12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde demokrasinin susturulduğu, Meclisin kapatıldığı, siyasi partilerin dağıtıldığı ve insanların işkencelerden geçirildiği bir dönem olduğunu ifade eden Avci, darbenin yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Avci, “12 Eylül yalnızca bir tarih değildir. 12 Eylül; demokrasiye indirilen darbenin, millet iradesine vurulan zincirin ve Cumhuriyetin üzerine düşürülen karanlığın adıdır” ifadelerini kullandı.
“Dostluk başka şeydir, bağımlılık başka şeydir”
Avcı, “bizim çocuklar” ifadesine de değinerek, bu sözün Türkiye’nin siyasi hafızasında dış müdahale ve vesayet tartışmalarının simgelerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin geleceğine yönelik dış müdahalelere karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Avcı, ABD adına bölgede görev yapan temsilcilerin Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren açıklamalarının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Avci, “12 Eylül’ü anlamak; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir daha hiçbir gücün ‘bizim çocukları’ olmayacağını ilan etmektir. Tarihte ‘bizim çocuklar’ sözü, milletimizin hafızasında dış müdahale ve vesayet tartışmalarının simgelerinden biri olarak yer etmiştir. Bugün isimler, makamlar ve temsilciler değişse de Türkiye’ye yön verme hevesi değişmemektedir. Bugün, Tom Barrack gibi Amerika Birleşik Devletleri adına bölgemizde ve ülkemizde görev yapan temsilcilerin, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren açıklamalarını ve yaklaşımlarını dikkatle değerlendirmek zorundayız. Çünkü tarih bize şunu öğretmiştir. Dostluk başka şeydir, bağımlılık başka şeydir. İttifak başka şeydir, teslimiyet başka şeydir. Diplomasi başka şeydir, Türkiye’nin geleceği hakkında başkalarının hesap yapmasına sessiz kalmak başka şeydir” diye konuştu.
“Cumhuriyeti savunmak günübirlik siyasetin konusu değildir”
Siyaset yapanlara da çağrıda bulunan Avci, Cumhuriyetin temel değerlerinin günlük siyasi hesaplara konu edilmemesi gerektiğini belirtti. Avci, “Cumhuriyeti savunmak günübirlik siyasetin konusu değildir. Atatürk’ü yalnızca seçim meydanlarında hatırlayıp Cumhuriyetin temel değerlerini gündelik siyasi hesaplara kurban edemezsiniz. Demokrasiyi yalnızca işinize geldiğinde savunamazsınız. Milli iradeyi yalnızca kendi iradenizle aynı sonuç çıktığında kutsayamazsınız. Hukuku yalnızca kendiniz için isteyemezsiniz. Laikliği yok sayıp çağdaş Türkiye’den söz edemezsiniz. Ve en önemlisi, 12 Eylül’e lanet okuyup, 12 Eylül’ün baskıcı zihniyetine bugün göz yumamazsınız” dedi.





