Dedesinin çocukken kendisine bir pul koleksiyonu bıraktığını belirten Akın, koleksiyonda bulunan zarflardaki pulları söktüğünü söyledi. Yıpranan ve değerini yitiren pulların yerine başkalarından yeni pullar satın almaya başladığını ifade eden Akın, şöyle konuştu:
“Dedem bana bir pul koleksiyonu bırakmıştı ama ben çocukken iyi koruyamadım. Bilmediğim için zarfların üzerindeki pulları söktüm. Heder oldu, mahvoldu. Hata ettik tabii. Ondan sonra o açığı kapatmak için başkalarından pul satın almaya başladım ve koleksiyonu öyle büyüttüm.”
“Satmaya kıyamadığım eşyalar çoğalınca ticarete başladım’
Akın’ın çocukken yaptığı bu hata antikaya olan ilgisini daha da artırdı. Koleksiyonundaki eksikleri tamamlamak için yeni pullar satın alırken zaman içerisinde yalnızca pul değil, geçmişten günümüze ulaşan farklı eşyaları da biriktirmeye başladı. Ailesinden kalan eşyalarla başlayan koleksiyon merakının zamanla ticarete dönüştüğünü belirten Akın, “Benim zaten böyle bir zevkim vardı. Dedemden, ailemden kalan eşyalar vardı ve onları satmıyordum. Daha sonra ilgilenmeye, kendim de satın almaya başladım. Eşyalar çoğalınca zamanla işin ticaretine girdik. Süreç bu şekilde başladı” dedi.
Dükkanında sirk bisikletinden Osmanlı dilekçelerine kadar birçok eser var
Yaklaşık 10 yıldır antikacılık yapan Akın’ın dükkanında farklı dönemlere ait çok sayıda eser yer alıyor. Dükkanındaki bazı eşyaların oldukça ilginç hikayelere sahip olduğunu belirten Akın, ‘“İlginç hikâyesi olan çok eşya var. Mesela gözümüzün önünde sirklerde palyaçoların kullandığı değişik bir bisiklet duruyor. Yurt dışındaki bir sirkten geldi. Herhalde yenisini alınca bu boşa çıktı, sonra da bize nasip oldu. Ayrıca Osmanlı dönemine ait dilekçeler ve farklı dönemlere ait porselen ve nadir parçalarda koleksiyonumda yer alıyor’ diye konuştu.





