Türkiye Sağlık-İş Sendikası Eskişehir İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “ASM Çalışanları Saha Araştırması Eskişehir 2026” kapsamında çalışanlara ücret, fazla mesai, sosyal haklar, görev tanımları, iş güvencesi ve işyeri güvenliği gibi başlıklarda sorular yöneltildi.

Araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan Türkiye Sağlık-İş Sendikası Eskişehir İl Başkanı Uğur Özatak, ASM’lerde sağlık hizmetinin yanı sıra çalışanların çalışma koşullarının da ele alınması gerektiğini söyledi.

“Çalışanların hangi şartlarda görev yaptığı yeterince konuşulmuyor”

ASM’lerin her gün binlerce kişiye sağlık hizmeti sunduğunu belirten Özatak, bu hizmetin arkasında çalışanların ücret, fazla mesai, iş güvencesi ve çalışma güvenliği gibi sorunlarının yeterince konuşulmadığını ifade etti. Özatak, “Türkiye Sağlık-İş Sendikası Eskişehir İl Başkanlığı olarak biz sahaya çıktık ve çalışanları doğrudan dinledik. Gerçekleştirdiğimiz ‘ASM Çalışanları Saha Araştırması Eskişehir 2026’ kapsamında çalışanlara ücretlerinden fazla mesailerine, sosyal haklarından görev tanımlarına, iş güvencelerinden işyeri güvenliğine kadar çalışma hayatının temel sorunlarını sorduk” dedi.

Araştırmanın Türkiye genelindeki tüm ASM çalışanlarını kapsayan bir istatistik olmadığını özellikle belirten Özatak, sonuçların Eskişehir’de araştırmaya katılan çalışanların verdiği cevaplardan oluştuğunu ifade etti.

“Çalışanların yüzde 90’ı sosyal haklarının bulunmadığını ifade ediyor”

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 65’i 25-30 bin TL aralığında net ücret aldığını belirten Özatak, yüzde 85’i yaptığı fazla mesainin karşılığını alamadığını ifade etti. Özatak, “Araştırmaya katılan çalışanların yüzde 90’ı sosyal haklarının bulunmadığını ifade ediyor. Yemek, ulaşım, sosyal yardım, prim ve benzeri haklar çalışma hayatının önemli parçalarıdır. Bugünün ekonomik koşullarında 25-30 bin TL aralığında ücret aldığını belirten bir çalışanın yaşam koşullarını görmezden gelemeyiz. ASM’lerde verilen sağlık hizmetini konuşuyorsak, o hizmetin devam etmesini sağlayan insanların ekonomik ve sosyal koşullarını da konuşmak zorundayız” diye konuştu.

"ASM çalışanı ‘her işi yapan personel’ değildir"

Özatak, yazılı görev tanımının bulunmamasının zaman içerisinde görev sınırlarının ortadan kalkmasına neden olabileceğini belirterek, “ASM çalışanı ‘her işi yapan personel’ değildir. Her çalışan görevini, yetkisini ve sorumluluğunu açık biçimde bilmelidir. Görev tanımları yazılı olmalı ve çalışanlar görevlerinin dışında sürekli başka işlere yönlendirilmemelidir” ifadelerini kullandı.

“Fazla çalışma varsa karşılığı da olacak”

Fazla mesai konusuna da değinen Özatak, sağlık hizmetinin sürekliliğinin çalışanın emeğinin karşılıksız bırakılması anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi. Özatak, “Bir çalışan mesai saatinin dışında çalışıyorsa bunun karşılığını almalıdır. Araştırmamıza katılan çalışanların yüzde 85’inin fazla mesai karşılığını alamadığını söylemesi görmezden gelinebilecek bir oran değildir. Buradan açık biçimde söylüyoruz: Fazla çalışma varsa karşılığı da olacak. Emek karşılıksız bırakılamaz” diye konuştu.

ASM’lerdeki işletme yüküne dikkat çekti

ASM modelinde aile hekimlerinin yalnızca sağlık hizmetinin yürütülmesiyle ilgilenmediğini, kira, elektrik, su, temizlik, sekretarya, bilgi işlem ve personel giderleri gibi işletme başlıklarının da sistem içerisinde yer aldığını belirten Özatak, bu durumun hekim ile çalışanı karşı karşıya getiren bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Özatak, “Biz meseleyi hekim ile işçiyi karşı karşıya getiren bir noktadan değerlendirmiyoruz. Tam tersine, sistemin kendisine bakıyoruz. Hekim sağlık hizmetini verecek, çalışan emeğini ortaya koyacak. Ancak sistemin oluşturduğu işletme baskısı aşağıya doğru aktarılıp çalışanın üzerine yüklenmemelidir” dedi.

Özatak, ASM’lerin yalnızca muayene odalarından ibaret olmadığını belirterek, “Sabah o merkezin kapısının açılmasından temizliğine, düzeninden kayıt işlemlerine, günlük işleyişinden teknik ihtiyaçlarına kadar görünmeyen büyük bir emek vardır. O emeğin sahipleri de sağlık hizmetinin bir parçasıdır. Görünmeyen olmak, değersiz olmak değildir” ifadelerini kullandı.

“ASM çalışanı sağlık hizmetinin emekçisidir”

ASM çalışanlarının sağlık sisteminin bir parçası olduğunu vurgulayan Özatak, sendika olarak çalışanların taleplerinin takipçisi olacaklarını söyledi. Özatak, “Bizim meselemiz kişilerle kavga etmek değildir. Bizim meselemiz emeğin hakkıdır. Düşük ücret varsa bunu konuşacağız. Fazla mesai yapılıyor ve karşılığı ödenmiyorsa bunu konuşacağız. Görev tanımı yoksa bunu konuşacağız. İş güvencesi konusunda çalışan kaygı duyuyorsa bunu konuşacağız. Çalışan kendi işyerinde kendisini güvende hissetmiyorsa bunu da konuşacağız” dedi.

Türkiye Sağlık-İş Sendikası Eskişehir İl Başkanlığı olarak Eskişehir’de saha araştırması gerçekleştirdiklerini belirten Özatak, bundan sonraki süreçte ASM çalışanlarının ücret, sosyal hak, görev tanımı, fazla mesai, iş güvencesi ve güvenli çalışma ortamına ilişkin taleplerinin takipçisi olacaklarını kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi