Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi, Hamamyolu Caddesi'nde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla TBMM'de kabul edilen ve en düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya yükselten düzenlemeye tepki gösterdi.
Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Temsilciler Kurulu Üyesi İbrahim Dinç, yapılan artışın emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmediğini belirterek, yapılan 3 bin 552 liralık artışın bir haftalık temel mutfak ihtiyaçlarını dahi karşılamayacağını ifade etti. Dinç, “TBMM'de yapılan düzenleme ile en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira oldu. Emeklinin alım gücünü arttırmayan, ve insanca yaşam koşullarını sağlamayan hiçbir düzenleme, gerçek anlamda bir aylık artışı değildir. Bugün milyonlarca emekli; Kira, gıda, sağlık, ulaşım ve enerji giderleri karşısında yaşam mücadelesi vermektedir. Yapılan 3 bin 552 liralık artış, bırakın bir ayı, bir haftalık temel mutfak ihtiyaçlarını bile karşılamaz” dedi.
"Adaletli gelir dağılımı düzenlemesi yapılmalıdır”
Büyük şirketlere vergi kolaylıkları ve teşvikler sağlandığını iddia eden Dinç, buna karşın emeklilere kaynak bulunamadığının ifade edildiğini belirtti. Dinç, “Başını AKP'nin çektiği Cumhur ittifakı; Sermayenin büyük holdinglerinin hem vergilerini silmiş hem de onlara teşviklerle desteklerken, emekliye gelince ‘para yok’ ve ‘bütçe açık verir’ diyor. Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz. Son yüzdelik artışlar sonucu; Cumhurbaşkanı maaşı 556 bin 155 lira. Bakan maaşı 519 bin 667 lira. Milletvekili maaşı 310 bin 342 lira. Emekli milletvekili maaşı 201 bin 677 lira. Asgari ücret 28 bin 75 lira. Emekli maaşı ise 23 bin 552 lira oldu. Bu tablo, gelir dağılımındaki adaletsizliğin kanıtıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur maaşına eşitlenmeli ve ardından yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalı. Derhal, adaletli gelir dağılımı düzenlemesi yapılmalıdır” diye konuştu.
"Her üç emekliden ikisi çalışmak zorunda"
Dinç, geçim sıkıntısı nedeniyle her üç emekliden ikisinin çalışmak zorunda kaldığını belirterek, emeklilerin mücadelesinin yalnızca maaş artışı talebi olmadığını vurguladı. Dinç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün daha acı olan ise, ülkemizde her üç emekliden ikisi, geçinebilmek için çalışmak zorunda kalmaktadır. Türkiye'de emeklilik artık bir dinlenme dönemi değil, açlık ve yoksulluk içinde yaşamını yitirmemek için direnme dönemini olmuştur. Emeklilerin mücadelesi, yalnızca emekli aylıklarının artırılması mücadelesi değildir. Sosyal devletin güçlendiği, Hak Hukuk ve Adalet üstünlüğünün egemen olduğu, çocuklarımızın torunlarımızın insan onuruna yaraşır bir yaşam ve laik, bağımsız, demokratik bir Türkiye bırakma mücadelesidir. Bu nedenle, ülkemizin aydınlık geleceği için yürütülen her fiili meşru ve Demokratik mücadelenin içinde olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”





