Eskişehir’de sanatçı Taylan Ferhat Adıgüzel, sanatın daha geniş kesimlere ulaşması amacıyla çalışmalarını alışılmış sergi alanlarının dışına taşıdı. Anadolu Üniversitesi Baskı Sanatları Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini sürdüren Adıgüzel, Doktorlar Caddesi’nde bulunan bir alışveriş merkezinin yanında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen meydan çalışması kapsamında suntalarla çevrilen alanda eserlerini sergilemeye başladı.

“Şehrin bu kadar ortasında yapılabilecek şeyler olmalı”

Yaklaşık 5 yıldır üzerinde çalıştığı resimlerini bir araya getiren Adıgüzel, sergi için söz konusu alanı tercih etmesinde kamusal alanda sanat üretme düşüncesinin etkili olduğunu belirtti. Adıgüzel, “Doktorlar Caddesi’nde, bir AVM’nin karşısında meydan yapılacaktı. Meydan çalışması nedeniyle alanın çevresine güvenlik panoları çekildi. Ben de resim çizmeye başladığım andan itibaren sokak sanatıyla ve kamusal alanda eser üretmekle ilgili sürekli düşünen bir insanım. Panoların çekildiğini gördüğümde, ‘Şehrin bu kadar ortasında, bu kadar merkezi bir yerinde yapılabilecek şeyler olmalı’ diye düşündüm” dedi.

“Sanatla toplum arasındaki mesafeyi kırmak istedim”

Eserlerini galeri veya müze gibi geleneksel sergi alanlarında sunma fikrine mesafeli yaklaştığını ifade eden Adıgüzel, bu tür mekanların toplumun geniş kesimlerine ulaşma konusunda sınırlı kalabildiğini ifade etti. Adıgüzel, “Resimlerimi galeri, müze gibi yerlerde sergileme fikrine oldum olası biraz uzağım. Bu tür mekanların bana çok samimi gelmediğini söyleyebilirim. Toplumun büyük bir çoğunluğunun bu mekanlara giderek izleyici olabileceğini ve sanatla etkileşime geçebileceğini düşünmüyorum. Özellikle Eskişehir gibi küçük bir şehirde, eserlerinizi bu tür yerlerde sergilediğinizde ancak dar bir kültür ve sanat çevresiyle etkileşim kurabiliyorsunuz. Ben de buradan hareketle, toplumun her kesiminden insanın sanatla arasındaki mesafeyi kıracak bir süreç oluşturmak istedim. Bu nedenle eserlerimi panolara yerleştirdim” diye konuştu.

Eserlerin orijinal baskıları ücretsiz

Adıgüzel, eserlerin yalnızca izlenmesini değil, insanlar tarafından sahiplenilmesini de istediğini belirtti. Bu amaçla eserlerinin orijinal baskılarını sergi alanına yerleştirdiğini aktaran Adıgüzel, buradan geçen kişilerin baskıları ücretsiz olarak alabileceğini ifade etti. Adıgüzel, “Kamusal alanda toplumla sanat arasındaki mesafeyi kırmak istediğinizde, bu mesafeyi oluşturan unsurlardan biri de insanların eserlere hiçbir zaman sahip olamayacaklarını düşünmeleri. Ben bu durumu da değiştirmek istedim. Eserlerimin orijinal baskılarını ücretsiz bir şekilde oradan geçen insanlara sunmak, çalışmalarımı oraya yerleştirme fikrimin temel amaçlarından biri haline geldi. İnsanlar eserleri yalnızca izlemekle kalmayacak, aynı zamanda onlara sahip de olabilecekler. Bu nedenle baskıları panoların yanına koydum” ifadelerini kullandı.

Eserlerinde toplumsal yaşamın izlerini yansıtıyor

Adıgüzel, sergide yer alan çalışmalarını günümüzün sosyal ve ekonomik düzeni ile üretim ilişkileri üzerine yaptığı uzun süreli düşünsel çalışmaların sonucunda ortaya çıkardığını belirtti. Adıgüzel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bunlar, içinde yaşadığımız düzeni, bu düzenin sosyal ve ekonomik ilişkilerini ve üretim ilişkilerini uzun süre düşündüğüm bir dönemde ürettiğim eserler. Bu süreçte toplumun durumuna baktığımda, gözlemlediklerimi kumaşlara, kağıtlara ve tuvallere aktarmak istedim. Zihnimde canlanan imgeler de burada gördüğünüz eserler oldu.”

“Renkli ama aynı zamanda karanlık ve karamsar bir toplum görüyorum”

Toplumda kalabalıklar arasında yalnızlaşan, kimliğini kaybeden, korkan ve içine kapanan insanları gözlemlediğini ifade eden Adıgüzel, çalışmalarında bu görünümü yansıtmaya çalıştığını söyledi. Adıgüzel, “Elbette karamsar bir tablo ortaya çıkıyor. Çünkü bahsettiğim konuları incelerken zaten karamsar bir manzara görüyorum. Toplumun içinde, kalabalıklar arasında biraz sinmiş, kimliğini kaybetmiş, yalnızlaşmış ve korkan bir insan profili gözlemliyorum. Renkli ama aynı zamanda karanlık ve karamsar bir toplum görüyorum. Bunun arkasında elbette pek çok teorik, ekonomik ve politik okuma var. Ancak eserlerime yansıttığım kısım, temel olarak bu gözlemlerim oluyor” dedi.

“Türkiye’nin ve yaşamımın getirdikleriyle sanat üretmeye devam edeceğim”

Sergiyi kendi inisiyatifiyle başlattığını belirten Adıgüzel, süreç içerisinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile de görüştüğünü ve çalışmanın genişletilmesi konusunda olumlu yaklaşımla karşılaştığını ifade etti. Adıgüzel, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Benim bu sergiyle ilgili önceden belirlediğim bir planım yoktu. Ancak Büyükşehir Belediyesiyle görüştüğümde yalnızca bu sergiyle sınırlı kalmayacak şekilde, ileride hem bu alanla hem de sanatçı kimliğimle ilgili olarak şehre yönelik çalışmalar yapmam durumunda görüşebileceğimizin kapısını samimiyetle açtılar. İleride böyle çalışmalar olabilir. Hatta etkinlikler düzenlenmesi gibi konuları da konuşmuştuk. Açıkçası şu an için planladığım başka bir çalışma yok. Ben bu sergiyi yaptım. Yarın başka bir yere pano asılırsa muhtemelen yine aynı şeyi yapmam. Ancak hayatın, şehrin, dünyanın, Türkiye’nin ve kendi yaşamımın getirdikleri doğrultusunda sanatla ve sanat üretimiyle iç içe olmaya devam edeceğim. Bu doğrultuda yine bir şeyler yaparım ama şu an için planladığım bir çalışma yok.”

Kaynak: Haber Merkezi