Depreme dair gündem sürüyor ve öyle görünüyor ki daha da devam edecek.

Zira yüzyılın felaketinin ardından vatandaşlar artık ne kadar güvende olduğunu sorgulamaya başladı.

Bu yüzden Eskişehir nezdinde konuya bakarsak, son durumun ne olduğuna ilişkin merakın giderek arttığını kolayca söyleyebiliriz…

Bunun için şehrin yapı stokunun son durumunu bilememiz gerekiyor.

Bu yönde 3 belediye bir protokol imzaladı.

İnşaat Mühendisleri Odası’nı da işin içine katarak, kentteki tüm binaların incelenmesi adına çalışmayı hemen başlattı.

Şehrin deprem hazırlığı açısından önemli bir adım oldu.

+++

Ancak!

Geçmişe dair yapılan çalışmaların akıbeti de bir taraftan merak ediliyor.

Özellikle dönüşüm projelerinin nihayete ermemesi halk arasında huzursuzluk yaratıyor.

Bunu ifade ederek devam edelim.

Bunlardan en önemlisi şehir merkezini kapsayan afet riskli alanlar çalışması ile ilgili…

+++

Biliyorsunuz, şehir merkezindeki özellikle ana caddeler ve bu caddelerle bağlantılı onlarca sokakta eski yapılaşma var.

Bilim, eski yapıların büyük risk altında olduğunu kabul ediyor ve dönüşümü için ısrar ediyor.

İşte bunu sağlayacak olan afet riskli alan çalışmaları 2012’de başlıyor.

+++

Buradan sonrasına, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün verdiği bilgilere dayanarak devam edelim.

Bu tarihte Büyükşehir Belediyesi, Porsuk’un zemin sıvılaşmasından yola çıkarak Porsuk çevresinin afet riskli alan olduğu gerçeğini anlatan bir raporu ilgili bakanlığa sunuyor.

Bakanlık ise bu riskin daha geniş bir alanı kapsadığını belirterek alan miktarının genişletilmesi gerektiği konusunda görüş bildiriyor.

Ardından kentin gündemini senelerde meşgul eden 8 mahallenin içerisine girdiği afet riskli bir alan ortaya çıkıyor.

Bakanlık, alanın ilan edilmesinin ardından dönüşümün sağlanması için gerekli bürokratik işlemlerde sorumluluğu da Büyükşehir Belediyesi’ne devrediyor.

Hatta ilgili çalışmaların yapılması için Büyükşehir Belediyesi’ne 2 Milyon TL’lik bir katkı da gönderiyor.

Büyükşehir Belediyesi de bu parayı İTÜ’nün imar planı çalışmaları yapmasında kullanıyor.

Tüm bunlar ise 2013 yılında gerçekleşiyor.

+++

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ilgili bürokratlar bu tarihten sonra tam 2017 yılına kadar bu bölge ile ilgili çalışma bekliyor Büyükşehir Belediyesi’nden.

Beklenen çalışmalar yapılmayınca da işlerin hızlandırılması için yeniden bir yazı yazıyorlar ve Büyükşehir’in yetki devrini daha da genişletiyorlar.

O tarihten sonra bakanlığa sadece planların kabulü yetkisi kalıyor.

+++

Yine il Müdürlüğünün verdiği bilgilerden yola çıkarak devam edelim.

Yetkinin ardından Büyükşehir Belediyesi ilgili alan için planlarını yapıp bakanlığa teslim ediyor.

Planları inceleyen bakanlık bölge üzerinde yapılacak yeni yapılaşmanın daha da artırıldığını ifade ederek eksikliklerin tamamlanması için ve planların ilgili yasalara uygun olarak yapılması için yeniden Büyükşehir’e gönderiyor.

Sonrasında da Büyükşehir Belediyesi de alan içerisindeki mülk sahipleri yaptığı görüşmelerde 3/2’lik anlaşma sağlayamayınca planlar askıda kalıyor.

Müdürlük tarafından yapılan açıklamanın bir kısmında ise şu ifade yer alıyor;

“Bakanlığımız üzerine düşen görev ve sorumlulukları derhal yerine getirmiş olup Eskişehir merkezinde yer alan Riskli Alan çalışmalarında yapılan yetkilendirmeden de anlaşılacağı üzere tüm sorumluluk Büyükşehir Belediye Başkanlığı uhdesindedir.”

+++

Meselenin kronolojik durumu böyle…

Ortada son günlerde bazı kesimlerce dile getirildiği gibi bir siyaset söz konusu değil!

Kısacası afet riskli alanlar konusunda top Büyükşehir Belediyesi’nde.

Anlayacağınız, bu mesele için yapılması gerekenler var ve yapması gerekenler de belli.

Dahası;

Yaşadığımız acı olayla birlikte artık hızlandırılması ve hayata geçirilmesi elzem bir durum söz konusu.

O yüzden halk adına belediyeden bu konuda daha somut ve uygulamaya geçilecek adımları atmasını bekliyoruz.

Ayrıca il müdürlüğü tarafından kamuoyu bilgilendirmesi için yapılan açıklamada yanlış ve haksız bilgilendirmeler varsa da belediye yetkilileri bu konuda bir açıklama yapmalı.

Eğer bir dönüşüm sağlanacaksa ve şehir merkezi korkulu rüyadan kurtulacaksa da tam zamanı…

Zira biliyoruz ki hem bakanlık hem de Büyükşehir Belediyesi bu dönüşümün sağlanması için muhakkak büyük bir çaba ve istek duyacaktır.

O halde Eskişehir için istiyoruz, bekliyoruz.

Büyük acılar yaşanmadan hepsinin bir an önce bitirilmesini diliyoruz.