Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, 2026 yılı ilk çeyrek dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Ocak-Mart döneminde Türkiye’de ihracatın yüzde 3,1 azalarak 63 milyar 279 milyon dolar olduğunu, ithalatın ise yüzde 4,7 artışla 91 milyar 957 milyon dolara yükseldiğini belirten Kesikbaş, ortaya çıkan dış ticaret açığının dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Kesikbaş, “Türkiye’nin 2026 yılı ilk çeyrek dış ticaret verileri hepimize önemli mesajlar vermektedir. Ocak-Mart döneminde ihracatımız yüzde 3,1 azalarak 63 milyar 279 milyon dolar olurken, ithalatımız yüzde 4,7 artışla 91 milyar 957 milyon dolara yükselmiştir. Ortaya çıkan dış ticaret açığı, dikkatle yönetilmesi gereken bir tabloyu göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Eskişehir ihracatta artış yakaladı

Türkiye genelindeki tabloya rağmen Eskişehir’in ihracatta artış gösterdiğini belirten Kesikbaş, kentin üretim gücüne dikkat çekti.

“Buna karşılık Eskişehir’imiz, yılın ilk üç ayında yüzde 0,5 artışla 969 milyon dolarlık ihracata ulaşmış ve üretim iradesinden vazgeçmediğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu başarı, alın teriyle çalışan sanayicimizin, mühendisimizin, işçimizin ve girişimcimizin ortak emeğidir. Şehrimizle gurur duyuyoruz.”

“Dış ticaret açığını doğru okumalıyız”

Dış ticaret açığının ekonomik etkilerine değinen Kesikbaş, bu tablonun finansman ve kur üzerindeki baskıyı artırdığına işaret etti.

“Bu tabloda dış ticaret açığını dikkatli okumamız gerekiyor. Döviz ihtiyacının artması, finansman yükünün ağırlaşması, kur baskısının yükselmesi ve geleceğe dair belirsizliklerin çoğalması anlamına gelir. Türkiye’nin güçlü yarınlara ulaşması için tüketerek değil, üreterek büyümesi gerekmektedir.”

İmalat sektörü enflasyonla mücadelede öne çıktı

İmalat sektörünün maliyet disiplinine dikkat çeken Kesikbaş, sektörün kendi içinde enflasyonu düşürdüğünü ifade etti.

“Bugün imalat sektörü verimlilik artışı, tasarruf anlayışı ve maliyet disipliniyle kendi enflasyonunu yüzde 18 seviyelerine kadar çekmiştir. Bu tablo, sanayicimizin direncini ve üretim kabiliyetini göstermektedir. Ancak hizmetler ve gıda tarafındaki yüksek artışların yükü; faizler, kredi maliyetleri ve finansmana erişim zorlukları üzerinden yine üreticinin omuzlarına binmektedir.”

“Güçlü sanayi, güçlü ülke demektir”

Küresel gelişmelerin üretimin önemini ortaya koyduğunu belirten Kesikbaş, sanayinin stratejik rolüne dikkat çekti.

“Coğrafyamızda yaşanan savaşlar bir kez daha göstermiştir ki güçlü olmak isteyen ülkeler önce üretmek zorundadır. Sanayisi zayıf olan bir ülkenin ekonomik direnci de stratejik bağımsızlığı da zayıf kalır. Güçlü sanayi, güçlü ülke demektir.”

Sanayiciye destek çağrısı

Kesikbaş, üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirterek destek mekanizmalarının artırılması çağrısında bulundu.

“Bu şartlar altında sanayicimizin nefes almaya ihtiyacı vardır. İhracatçımız uygun maliyetli finansmana ulaşabilmeli, Eximbank ve merkez bankası reeskont kredi destekleri artırılmalı, üretici firmalara yönelik destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Çünkü üreticiye verilen her destek ülkeye yatırım, istihdam ve ihracat olarak geri dönecektir. Türkiye’nin geleceği tüketimde değil, üretimdedir.”

Kaynak: Bülten