Destici, birçok İslam ülkesinin yıllardır saldırı ve işgallere maruz kaldığını belirterek, nükleer silah tartışmalarının gerekçe olarak öne sürüldüğünü ifade ederek Batılı ülkelerin ve İsrail’in de nükleer silahlara sahip olduğunu ifade etti. Destici, “Siyonistler durmuyor, emperyalistler durmuyor. Gazze'den sonra Lübnan'ı bombaladılar, yerle bir ettiler. Suriye'yi bombaladılar, Afganistan'ı işgal ettiler, Irak'ı işgal ettiler. Şimdi de hedefte İran var. İran'a saldırıyorlar. Tüm güçleriyle saldırıyorlar. Uçaklarıyla, bombalarıyla, füzeleriyle, gemileriyle tüm güçleriyle saldırıyorlar. Peki sebep ne? Efendim, 'İran nükleer silaha kavuşacakmış, İran uranyum zenginleştirmesi yapıyormuş.' Peki sende var, sende var, İsrail'de var, Batı'nın bütün büyük devletlerinde var. İslam ülkelerinde olunca mı kabul görmüyor” dedi.


Yapılan zulümlerin hesabı mutlaka sorulacaktır


Konuşmasında İsrail’in güvenliğinin gerekçe gösterilerek bölgedeki bazı ülkelere saldırılar düzenlendiğini belirten Destici, bu saldırıların uluslararası hukuka dayanmadığını vurguladı. Destici, “Nasıl tarihte zulmedenlerin hepsinin sırası geldiyse, bugün de yapılan zulümlerin hesabı mutlaka sorulacaktır. Bu saldırıları lanetliyoruz” ifadelerini kullandı.


Türkiye’yi tehdit olarak görüyorlar


Türkiye’nin güçlü olması gerektiğini vurgulayan Destici, savunma sanayinde son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirtti. İHA ve SİHA üretiminin ardından milli muharip uçak, tank ve balistik füze çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Destici konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Güçlü olmak zorundayız; ülke olarak, devlet olarak güçlü olmak zorundayız, birlik olmak zorundayız. Savunma sanayimizi daha da güçlendirmeliyiz. Kendi İHA'larımızı, SİHA'larımızı yaptığımız gibi kendi muharip uçaklarımızı da şu anda yapım aşamasında, süratli bir şekilde tamamlamalıyız. Kendi tankımızı yaptık, seri üretimini hızlandırmalıyız; kendi balistik füzelerimizi yaptık, seri üretimlerini hızlandırmalıyız. Çünkü saldırının ne zaman nereden geleceği belli değil; bütün bu yaşananlar bize bunu göstermiştir. O yüzden özellikle ülkemiz son yıllarda savunma sanayinde inanılmaz bir yükseliştedir. İHA'lar, SİHA'lar üretemezken paramızla vermediler. Bakın, 80'li yılların sonundan beri bize savaş uçağı satmıyorlar, paramızla satmıyorlar. Neden? Türkiye'yi kendileri için bir güç, bir tehdit olarak görüyorlar."

Batılı ülkelerde hangi silah varsa Türkiye'nin de elinde olması için çalışmalıyız


Türkiye’nin saldırgan bir devlet olmadığını ancak kendisine yönelik tehditlere karşı güçlü bir savunma kapasitesine sahip olması gerektiğini belirten Destici, Türkiye’nin güvenliği için stratejik savunma teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Destici, “Türkiye saldırgan bir devlet değil ama kendisine saldırıldığında çok kavi bir mukavemet göstereceğini biliyorlar. Gazze'deki soykırıma sessiz kalmadığı için Türkiye'ye uçak vermiyorlar. Sudan'daki, Somali'deki bölünmelere, Libya'daki bölünmelere sessiz kalmadığı için Türkiye'ye uçak vermiyorlar, akıllı füze vermiyorlar, balistik füze vermiyorlar. Onun için kendimiz yapıyoruz ve inşallah kısa zamanda savaş uçağımızı da tamamlayacağız, balistik füzelerimizi de daha seri şekilde üreteceğiz. Ve kim ne derse desin; Amerika'nın, İsrail'in, Rusya'nın, İngiltere'nin, Fransa'nın elinde hangi silah varsa nükleer dahil, Türkiye'nin de elinde olması için gece gündüz çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı