Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye ve Eskişehirlilere teşekkür eden Özel, Ünlüce’nin hem şehirde hem de uluslararası platformlarda önemli görevler üstlendiğini şöyle belirtti:

“Eskişehir, Ayşe Ünlüce’ye sahip çıktı, destek verdi. O günden sonra da Eskişehir’de hem Eskişehirli kadınların desteğiyle hem erkek belediye başkanlarımızın, kadın belediye başkanımızın desteğiyle omuz omuza birlikte bu çok zor yükü omuzladı. Hem Eskişehir’de hem Türkiye’de hatta verdiğimiz görevlerle Avrupa Konseyi’nde Yerel Yönetimler Türkiye Delegasyonunun da başkanı olarak bizim kendisine duyduğumuz güveni, inancı hiç boşa çıkarmadı ve güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir’e teşekkür ediyorum.”

O kişi gitti hukuğu katletti

Özel, konuşmasının devamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili yargı sürecine değinerek davanın siyasi bir süreç olduğunu ileri sürdü ve açıklamayı yaptı:

“İstanbul Büyükşehir Belediye davası yarından itibaren görülecek. Bu davada suçlanan kişinin suçu; Recep Tayyip Erdoğan’ı ve partisini her girdiği seçimde yenmiş olması ve ona hiç yenilmemiş olmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin suçu da yapılacak ilk seçimlerde iktidara gelmek üzere emin adımlarla yürüyor olmasıdır. Bunu durdurmak isteyen anlayış, bir siyasetçiyi İstanbul’a yargı kolları başkanı olarak yolladı. Yani kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, ana kademesiyle baş edemeyeceğini gördü. Geçmişte de çok hatalı kararlar veren, berbat kararlar veren, verdiği kararlar Anayasa Mahkemesi tarafından oy birliğiyle hak ihlali görülen birini oraya koydu. Sonra da tekrar onu siyasete çağırdı. O kişi gitti orada hukuku katletti.”

İftira atarsan dışarı çıkarsın

Davaya ilişkin süreci eleştirmeye devam eden Özel, bazı kişilerin baskı altına alınarak yalan beyana imza atmalarının istendiğini iddia etti. Özel şunları kaydetti:

“Şöyle bir yol izlediler. Herkesi topladılar. Özellikle de Ekrem Başkan’a yakın çalışanları ve özellikle zulmederek Ekrem Başkan’a karşı ifade vermek için insanların aldılar, evlatlarıyla tehdit ettiler, aileleriyle tehdit ettiler. Önlerine kâğıtlar koydular, at imzayı çık dışarı dediler. Dediğim gibi ifade verirsen. Vallahi Ekrem Başkan’ın dost, arkadaş bildiklerinden ya da liyakatli, dürüst bildiklerinden buradan yıllarca çıkamazsın ama Ekrem Başkan’a iftira atarsan, arkadaşlarına iftira atarsan dışarı çıkarsın deyip imzalar atıp dışarı çıkanlar oldu, iftiracılar oldu.”

Kadınlara çocukları üzerinden baskı yaptılar

Özel, davalarda kadınlara yapılan baskılardan söz ederek iftira atmayı reddeden kadınlara duyduğu saygıyı şöyle ifade etti:

“450 kişi yargılanıyor ya en ağır baskıları da kadınlara çocukları üzerinden yaptılar. İftiracılar içinde bir tane kadın yok arkadaşlar, bir tane kadın yok! Açın bakın ne kadınlar gördüm. Biri geçen hafta Aziz İhsan Aktaş davasında serbest kaldı. Yaz boyunca ağladı Silivri Kadın Cezaevi’nde. İftiracıların beyanlarına ağladı, kendisine atılan iftiralara ağladı. İlk mahkemede suçsuzluğu çıktı, şimdi dışarıya çıktı. Hüngür hüngür ağladı, önüne ittirilen kâğıda bir tane imza atmadı. Kadınlara şöyle yaptılar: ‘Eşinden ayrıymışsın?’ ‘Ayrıyım efendim.’ ‘Çocuk 12 yaşında efendim. E sensiz ne yapacak? Suçum yok bırakın gideyim efendim. At imzayı git kızının yanına.’ Öbürüne, ‘İki tane kızım var biri yurt dışında biri burada falan. Kim bakacak? Vallahi annemden başka kimse yok. Kaç yaşında? 78. Ellerinden öperim Kadriye teyzenin. At imzayı al çocuklarını.’ ‘Nasıl atayım? Ben yalan atamam, iftira atamam, öyle olmadı ki. E bu ihaleyi buna vermişsiniz. E iddianameyi ben yazdım en iyi ihaleyi yaptım, en doğru şekilde yaptım o kazandı. Öyle demesene yine, şöyle de: ‘Ekrem Bey söyledi ihaleyi buna ver’ diye de. Sen çık, Ekrem yatsın.’ ‘Ben bu yalanı atamam.’ dedi.”

Bütün iftiracılar erkek çıktı, bir tanesi sizden çıkmadı

Özel, baskılara rağmen iftira atmayı reddeden kadınlara teşekkür ettiğini söyledi. Özel, “Bunu yapmayanlar, dedi ki sonra buna ‘O zaman sana iyi yolculuklar.’ Öyle deyince sandı ki beni Çağlayan’dan Silivri’ye gidiyorum diye iyi yolculuklar dedi savcı. Silivri’ye gitti, doktora götürdüler. Niye? Yolculuğun var. Ertesi sabah ringe bindirdiler. Birini Gebze’ye, birini Düzce’ye, birini Bolu’ya, birini Afyonkarahisar’a; iftira atmayan kadınları 26 kişilik koğuşa 40. kadın olarak yerde yatmaya. Sekiz aydır direniyorlar o iftirayı atmıyorlar. Önlerinde saygıyla eğiliyorum, önlerinde saygıyla eğiliyorum. Kerameti kendinde arayıp Ekrem Başkan’ın gölgesinde yürüyüp orada burada belki de kendisi bazı namussuzluklar yapıp imzayı atıp kendini kurtarıp masumları yakan namussuzların hepsi maalesef bizden çıktı. Bütün kadınların önünde söylüyorum ki bir tanesi sizden çıkmadı. Hepsine helal olsun” dedi.

Kadın aile dışında bir şeyden anlamaz

Özel, hükümette kadın temsilinin yetersiz olduğunu belirterek mevcut bakanlar kabinesine şu eleştirilerde bulundu:

“Şimdi mecliste, şimdi ülkeyi yönetirken Erdoğan’ın kabinesinde 18 tane bakanlık var, 18. Bir bakan, o da kadından aileden sorumlu bakan, sadece kadın bakan; gerisi erkek. Ben hep kadın bakanın, aile bakanlarının arkadaşlara derim: Bütçede aile bakanına, kadın bakana eleştiri olur sakın sertlik yapmayın. Çok önemli bir görev yapıyorlar; kırmayın, üzmeyin. Saygı da duyuyorum, bütün eksikliklerine rağmen yine de ayrı bir yere koyduk hep. Bir tek bakan aileden sorumlu, kafaya bakın. Yani 18 bakandan ve bir Cumhurbaşkanı yani 19 kişiden sadece aile bakanını kadın yapıyor çünkü kafada öyle kodlamış. Kadının yeri aile, evi bu. Sen dışişlerinden, içişlerinden, kültürden, sanattan, turizmden hiçbirinden anlamazsın. Sen sadece aileden anlarsın. Evde, ailede oturacaksın, çocuk doğuracaksın, büyüteceksin, orada olacaksın, siyasette de sadece aileye sen bakacaksın.”

Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulacak

CHP iktidarında kadınların her alanda temsil edileceğini söyleyen Özel, yeni bir bakanlık kurulacağını şu sözlerle ifade etti.:

“Biz geçmişte gölge kabine yaptık; 9’u kadındı, 9’u erkekti. Şimdi Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde bir politika kurulu başkanlıkları yaptık; 6 tanesi kadın, 2 tane de koordinatör arkadaşımız, 8 arkadaşımız çalışıyor orada. Size şunu söyleyelim: Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden Cumhuriyet Halk Partisi yönettiğinde kadın bakan olacak ama sadece aileden değil. Yetenekleriyle, birikimiyle hangi bakanlığı kadın yönetmesi gerekiyorsa orayı kadın yönetecek. Ayrıca şunu da söyleyelim: Aile ve Sosyal Politikalar zaten sosyal politikalar çok önemli ve bizim özellikle biraz önce söylendiği gibi temel vatandaşlık geliri diye iş bulamadığımız herkese bu ülkenin onurlu birer vatandaşı olmak için temel vatandaşlık geliri vereceğiz. Kimseyi açlığa, sefalete, barınma sorununa, hiç kimsenin çocuğunu hayata kopartamayacak kadar bir farkla arkadan başlamaması için gerekeni yapacağız. Ama bu aile ve sosyal politikaların sosyal politikalar bir yerde olacak, bakanlığın adı da Kadın ve Eşitlik Bakanlığı olacak.”

Umman, Suudi Arabistan toplumsal cinsiyet eşitliğinde önümüzde

Özel, kadınların Türkiye’de yoksulluğun ve işsizliğin en ağır yükünü taşıdığını söyledi.

“Geçtiğimiz yıllarda emekli yılıydı, emeklinin canına okudular. Şimdi aile yılı yaptılar. Aileler, aileler büyük bir yoksullukla, işsizlikle, genç işsizliğiyle, kadın işsizliğiyle karşı karşıyalar ve maalesef, maalesef Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliğin kapanması için dünya genelinde 130 yıla ihtiyaç olduğu söyleniyor. Türkiye’de tablo çok daha ağır. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu’nda 148 ülke arasında maalesef bu iktidarın yönettiği ülkemiz 135. sırada, 135. Bizim önümüzdeki üç ülkenin isimlerini söyleyeceğim. Bakın, gerimizde değil, cinsiyet eşitliğinde önümüzdeki üç ülke: Suudi Arabistan, Papua Yeni Gine ve Umman Türkiye’nin önünde toplumsal cinsiyet eşitliğinde.”

Kadınların yüzde 30’u kayıt dışı çalışıyor

Kadın cinayetleri ve kadınların iş gücüne katılımına ilişkin verileri paylaşan Özel, “Bugün Türkiye’de kadınlar yoksulluğun en ağır yükünü çekiyorlar. Ülkemizde 15-24 yaş arası 1 milyon 889 bin kadın ne eğitimde ne istihdamda. Yani bu genç kadın nüfusun %34’ü demek. Ne okuldalar ne de işe yerleştirilmişler; evde oturuyorlar ev gençleri olarak yüzde 34. Geniş tabanlı verilere göre kadın işsizliği yüzde 40. Yani TÜİK kendi hesaplarında geniş tabanlı işsizlikte kadın %40. Ne demek geniş tabanlı işsizlik? İşsiz olan, iş aramadan yılmış olan ya da iş arasa da bulmama umuduyla işim olsa çalışırım diyen ama çalışmayan ya da hak ettiği gibi bir işte değil; kısa zamanlı, gündelik, bölük pörçük işlerde çalışan. Belli bir yaşın üzerindeki kadınların ise üçte birinin hiçbir geliri yok, hiçbir geliri. Çalışan kadınların ise yüzde 30’u kayıt dışı çalışıyor. Hal böyle olunca da işsizlik büyük sorun ama kadın işsizliği çok daha büyük bir sorun. Kayıt dışı çalışma Türkiye’de sorun ama kadınların kayıt dışı çalıştırılması çok daha büyük bir sorun. Bir yandan da maalesef iş cinayetleri ve orada kaybettiğimiz kadınlar var” şeklinde konuştu

