Çağdaş-Sen Eskişehir Şube Başkanı Deniz Kalkan, Odunpazarı Belediyesinde sendikanın örgütlenmesi için emek veren çalışanlara teşekkür ederek, sendika seçme ve yöneticileri özgür iradeyle belirleme hakkının her emekçinin temel hakkı olduğunu ifade etti. Kalkan, “Odunpazarı Belediyesi’nde sendikamızın örgütlenmesi için büyük emek veren yol arkadaşlarımız ve bu mücadeleye inanan tüm emekçilerle birlikte önemli bir süreç yürüttük. Biz inanıyoruz ki sendika seçmek, örgütlenmek ve kendi yöneticilerini özgür iradeleriyle belirlemek, her emekçinin en temel hakkıdır. Hiçbir işçinin iradesine ipotek konulamaz. Hiçbir emekçi, tercihinden dolayı baskı altında bırakılamaz. Gerçekleştirdiğimiz genel kurulda emeğin, özgürlüğün, demokrasinin ve dayanışmanın geleceğini birlikte şekillendiriyoruz” dedi.

“Emekçiler geçim mücadelesi veriyor”

Sendikacılığın yalnızca toplu iş sözleşmesi imzalamaktan ibaret olmadığını vurgulayan Kalkan, “Bizler Çağdaş-Sen olarak, sendikacılığı toplu sözleşme imzalamaktan ibaret görmüyoruz. Sendikacılık; işçinin alın terine sahip çıkmak, hakkını savunmak, işyerinde adaleti sağlamak ve emekçinin geleceği için mücadele etmektir. Türkiye bugün ağır bir ekonomik krizden geçiyor. Hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ücretlerimiz eriyor. Emekçiler geçim mücadelesi veriyor. Ekonomik krizin faturasını alın teriyle çalışan insanlara kesen anlayışa buradan sesleniyoruz. Bizler demokrasi, özgürlük, hak, hukuk ve adalet istiyoruz. Bizim mücadelemiz yalnızca ücret mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz, insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesidir” diye konuştu.

"Kazım Kurt’un emekten yana yaklaşımına güveniyoruz"

Odunpazarı Belediyesinde gerçekleştirilecek toplu iş sözleşmesine de değinen Kalkan, çalışanların haklarını koruyan, yaşam koşullarını iyileştiren ve alın terinin karşılığını veren bir sözleşme için mücadele edeceklerini belirtti. Kalkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Odunpazarı Belediyesi’nde gerçekleştireceğimiz toplu iş sözleşmesinde de hedefimiz açıktır. İşçiden ve emekçiden yana bir anlayışla, çalışanlarımızın haklarını koruyan, yaşam koşullarını iyileştiren ve alın terinin karşılığını veren bir sözleşme için mücadele edeceğiz. Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt’un emekten yana yaklaşımına güveniyor, Odunpazarı Belediyesi’nde emekçilerimizin beklentilerini karşılayacak güçlü bir toplu iş sözleşmesine ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz. Demokrasi ve hukuk mücadelesi de bizim sendikal mücadelemizin ayrılmaz bir parçasıdır.”

“Yeni bir sendikal anlayışın Eskişehir’deki güçlü temelini atıyoruz”

Genel kurulun Eskişehir'deki emekçiler ve çalışma hayatı açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kalkan, örgütlü mücadele ve dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Çağdaş-Sen Genel Başkanı Bayram Özkan da genel kurulda yaptığı konuşmada, Eskişehir Şubesinin kuruluşunun yalnızca bir şube oluşturulması anlamına gelmediğini, işçinin kendi iradesine sahip çıktığı yeni bir sendikal anlayışın temelinin atıldığını söyledi. Özkan, “Bugün burada yalnızca bir sendikanın şubesini oluşturmak için bulunmuyoruz. Bugün burada, işçinin kendi iradesine sahip çıktığı, emeğin ve alın terinin merkezde olduğu yeni bir sendikal anlayışın Eskişehir’deki güçlü temelini atıyoruz. Bugün attığımız bu adımın yalnızca Eskişehir için değil, Türkiye’de sendikal mücadele açısından da önemli bir adım olduğuna yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“İşçinin iradesinin üzerinde hiçbir irade yoktur”

Genel başkanlık görevinin iki dönemle sınırlandırıldığını belirten Özkan, hiçbir yöneticinin sendikayı kişisel mülkü gibi göremeyeceğini ifade etti. Özkan, “Bizim anlayışımızda sendika yöneticisi işçinin üzerinde değildir. Sendika yöneticisi işçinin hizmetindedir. Genel başkan işçinin hizmetindedir. Şube başkanı işçinin hizmetindedir. Temsilci işçinin hizmetindedir. Yönetim kurulu işçinin hizmetindedir. Çünkü o koltukların sahibi biz değiliz. O koltukların gerçek sahibi işçidir. Bizler o görevleri belirli bir süre için emanet olarak taşıyoruz. Sendikayı birkaç kişinin makamı, koltuğu veya kişisel ikbal alanı hâline getiren anlayışa karşıyız. Biz diyoruz ki sendika işçinin evidir. Sendika işçinin örgütlü gücüdür. Sendikanın gerçek sahibi işçidir. İşçinin iradesinin üzerinde hiçbir irade yoktur. Çağdaş-Sen’in en temel farklarından biri budur. Biz sendikayı yöneticilerin mülkü hâline getirmeyeceğiz. Sendikayı kişilere bağımlı hâle getirmeyeceğiz. Sendikayı bir kişinin, bir grubun veya bir makamın etrafında şekillendirmeyeceğiz” dedi.

“Alın terinin etrafında birleştireceğiz”

Çağdaş-Sen'in herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi olmak amacıyla kurulmadığını dile getiren Özkan, bütün siyasi partilere eşit mesafede duracaklarını belirtti. Özkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bütün siyasi partilere eşit mesafede duracağız. İşçinin hakkını kim savunuyorsa onunla konuşacağız. Kim işçinin hakkına zarar veriyorsa onun karşısında duracağız. Bizim için işçinin hangi siyasi görüşe sahip olduğu önemli değildir. Bizim için önemli olan işçinin ekmeği, alın teri, onuru ve geleceğidir. Çünkü işçi ekmeğini siyasi görüşüne göre kazanmıyor. İşçi alın terini siyasi görüşüne göre dökmüyor. İşçinin çocuğunun geleceği siyasi görüşüne göre şekillenmiyor. Bizim ortak değerimiz emektir. Bizim ortak paydamız alın teridir. Bizim ortak mücadelemiz insanca yaşam mücadelesidir. Ve bizim temel bağlılığımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerleridir. Bu nedenle işçiyi siyasi kimliğine göre bölmeyeceğiz. Tam tersine, işçiyi emeğin etrafında birleştireceğiz. Alın terinin etrafında birleştireceğiz. Hak, hukuk ve adalet etrafında birleştireceğiz.”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Çağdaş-Sen’in yeni bir sendikacılık anlayışıyla ortaya çıktığını belirterek Genel Başkan Bayram Özkan’ın açıklamalarını samimi bir deklarasyon olarak değerlendirdi. Türkiye’de sendikacılık hayatının ciddi sorunlar yaşadığını söyleyen Kurt, sendika yöneticiliğinin kuşaktan kuşağa aktarılan bir yapıya dönüşmesine karşı çıktı.

“15 milyon çalışan sendikasız”

Türkiye’de milyonlarca çalışanın yoksullukla mücadele ettiğini ve asgari ücretle geçinmeye çalıştığını belirten Kurt, sendikal örgütlenmenin mevcut durumunu eleştirdi. Kurt, “Türkiye’de 30-40 yıl sendikacılık yapan insanlar var. Ancak ne yazık ki işçiler hâlâ sömürülüyor, emekçiler yoksullukla mücadele ediyor ve milyonlarca çalışan asgari ücrete mahkûm ediliyor. Bunun sendikacılık tarihi açısından son derece ciddi bir sorun olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de 15 milyon işçi örgütsüz. Koca koca sendikalarımız, konfederasyonlarımız ve kendisini işçi sınıfının önderi olarak tanımlayan insanlar var. Ancak bütün bunlara rağmen 15 milyon çalışan sendikasız. Sendikalı işçi sayısı ise yaklaşık 2,5 milyon. Bütün kavgalar, bütün mücadeleler bu 2,5 milyon kişinin içerisinde yaşanıyor. Üstelik sanıyorum bu çalışanların yaklaşık yüzde 70’i kamu sektöründe bulunuyor. Özel sektörde gerçekten mücadele ederek, emeğinin karşılığını almak için çaba göstererek sendikacılık yapanların sayısı ne yazık ki son derece sınırlı” dedi.

Sendikacıların alışılmış konfor alanlarından çıkarak çalışanlarla birlikte mücadele etmesi gerektiğini dile getiren Kurt, Çağdaş-Sen’in sendika yöneticilerinin görev sürelerini iki dönemle sınırlandırmasını olumlu bulduğunu belirtti. Kurt, “Alışılmışın dışında bir sendika tüzüğüyle ortaya çıkan Çağdaş-Sen’i bu nedenle kutluyorum. Yöneticilerin görev sürelerini iki dönemle sınırlandırması takdire şayan ve son derece önemli bir karar. Bu düzenleme, sendikacılığın bir meslek hâline gelmesini engelleyen ve gerçekten işçi sınıfı mücadelesinin içerisinde olunduğunu gösteren önemli bir işarettir” ifadelerini kullandı.

“Belediyeyi çalışanlarımızla birlikte yönetmek istiyorum”

Odunpazarı Belediyesinde yaklaşık 2 bin çalışanın bulunduğunu hatırlatan Kurt, çalışanların yalnızca ücret ve sosyal haklar konusunda değil, kurumun yönetiminde de söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Odunpazarı Belediyesi’nde yaklaşık 2 bin çalışanımız var. Biz bu belediyeyi 2 bin çalışanımızla birlikte yönetmek durumundayız. Dolayısıyla çalışanlarımızın da yönetime katkı sunması, karar alma süreçlerine katılması gerekiyor. Ne yazık ki bugüne kadar sendikalarla böyle bir çalışma düzenini tam anlamıyla gerçekleştiremedik. Bundan sonra Çağdaş-Sen ile birlikte Odunpazarı’nda yönetim anlayışımıza destek veren, katkı sunan bir sendikal yapı oluşturmayı umut ediyorum.”

“İşçinin refahını artırmak için ekonomik tablo değişmeli”

Türkiye’deki ekonomik ve siyasi gelişmelere de değinen Kurt, işçilerin yaşam standardının düşmesinde ülkenin ekonomik yönetiminin etkili olduğunu savundu. Sendikaların ülke yönetimine ilişkin eleştirilerini daha açık biçimde dile getirmesi gerektiğini belirten Kurt, çalışanların hakları için daha güçlü bir mücadele yürütülmesini istedi.

“Emek en yüce değerdir”

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, emeğin en yüce değerlerden biri olduğunu belirterek, emeğin örgütlenmesinin de en önemli örgütlenme biçimleri arasında yer aldığını ve bunun temel araçlarından birinin sendikalar olduğunu söyledi. Yalaz, “Emek en yüce değerdir. Emeğin örgütlenmesi ise en önemli örgütlenme biçimlerinden biridir. Bu örgütlenmenin adı da sendikadır. Özellikle ülkemizin içerisinde bulunduğu koşullar dikkate alındığında, sendikal faaliyetlerin ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğu çok daha açık biçimde görülmektedir. Bugün Türkiye’de emeğe yeterince değer vermeyen, hak arayan ve mücadele eden insanları yargı yoluyla cezalandırmaktan çekinmeyen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Öyle ki yalnızca hak mücadelesi verenler değil, düşüncelerini açıklayan basın emekçileri de söyledikleri sözler nedeniyle tutuklanma tehdidiyle karşılaşabiliyor” dedi.

Sendikal mücadelenin yalnızca ekonomik haklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Yalaz, çalışanların daha iyi ücretlerin yanı sıra demokrasi, özgürlük, adalet, insan onuruna yakışır çalışma koşulları ve insanca yaşam hakkı talep ettiğini ifade etti. Yalaz, sendikacılığın ücret pazarlığının yanında emeğin onurunu, çalışanların temel haklarını ve demokratik değerleri savunmayı da kapsadığını belirtti.

Çağdaş-Sen Eskişehir Şubesinin yönetimi belirlendi

Genel kurulda belirlenen yönetim kurulu asil üyeliğinde Deniz Kalkan şube başkanı, Muharrem Ceylan şube başkan yardımcısı, Çiğdem Çelik şube mali sekreteri olarak yer aldı. Nihat Koca ve Murat Çetinkaya ise yönetim kurulu üyesi oldu.

Yönetim kurulu yedek üyeliklerine Derya Doğuş, Yiğit Madankaya, Burcu Ural, Özgür Özel ve Mine Köymen seçildi.

Denetleme Kurulu asil üyeliklerinde Mustafa İmamoğlu, Zafer Bulut ve Arzu Sezen; yedek üyeliklerinde ise Beste Demirkan, Melih Yavnuk ve İdris Erkan yer aldı.

Disiplin Kurulu asil üyeliklerine Erenay Özgür Aydemir, Çağdaş Özyazıcı ve Güneş Sara Kula seçilirken yedek üyeliklere Mert Eser, Ekber Yeşildal ve Şafak Ok getirildi.

Genel Merkez Üst Kurul delegeliğine ise Deniz Kalkan, Güney Demirdaş, Arzu Sezen, Onur Ahmet Turan, Ali Rıza Güneş, Mert Eser, Nihat Hatipoğlu, Mustafa İmamoğlu, Tanju Kalkan, Oğulcan Karausta, Serkan Kasap, Nihat Koca, Mine Köymen, İdris Erkan, Yiğit Madankaya, Çağdaş Orak, Özgür Özel, Sedat Yıldırım, Aslı Kıran, Erkan Sucu, Burcu Ural, Pelin Aydın, Eray Özgür Aydemir, Ozan Çelik, Gülseren Al, Seydi Ateş, Gürkan Çelik, Aykut Odabaşı, Muharrem Ceylan, Özgül Özbil, Ömer Tosun, Ayşe Öz, Derya Doğuş, Mehmet Kortay, Akın Kırmızı, Kübra Yaman, Zeliha Tiryaki, Beste Demirkan, Cengiz Özat, Mahir Ozan Gündüz, Şafak Ok, Osman Saygı, Murat Çetinkaya, Sefa Çiloğlu ve Özgür Gitmez seçildi.

Kaynak: Mehmet Tolga Tunç