Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada okullardaki güvenlik uygulamalarının değiştirilmesini eleştirerek Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin, öğretmenlerin ve idarecilerin can güvenliğine yönelik acil tedbirler alması gerektiğini söyledi.

Eğitim-öğretim yılının yaklaşık üçüncü haftasına girdiğini belirten Hasan Demir, geçen yıl okul içi şiddetin önlenmesine yönelik çeşitli tedbirlerin gündeme geldiğini hatırlattı. Bu yıl ise farklı bir uygulamanın hayata geçirildiğini savunan Demir, okullarda görev yapan resmi kıyafetli özel güvenlik görevlilerinin kaldırıldığını öne sürdü.

“Eğitimdeki şiddet maalesef gün geçtikçe artarak devam ediyor”

Demir, güvenlik sertifikasına sahip ve sivil kıyafetli personellerin “bahçe görevlisi” olarak görevlendirilmeye başlandığını ifade ederek, “Eğitimdeki şiddet maalesef gün geçtikçe artarak devam ediyor. Yapılan uygulamalar ve içtihatlar bize gösteriyor ki resmen şiddete ‘gel gel’ denilen bir süreçten geçiyoruz” dedi.

“Milli Eğitim Bakanlığı’na acil tedbir almalı”

Okullarda öğrencilerin yanı sıra öğretmen ve idarecilerin de can güvenliğinin devletin güvencesinde olması gerektiğini belirten Demir, Milli Eğitim Bakanlığı’na acil tedbir alma çağrısında bulundu.

“Bu doğru bir strateji değil”

“Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Demir, sürecin yürütülme biçimine yönelik eleştirilerde bulundu. Demir, terör örgütü mensuplarına yönelik olduğu iddiasıyla bazı uygulamaları eleştirerek, “Bu doğru bir strateji değil. Bu, milletin hassasiyetlerini ortadan kaldıran, devlete olan güveni maalesef zora sokan bir süreç ve tez zamanda bu süreci durdurmalarını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ekonomik sorunlara dikkat çekti

Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi önünde “Geçinemiyorum” diyerek intihar eden emekli polis memuruna ilişkin de konuşan Demir, yaşanan olayın ekonomik sorunların boyutunu gösterdiğini savundu. Demir, “Bir denge, bir terazi, hiçbir şey kalmamış. Millet gerçekten fakruzaruret içinde harap düşmüş ama birileri birtakım kara paraları istediği gibi Türkiye’de veya dünyada istediği gibi oynatıyor” dedi.

İşçilerin ve madencilerin hak arayışlarına da değinen Demir, ekonomik sorunların yanı sıra büyük şirket ve sermaye gruplarına yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Kamu varlıklarının işletme hakları ve fon tartışması

Demir, açıklamasının son bölümünde kamu varlıklarının özelleştirilmesi ve bazı otoyol ile köprülerin işletme haklarının devredilmesi konusuna değindi.

Daha önce 13 otoyol ve çevre yolu ile 2 köprünün 30 yıla kadar işletme hakkının verilmesine ilişkin bir görsel paylaşarak imza kampanyası başlattıklarını belirten Demir, söz konusu işletmelerin yaklaşık 4 milyar dolarlık bir rakama karşılık geleceğini öne sürdü.

“Fon vurgunu” olarak nitelendirdiği olaya da değinen Demir, “Cumhuriyet tarihinin en büyük fon vurgununda da görüyoruz ki 20 milyar doların üzerinde, 20 milyar doların üzerinde bir vurgun, yaklaşık 500 bin vatandaşı yatırımından, birikiminden eden bir vurgun” ifadelerini kullandı.

Demir ayrıca geçmiş dönem bakanlarından birinin 163 milyon liralık yatırımla 2,2 milyar lira elde ettiği yönündeki iddialara değinerek, söz konusu paranın iade edildiğine ilişkin haberlerin yayımlandığını söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi