Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, bir dizi ziyaret gerçekleştirmek ve Erbal Derneği tarafından düzenlenecek “Merhaba Rumeli” konferansına katılmak üzere Eskişehir’e geldi. Kentte düzenlenen basın toplantısında konuşan Pehlivanoğlu, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Fon mağdurları zaman içerisinde topluma unutturulacağını düşünüyor”

Türkiye’nin gündemindeki önemli konulardan birinin fon skandalı olduğunu belirten Pehlivanoğlu, mağdurların hak kayıplarının giderilmesi ve sorumluların yargılanması gerektiğini savundu. Pehlivanoğlu, “Türkiye’nin gündeminde çok önemli meseleler bulunuyor. Bunlardan biri de fon meselesidir. Biz bu konunun gündemin ilk sıralarında tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü fon mağdurları ve küçük yatırımcılar bizden özellikle bunu talep ediyor. Vatandaşlarımız, yaşanan fon skandalının gündemden düşürülmemesini, hak kayıplarının karşılanmasını, sorumluların ortaya çıkarılarak yargılanmasını ve gerekli cezaların verilmesini istiyor. Ayrıca bu gelişmelerin ülke ekonomisine olumsuz etkilerinin önlenmesi için tedbir alınmasını talep ediyorlar. Bu taleplerin temelinde geçmişte yaşanan bazı olayların üzerinin örtüldüğüne ilişkin endişeler bulunuyor. Fon mağdurları, bu olayın da özellikle iktidara yakın medya aracılığıyla gündemden düşürüleceğini ve zaman içerisinde topluma unutturulacağını düşünüyor” dedi.

“Fon skandalını gündemde tutmaya devam edeceğiz”

Fon skandalının zaman içerisinde kamuoyunun gündeminden düşürülmek istendiğine ilişkin endişeler bulunduğunu öne süren Pehlivanoğlu, olayın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini ifade etti. Pehliivanoğlu, “Fon skandalını gündemde tutmaya devam edeceğiz. Çünkü son derece önemli bir olaydan söz ediyoruz. Dünyanın hangi ülkesinde yaşanırsa yaşansın böyle bir skandalın bütün yönleriyle araştırılması gerekir. Türkiye’de ise bu konunun yeterince sorgulandığını düşünmüyoruz. Böyle bir olayın ardından öncelikle siyasi sorumluların istifa etmesi beklenirdi. Başka ülkelerde benzer büyüklükteki skandallar hükümetlerin istifasına, hatta erken seçime gidilmesine neden olabilirdi. Ancak Türkiye’de ne sorumluların istifa ettiğini ne de ülkenin seçime gideceğine ilişkin bir gelişme yaşandığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yargı önünde hesap vermesini istiyoruz”

Pehlivanoğlu, mevcut dönemde gerekli adımların atılmaması hâlinde Zafer Partisi iktidarında konunun araştırılması ve sorumluların cezalandırılması için gereken adımları atacaklarını söyledi. Pehlivanoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti bir muz cumhuriyeti değildir. Devletimizin bütün kurum ve kuruluşlarıyla bu olayın üzerine gitmesini, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve yargı önünde hesap vermesini istiyoruz” diye konuştu.

“Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında hukuksuzluk geliyor”

Türkiye’deki hukuk sistemine ilişkin eleştirilerde de bulunan Pehlivanoğlu, yargının muhalefet üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını ileri sürdü. Pehlivanoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında hukuksuzluk geliyor. Fon skandalı gündemde olsa da aslında konuşmamız gereken temel mesele adaletsizliktir. Yargı organlarının muhalefet üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığı bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz. Her gün muhalefete yönelik yeni gelişmeler yaşanıyor. Özellikle ana muhalefet partisi ve diğer muhalefet partileri üzerinde yoğunlaşan bir siyasi baskı görüyoruz. Biz de diğer siyasi partilerle rekabet içerisindeyiz. Ancak siyasi rekabet başka, hukukun herkese eşit uygulanması başka bir meseledir. Neredeyse her gün bir belediyeye yönelik operasyon gerçekleştirildiğini, belediye başkanlarının, başkan yardımcılarının ve belediye meclis üyelerinin gözaltına alındığını veya tutuklandığını görüyoruz. Ardından bazı belediyelerde meclis üyelerinin parti değiştirmesi nedeniyle yönetim dengelerinin değiştiğine tanık oluyoruz. Bu son derece endişe verici bir durumdur. Hukuk hepimiz için gereklidir. Hepimizin yargıya güvenmeye ihtiyacı vardır. Yargının objektif, tarafsız ve adil biçimde işlemesi gerekir.”

Çözüm süreci ve çerçeve yasa eleştirisi

Çerçeve yasanın hukuka ve Anayasa’ya aykırı olduğunu düşündüklerini, düzenlemenin örtülü af niteliği taşıdığını ileri süren Pehlivanoğlu, PKK terör örgütünün yönetici kadrolarına yönelik olası düzenlemelerin eşitlik ilkesi kapsamında başka suçlardan hüküm giymiş kişiler tarafından da emsal gösterilebileceğini iddia etti.

Asayiş sorunlarına dikkat çekti

Türkiye’de artan şiddet olaylarına da değinen Pehlivanoğlu, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin yanı sıra silahlı saldırıların toplum açısından ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu söyledi.

Kadınların şiddete ve saldırılara maruz kalmasını kabul etmediklerini belirten Pehlivanoğlu, İçişleri Bakanlığı ve güvenlik birimlerinin vatandaşların can güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alması gerektiğini dile getirdi.

Uluslararası anlaşmalar ve bölgesel gelişmeler

Konuşmasında Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakatı olarak anılan düzenlemelere de değinen Pehlivanoğlu, bu isimlerin İslam dünyası açısından taşıdığı tarihî ve dinî anlamlara dikkati çekti.

Söz konusu isimlerin toplumun hassasiyetleri üzerinden bir algı oluşturmak amacıyla kullanıldığını düşündüklerini belirten Pehlivanoğlu, anlaşmaların Türkiye’ye fayda sağlamadığı görüşünü dile getirdi. Bu gelişmelerin ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarıyla bağlantılı olduğunu öne süren Pehlivanoğlu, Türkiye’nin başka ülkelerin çıkarları doğrultusunda çatışmalara dahil olmasına karşı olduklarını söyledi.

Türkiye ile İran arasındaki tarihî komşuluk ilişkilerine de değinen Pehlivanoğlu, Türk askerinin İran’a karşı yürütülebilecek bir savaşta kullanılmasına karşı olduklarını ifade etti.

“Beylikova’daki kaynaklar ortak zenginliğimiz”

Türkiye’nin doğal kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayan Pehlivanoğlu, farklı bölgelerde gerçekleştirdikleri ziyaretlerde maden arama faaliyetlerinin ve ruhsatların doğa üzerindeki etkilerini incelediklerini söyledi.

Doğal kaynakların yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkı olduğunu belirten Pehlivanoğlu, Eskişehir’in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementlerinin önemine dikkati çekti.

Beylikova’daki kaynakların uluslararası aktörler tarafından da takip edildiğini düşündüklerini ifade eden Pehlivanoğlu, Türkiye’nin doğal zenginliklerinin yabancı ülkelerin çıkarları doğrultusunda kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi.

Beylikova’daki nadir toprak elementlerinin Eskişehir ve Türkiye açısından önemli bir zenginlik olduğunu belirten Pehlivanoğlu, “Bu kaynaklar Eskişehirlilerin ve bütün Türk milletinin ortak zenginliğidir” dedi. Pehlivanoğlu, Zafer Partisi olarak doğal kaynakların korunması konusunda Eskişehirlilerin ortaya koyacağı mücadeleye destek vereceklerini kaydetti.

“Türkiye’yi daha huzurlu ve güvenli bir geleceğe taşımak istiyoruz”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemini değerlendiren Pehlivanoğlu, gündemin hızlı değişmesinin vatandaşların sorunları değerlendirmesini zorlaştırdığını söyledi. Türk milletinin bütün zorluklara rağmen direncini koruduğunu belirten Pehlivanoğlu, Türkiye’de yönetimin demokratik yollarla değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Zafer Partisi olarak daha huzurlu, güvenli ve müreffeh bir Türkiye hedeflediklerini kaydeden Pehlivanoğlu, sığınma koşulları ortadan kalkmış kişilerin ülkelerine dönmelerini savunduklarını söyledi. Bu yaklaşımı “Zafer Turizm” olarak adlandırdıklarını belirten Pehlivanoğlu, yurt dışında yaşayan ve eğitim almış Türk gençlerinin de Türkiye’ye dönmesini istediklerini ifade etti.

Kaynak: Alperen Ata