuz maalesef ki çok üzücü oldu hepimiz için de, kayıtlı üye idim ama siyasetin şekillendirdiği bir, daha doğrusu şöyle söyleyeyim, devletin politikasını şekillendirdiği bir partiye dönüştü. Yargı siyasallaştı ve yargının şekillendirdiği bir parti haline geldi, şahsi kanaatimdir.
“Yeni Parti'nin demokrasiye inanan pek çok insanı tekrar toparlama çabasıdır”
YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığına neden aday oldunuz?
İşin aslı, benim aktif siyasetin içerisinde bu şekilde yer almamdaki temel gaye Yeni Parti'nin demokrasiye ve sosyal demokrasiye inanan pek çok insanı tekrar toparlama çabasıdır. Ancak Yeni Parti kendisini bununla da sınırlamamış; hukuksuzluktan, adaletsizlikten ve yoksulluktan yakınan, demokrasinin kurallarının işletilmesi ve uygulanması gerektiğini düşünen herkesi aynı çatı altında kucaklamak için bir politika başlatmıştır.
“En önemli hamle kararın ve yetkinin üyeye verildiği bir sistem kurmak”
Buradaki en önemli hamlenin; sözün, kararın ve yetkinin üyeye verildiği bir sistem kurmak olduğunu değerlendiriyorum. Bundan sonra siyasete başlayabileceğim noktanın da aslında en iyi bildiğim yer olduğu kanaatine vardım. Ben doğma büyüme Odunpazarı Büyükdere Mahallesi sınırları içerisinde yaşadım ve hala Büyükdere Mahallesi'nde yaşıyorum. İnsanlarıyla çok zaman geçirdik, oturduk, konuştuk, hala görüşmeye ve konuşmaya devam ediyoruz. Öncelikle mahallenin sorunlarına ve beklentilerine vakıf olduğumu belirtmek isterim. Ayrıca ilçenin diğer mahalleleri hakkında sorunlar, beklentiler ve çözüm önerileri konusunda fikir sahibi olduğumu değerlendirerek "Başlangıç buradan olmalı" dedim.
“Üyelerin oylarına talip olmayı çok daha uygun buldum”
Biliyorsunuz, delege seçimleri geçtiğimiz hafta gerçekleşti. Siyasi Partiler Kanunu ve parti tüzüğü gereği delege seçimlerinin yapılması zorunludur. Ancak genel merkezin ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in istediği, üyelerin katılımıyla seçilecek yöneticilerin ilk ayağı ilçe yöneticileridir. Ben de Odunpazarı ilçesinde yönetime ve üyelerin oylarına talip olmayı çok daha uygun buldum. Bu noktada da son derece doğru bir adım attığımı değerlendiriyorum.
“Her kesimden insanda çok olumlu karşılık buldu”
Yeni Parti'yle birlikte delegenin biraz daha kağıt üstünde kaldığı, asıl kararın üyelerin oylarıyla verildiği ifade ediliyor. Bu bağlamda, ilçe başkanını ve il başkanını doğrudan parti üyesinin seçmesi, siyaseti ve partinin iç işleyişini sizce nasıl etkiler?
"Yeni Partinin parti içi yönetimlerin üyelerin katılımıyla belirleneceği yönündeki politikası, partiye katılımı çok ciddi ölçüde olumlu etkiledi. Türkiye’nin dört bir yanından, farklı gerekçelerle oluşturduğumuz WhatsApp gruplarında bu yaklaşımın her kesimden insanda çok olumlu karşılık bulduğunu gördüm.
“Hesap sorma yetkisinin üyede olması gerektiğine inanıyorum”
Aslında aradığım demokrasi modeli de tam olarak buydu; sözün, yetkinin, kararın ve hesap sorma yetkisinin üyede olması gerektiğine inanıyorum. Bu durum insanlara gerçekten bir umut ve ışık oldu. Geçmişte hiçbir siyasi parti çatısı altında mücadele etmemiş çok sayıda vatandaşımız, 'Evet, kendimi ifade edebileceğim ve siyasi katkı sunabileceğim mecra burası' diyerek sürece dâhil oldu. Bu sayede Yeni Parti çok ciddi bir üye ve seçmen sayısına ulaştı; bu inkar edilemez."
“Partili veya partisiz ayrımı kesinlikle gütmeyeceğimiz bir sistem kurmak istiyoruz”
Eskişehir'de Büyükdere mahallesinde doğup büyüdünüz ve ofisiniz de Vişnelik'te bulunuyor. Bu mahallelere genel olarak baktığımızda, CHP'ye veya YENİ Parti’ye daha yakın olan kesimlerin ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Diğer yandan Odunpazarı'nda, AK Parti'nin oylarının daha yüksek olduğu Emek Mahallesi gibi bölgeler de var. Bu bağlamda, Odunpazarı ilçe başkanı seçildiğinizde Emek gibi mahallelerde ne tür çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?
Aslında bütün mahallelerimiz için konuşmam gerekirse, temel olarak yapmayı planladığım şey; öncelikle parti üyelerimizle birlikte düzenli olarak mahalle toplantıları yapmak, mahallenin sorunlarını öğrenmek ve bunlara nasıl bir çözüm getirebileceğimizi belirlemektir. Bütün bunları yerel yönetimlerimize taşımayı hedefliyorum çünkü sorunların çözüm merci yine yerel yönetimlerimiz olacaktır. Oradaki ihtiyaç sadece ekonomik bir yardım vesaireyle sınırlı değildir; örneğin üniversite sınavına hazırlanmak isteyen ama kursa gidemeyen gençlerimiz de var. Mahalle sakinlerinin tüm bu ihtiyaçlarını giderebileceğimiz, partili veya partisiz ayrımı kesinlikle gütmeyeceğimiz bir sistem kurmak istiyoruz. Bu sistemle ihtiyaç sahiplerini imkan sahibi teşebbüsçülerle buluşturmayı, burs ve kurs imkanları sağlamayı veya çeşitli yardım ihtiyaçları olanlara yönelik "Kimi kimle buluşturabiliriz?" sorusuna yanıt arayarak harekete geçmeyi temel muratlarımdan biri olarak görüyorum.
“Önemli olan çözülmesi gereken mesele”
Bunun dışında, tabii ki partime yeni üyeler kazandırmak temel çalışmalarım arasında yer alacak. Beni yakından tanıyanların çok iyi bildiği gibi, bireysel ilişkilerimde hiçbir zaman siyasi parti ve görüş ayrımı gütmem. Bir kişinin siyasi görüşü, toplumun yaşam hakkını elinden almadığı sürece herkesin kendi görüşünü savunmasının da destekçisiyimdir. Bu yaklaşımın kıymetli olduğunu ve bu sayede pek çok üyeyi partimize kazandırabileceğimi değerlendiriyorum. Geçmişte sivil toplum alanında yaptığım çalışmalarda da hiçbir siyasi sayik gözetmedim. Özellikle çocuk alanında çalışırken çocuğun annesinin, babasının kimliği veya kim olduğu hiçbir şekilde önemli değildi. Aynı şekilde, çocuğa yardımcı olmak isteyen kişi ve kurumların siyasi görüşü de önemli değildi; önemli olan çözülmesi gereken mesele, ulaşması gereken yardım ve bu yardımın niteliğiydi.
“İlçe başkanının temel görevi sorunları görüp çözüm üretmek olmalıdır”
Yine aynı şekilde, bence bir ilçe başkanının temel görevi sorunları görüp bunlara çözüm getirmeye çalışmak olmalıdır. Bu süreçte mahalledeki üyelerle ve aramıza kazandırılabilecek yeni üye adaylarıyla düzenli olarak bir araya gelmek, görüşmek, dertlerini dinlemek ama sadece dinlemekle kalmayıp onlara dokunmak, çözüm önerileri üretmek gerekir. Bu çözümleri sağlayabilecek kurumlar da bence yerel yöneticilerimizdir. Doğru ve etkili bir şekilde yerel yöneticilere ulaşmak, aradaki bu köprüyü kurmak ve aidiyet duygusunu sağlamak temel hedefim olacaktır.
“Her birinin oyuna talibim”
Yerel yönetimler demişken; Odunpazarı, Tepebaşı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanları şu an YENİ Parti üyesi. Adaylığınızı açıkladığınız toplantıda üçünü de aradığınızı söylemiştiniz. Üçüyle aranız nasıl ve adaylığınıza nasıl bir tepki verdiler? Aynı zamanda, yine yanlış hatırlamıyorsam, o toplantıda YENİ Parti İl Başkanı Talat Yalaz’ı aradığınızı da belirtmiştiniz. Kendisi adaylığınızı nasıl değerlendiriyor?
Hepsiyle de görüştüm, o toplantıda da bahsetmiştim. Pazar günü delege seçimlerimizde Talat Başkan'la da bir araya geldik. Kazım Başkan da geldi, uzun uzun oturduk, sohbet ettik. Olumsuz herhangi bir yaklaşım görmedim ve sezmedim, beklemiyorum da işin aslı. Çünkü her biriyle bireysel ilişkilerimin olması gerektiği gibi, olumlu, saygı ve sevgi çerçevesinde olduğunu özellikle belirtmek isterim.Her birinin oyuna talibim; onlar da özellikle Odunpazarı bölgesinin oy vericileri. Ayşe Başkanımız da yanılmıyorsam bu bölgenin sakini. Ama "mutlaka birilerine benim için çalışın" gibi bir yaklaşımı ne yakıştırırım ne de onlara yakışır; onlar da zaten böyle bir şeyi istemezler diye tahmin ediyorum. Ben de kalkıp onları zor pozisyonda bırakacak herhangi bir taleple veya dilekle gitmem kendilerine.
“Burada en önemli şey üyenin iradesi ve aklı”
Burada en önemli şey üyenin iradesi ve aklı. Bizim üyelerimiz donanımlıdır, siyasetin içindendir; durumu yeterince değerlendirir, tartışır. Başkanlarımızın bizlere başarılar dileyip bir yerde durmaları kendilerine yakışandır ve benim onlardan en büyük beklentim de budur. Sağ olsunlar, her biri başarılar diledi, tebrik etti. Gayet nezaket içerisinde sohbetimizi, muhabbetimizi gerçekleştirdik. Ama herkes kendi işiyle meşgul, kendi yerinde, öyle söyleyeyim.
“Yeni Parti, aslında bir ümit partisidir”
Yeni Parti Odunpazarı'na kendisini nasıl anlatmalı? Konu başlıkları neler olmalı, Yeni Parti'nin?
Günümüz Türkiye'sinde bildiğiniz gibi yaşam oldukça zorlaşmıştır. Emekli maaşları, asgari ücret veya bu değerlerin üzerinde kazanılan gelirler dahi asgari bir yaşamı sürdürmek için yeterli gelmeyen standartlardadır. Kimisi açlık sınırının, kimisi ise yoksulluk sınırının altındadır. Yeni Parti, aslında bir ümit partisidir. Bildiğiniz gibi tabandan gelen bir istek ve koşulların getirdiği zorunluluk sebebiyle doğmuş, güçlü bir duruş sergilemiştir.
“Ülkemizle ilgili ciddi bir toplumsal ve hukuki dönüşüm söz konusudur”
Yeni Parti, Odunpazarı'na bugüne kadar şunu söylemiştir ve bundan sonra da söylemeye devam edecektir: Biz; asgari ücretlinin, işçinin, emeklinin, emekçinin ama aynı zamanda kadının, sanayicinin, engelli bireylerin, kısacası bu toplumun içerisinde yer alan herkesin partisiyiz. Ülkemizle ilgili ciddi bir toplumsal ve hukuki dönüşüm söz konusudur. Biz, parlamenter sisteme yeniden dönülmesi noktasında bir mücadele içerisinde olacağız. Yine halkın oylarıyla ve iradesiyle seçilecek yöneticilerle demokrasiyi olması gereken yere taşıyacağız. Söylemlerimiz zaten bu yöndedir. Yoksulluğa, açlığa, emekliliğe, işsizliğe, engellilere, kadınlara, çocuklara ve yaşadıkları tüm toplumsal problemlere getireceğimiz çözüm önerilerini daha da vurgulayarak ortaya koymaya başladık ve devam edeceğiz. Odunpazarı'nda da bunu gerçekleştireceğiz.
“Yönetimdeki ilk teklifimi Rahmi Çınar’a ileteceğim”
Seçildiğiniz takdirde yönetim kurulunuzda kimler görev yapacak? Bu soruyu açmak gerekirse; yönetimde öğrenciler, kadınlar veya sanayiciler gibi farklı kesimlerden temsilciler yer alacak mı?
Ben seçileceğime inanıyorum, bir kere öncelikle onu söyleyeyim. Seçilirsem değil, seçildiğimde diye başlayacağım buna. Seçildiğimde yapacağım ilk iş şu olacak; şu an karşımda bir başkan adayı var, biliyorsunuz, mevcut ilçe başkanı ve başkan adayı. Şimdi 8 yıllık bir emeği var bu partinin, az bir süre değil, ciddi de bir emek ve birlikte hoşgörüyle ve nezaketle bir mücadele yürüteceğimize ben çok eminim. Diyeceğim ki: "Sayın Başkan, tecrübelerinizi, emeklerinizi asla göz ardı edemeyiz. 24 kişilik de biliyorsunuz bir yönetim kadromuz var. İlk teklifimi size yapıyorum. Tecrübelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz? Birlikte biz yine Odunpazarı ilçeyi yönetebilir miyiz? Çünkü ayrışmanın değil, birleşmenin zamanı olan bir gün. Lütfen buyurun gelin." İlk teklifimi mesela mevcut başkanımıza gerçekleştireceğim.
“Bütünleştirici, kavgaları ve küskünlükleri engelleyici bir başkan olacağım”
Sonrasında tabii ki, özellikle belediye başkanlarımızın da bana önereceği isimler olacaktır. Odunpazarı'nda bizim için çok kıymetli bir üyedir, çok çalışkandır; hani böyle isimler varsa onları soracağım. Onların da işte bir iki katılımı olacak. Ama onun dışında bir kere partimize yeni katılan, geçmişte herhangi bir siyasi parti içerisinde yer almayan ya da yine demokrasiyi savunan ama farklı siyasi partiler içerisinde faaliyette bulunan pek çok üyemiz var. Onların da kendilerini temsil makamında hissettikleri bir yönetim oluşturmak istiyorum. Dediğim gibi birleştirici, bütünleştirici, kavgaları ve küskünlükleri engelleyici bir başkan olacağım. Ve bunu da gözeterek, temsiliyeti de bu noktada değerlendirerek: "Hadi arkadaşlar, buyurun farklı cephelerden gelip kendinizi yeni partide siyasete adama isteğinize saygı duyuyorum. Hani bu noktada da lütfen destek olun" diyeceğim.
"Odunpazarı'nı bir adım daha öne çıkarmaya talibiz"
Yine her mahallenin temsiliyetine inanıyorum ben. Bazı mahallelerde mesela üye sayısı çok çok fazla, ama bazı mahallelerde işte üç mahalle birleştiğinde diğer mahallenin üye sayısına ancak erişiliyor. O üç mahalle ile bir toplantı yapıp "Aranızdan bir temsilci çıkarır mısınız yönetime?" ama çok fazla üye sayısı olan bir mahalle varsa da "Evet, siz de aranızdan bir temsilci çıkarır mısınız yönetime?" diyeceğim. Çünkü aslında biz burada Odunpazarı'nı iyileştirmeye, güzelleştirmeye ve geliştirmeye talibiz. Odunpazarı'nı bir adım daha öne çıkarmaya talibiz.
“Gençliğin de yönetimde olması önemli olacak”
Yine kadınların da çoğunlukta olmasını, kadın çalışmasını çok önemsiyorum. Bunu sağlayabilecek, bu konuda destek olabilecek, birlikte çalışma yürütebileceğim arkadaşlarıma davetlerde bulunacağım. Yine gençlerin temsiliyetinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çok zeki bir genç kuşağımız var, fakat işte o geçmişteki hatalar, kısır çekişmeler veya umutsuzluklar sebebiyle siyasetin çok dışında kalmışlar. Genç üyelerin de partimize kazandırılması açısından gençliğin de yönetimde olması önemli olacak.
“Benim bir hassasiyetim de engelli bireyler”
Benim bir hassasiyetim de engelli bireyler. Ben engelli bir anne ve babanın çocuğuyum. Benim babam 7 yaşında bir serebral palsi geçirdiği için bedensel bir engeli var, annem de işitme engelli. Ve ailesinde engelli bireyler olan insanların böyle bir hassasiyeti diğerlerine göre çok çok daha fazladır. Benim için de çok hassas bir alan engelliler. Dolayısıyla engelli bireylerin haklarını da savunabileceğimiz, bu anlamda bize ışık tutabilecek, yol gösterebilecek, yön gösterebilecek çok kıymetli insanlarımız da var. Ve onlardan da diyeceğim ki: "Evet, hadi engellilerin haklarını da savunalım, lütfen burada olun." Ya da hayvanlar için ne yapabiliriz? Sonuçta biliyorsunuz, yanlış politikalar üretilirse bu noktada pek çok kırgınlıklar, gönül kırgınlıkları yaşanabilir. Bu noktada da kendini geliştirmiş pek çok aktivist insanımız ve üyemiz var, hadi lütfen siz de bu yapının içinde bulunun.
“Her birimiz birbirimizin en iyi olduğu noktada birbirimizden besleneceğiz”
Ya, 24 çok güzel bir sayı. Çok yoğun ve kalabalık bir sayı ve herkes temsil edilebilir diye değerlendiriyorum. Yönetim içerisinde de tamamen değerlendirmem; her birimiz birbirimizin en iyi olduğu noktada birbirimizden besleneceğiz. Birbirimizin görüşlerini alacağız. Daha önce farklı yönetim kurullarında çalışmış arkadaşlarım da çok iyi bilirler; tartışacağız gerekirse. Tartışma işin doğasında vardır, eleştireceğiz birbirimizi veya eleştirileceğiz. Bu, daha iyiye götürmek içindir sevdiğimiz insanları. Ama o toplantıdan el ele, kol kola, sarılarak daha güçlü bir şekilde çıkacağız. O yüzden böyle bir yönetim kurulu kafamda tasarlıyorum işin aslı.
“Toplumsal mücadeleyi veren arkadaşlarımla birlikte bulunmak benim boynumun borcudur”
Yeni parti Odunpazarı İlçe Başkanı olduğunuz zaman, kitlesel ve toplumsal sorunlar olduğu zaman Eskişehir'de sahada olacak mısınız?
Kesinlikle. Benim varlık sebebim çünkü bu; yani halkın sorunlarının dile getirilmesi, en üst mercilere kadar ulaştırılması, varsa bir hata, varsa bir eksiklik giderilmesi için... Sonuçta toplumsal mücadele inkar edilebilir bir şey değil, olması gereken de budur. Tabii ki o toplumsal mücadeleyi veren arkadaşlarımla birlikte bulunmak benim boynumun borcudur, temel görevimdir. Yoksa benim Odunpazarı İlçe Başkanı olarak varlığımı sorgulamak gerekir, o da çok ciddi bir çelişki oluşturur.
Tek başına mı olacaksınız yoksa örgütle birlikte mi olacaksınız?
Ben çok eminim; öyle keyifli bir örgüt çalışması gerçekleştireceğiz ki biz... Çok farklı yerlerden, çok farklı insanlar ama her biri yeni partili, her biri yeni partiyle birlikte sistemde yaşanan sıkıntıları gidermek için elini taşın altına koymuş; işinden, eşinden, ailesinden zaman ayırıp yeni partiye gönül vermiş ve çalışmak isteyen örgütümle birlikte orada olacağıma çok eminim. Bundan hiçbir şüphem yok.
“Rahmi beyle karşılıklı yayına hazırım”
Yeni parti Odunpazarı İlçe Başkanı ve dediğiniz gibi aynı zamanda da adayı Rahmi Çınar ile birlikte, tarafsız bir yayında karşılıklı bir programa çıkar mısınız?
Çıkarım tabii, çok keyif alırım. Hatta şunu söyleyeyim; benim çocukluğumun siyasi arenaları, işte televizyon yayıncılığı bununla geçti. Çok da izlerken keyif aldığım şeylerdi. Neden olmasın? Birbirimizi daha iyi tanırız, birbirimizi daha iyi anlarız ve yapmak istediğimiz her şeyi de nezaket çerçevesinde çok güzel bir şekilde insanlara anlatırız diye değerlendiriyorum.