Özel, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin verileri paylaşarak şunları ekledi:

“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun rakamlarına göre geçtiğimiz yıl 653 kadın cinayet ya da şüpheli ölüm nedeniyle yaşamını kaybetti. Geçen yıl ilk kez şüpheli kadın ölümü sayısı cinayet sayısını geçti. Aslında şüpheli kadın ölümü diye bir şey yoktur. Aydınlatılmayan dosyalar, korunan failler, sistemin koruduğu failler vardır. Aydınlatılmayan dosya diye söylendiğinde bu tablo yıllardır sürdürülen cezasızlık politikalarının bir sonucudur. Kadınların hayatını değersizleştiren bu düzen katlanılabilir ve sürdürülebilir değildir. İktidara geldiğimizde yalnızca kadınları koruyan mekanizmaları güçlendirmekle kalmayacağız. Failleri, azmettirenleri ve bu cezasızlık düzenini kuranları hukuk önünde hesap verir hale getireceğiz. Devletin en temel görevi kadının yaşam hakkını korumaktır.”

AK Parti’nin yaptığı tek iyi şey

Özel, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yaparak yeniden yürürlüğe sokulacağını söyledi. Ayrıca Özel, AK Parti dönemine ilişkin takdir ettiği şeyin İstabul Sözleşmesi’ni imzalamak olduğunu söyledi. Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben birçok yerde anlatıyorum, ‘Ya bu AK Parti hiç mi iyi bir iş yapmadı?’ diyene, ‘Yaptı.’ diyorum. Hatta ‘Bana bir nazar boncuğu ver, onu AK Parti’ye takacaksın.’ dersen ‘Aha gel takıyorum.’ diye İstanbul Sözleşmesi’nden dolayı ‘Bu işi doğru yaptınız.’ diyeceğim tek iş buydu. İstanbul Sözleşmesi, İstanbul’da İstanbul’un adını anarak, adını alarak kabul edildi bütün dünya ülkeleri tarafından. Biz hemen açıklama yaptık “Meclis’e hemen getirin oy verelim.” diye ve İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında kabul edildi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak iki elimizi birden kaldırmıştık o gün destek vermek için AK Parti’nin döneminde yapılan bir işe. Ve 2011 yılı öyle bir yıl ki kadın cinayetlerinin geriye düştüğü ilk yıl oldu. Ve tek yıl oldu maalesef.”

İlk imzayı mor mürekkeple atacağım

Özel, CHP’nin iktidara gelmesi halinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden onaylayacaklarını belirterek, “Er ya da geç bu seçim yapılacak. Seçimi de Cumhuriyet Halk Partisi Allah’ın izniyle kazanacak. İnşallah Cumhuriyet Halk Partili bir Cumhurbaşkanı olacak. O Cumhurbaşkanı’nın Meclis’e yollayacağı ilk iş İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden onaylamak olacak. Bende de bir kalem duruyor. 24. dönem kadın milletvekillerimiz, ben genel başkan olunca ilk dönem birlikte olduklarım bir araya gelmişler beni ziyarete geldiler genel başkan olarak. Böyle kadınların çok sevdiği bir dolma kalem almışlar bana, taşlı maşlı. Dediler ki: ‘Bu kalemi sana hediye ediyoruz. Sen çok kadın dostu birisisin, bu kalemi sana hediye ediyoruz. İnşallah kadınlarla ilgili güzel kararlara imza atarsın.” diye. Ben de kalemi özel kalemime verdim. O da çok emekçi bir kadın. İçine de dedim ki: “Bunun mor mürekkep çekin.’ Mor mürekkebi de çektirdik. Kalem Gülen’de duruyor. Ne zaman iktidar olacağız, cumhurbaşkanımız İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden onaya yollayacak; ilk imzayı bu kardeşiniz o kalemle, o mor mürekkeple atacak” ifadelerini kullandı.

ozgur-ozel-1

Muhabir: Yusufhan Toraman