Kütahya'da Gezilecek En Önemli Tarihi Mekanlar Nerelerdir?

Kütahya'yı ziyaret edenlerin rotalarının ilk sırasına yazması gereken adres, şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Çavdarhisar ilçesinde yer alan Aizanoi Antik Kenti ve Zeus Tapınağı'dır. Antik dünyanın en iyi korunmuş Zeus tapınaklarından birine ev sahipliği yapan bu alan, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor. Zeus Tapınağı, üst katının Zeus'a alt katının ise Kibele'ye adanmış olmasıyla dünyada nadir görülen çift tanrılı yapılardan biri olma özelliği taşıyor. Tapınağın çevresinde yer alan ve yeraltı dünyasına geçişi simgeleyen kapı motifli mezar stelleri de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Aizanoi'nin en dikkat çekici noktalarından biri, antik kentin agorasındaki Macellum yapısıdır. Roma İmparatorluğu'nun 3. yüzyılda yaşadığı ağır enflasyonla mücadele kapsamında çıkardığı tavan fiyat kararnamelerinin yaklaşık bin farklı ürün için duvarlara kazındığı bu yapı, dünyanın bilinen ilk borsa binası olarak tarihe geçti. Ayrıca dünyada nadir görülen bitişik nizamda inşa edilmiş stadyum ve antik tiyatro kompleksi ile 13. yüzyılda bölgeye yerleşen Çavdar Tatarları'nın bıraktığı duvar grafitileri de mutlaka görülmesi gereken detaylar arasında yer alıyor.

Kütahya Kalesi ve Döner Gazino Neden Bu Kadar Ünlü?

Şehrin kalbinde tüm Kütahya manzarasına hakim bir konumda yükselen Kütahya Kalesi, yukarı kale, iç kale ve aşağı kale olmak üzere üç bölümden oluşuyor. 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilen ve ardından Selçuklu, Germiyanoğulları ve Osmanlı dönemlerinde yapılan eklemelerle güçlendirilen kalenin Evliya Çelebi'ye göre 72 burcu bulunuyor. Kale surlarının içindeki en ilgi çekici yapı ise 1973 yılında inşa edilen ve Kütahya'nın simgelerinden birine dönüşen meşhur Döner Gazino'dur. Tam 43 dakikada kendi ekseni etrafında 360 derecelik bir tam tur atan bu benzersiz yapı, ziyaretçilerine dönerken şehrin panoramik manzarasını sunan unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Çay içerken Kütahya'yı kuşbakışı izlemek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir durak.

Kütahya Jeoloji Müzesi'nde Neler Sergileniyor?

16. yüzyılda inşa edilen ve ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de adı geçen tarihi Şengül Hamamı, kapsamlı bir restorasyon çalışmasının ardından Kütahya Jeoloji Müzesi olarak şehre kazandırıldı. Müzede Fas'tan Brezilya'ya, Türkiye'nin farklı bölgelerinden dünyanın çeşitli ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan toplanan 5.000'e yakın mineral, kristal ve maden örneği sergileniyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçaları arasında Kütahya Emet ilçesinden çıkarılan bor madeni mineral çeşitleri ve 657 milyon yıllık deniz canlısı fosilleri yer alıyor. Müzenin bir diğer özelliği ise orijinal hamamın soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden oluşan geleneksel mimarisinin korunmuş olması. Ziyaretçiler, Osmanlı hamam kültürünü keşfederken aynı zamanda milyonlarca yıllık doğa tarihine tanıklık ediyor.

Germiyan Sokağı ve Şehir Merkezindeki Müzeler Hangileri?

Kütahya'nın geleneksel mimarisini en canlı haliyle deneyimlemek isteyenler için Germiyan Sokağı vazgeçilmez bir adres. Renk renk restore edilmiş eski Kütahya konaklarının dizildiği bu otantik sokakta eski ile yeni yapılar iç içe geçiyor. Meşhur Şeker Konağı başta olmak üzere sokaktaki yapılar, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunuyor.

Şehir merkezinde keşfedilmeyi bekleyen müzeler ve kültürel duraklar da oldukça zengin bir çeşitlilik sunuyor. 19. yüzyılda yaşamış Macar politikacı Lajos Kossuth'un konakladığı ve enfes tavan döşemeleriyle ahşap işçiliğinin dikkat çektiği Macar Evi Müzesi, tam merkezinde bir türbe barındıran ve rengarenk iç mimarisiyle alışılmışın dışında bir deneyim sunan Dönenler Camii, ücretsiz girişiyle Selçuklu çinilerini ve Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nin çiniye işlenmiş devasa panosunu sergileyen Çini Müzesi ve ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin doğup 25 yaşına kadar yaşadığı ev olan Evliya Çelebi Müzesi bu durakların başında geliyor. Merkez turunu tamamlamak için Ulu Cami, mimarisiyle büyüleyen Çinili Cami, şehrin kalbindeki devasa Çinili Vazo heykeli ve Saat Kulesi de gezi planına eklenmelidir.

Kütahya'da Ne Yenir?

Kütahya mutfağının tartışmasız en ünlü lezzeti sini mantısıdır. Tek tek elle açılan ve bir ustanın günde en fazla iki adet hazırlayabildiği bu özel mantı, sabır ve ustalık isteyen zahmetli hazırlık süreciyle dikkat çekiyor. Fırında kendi buharıyla pişerek eşsiz bir tat ve doku kazanan sini mantısı, geleneksel olarak mercimekli hazırlanmakla birlikte günümüzde kıymalı seçeneğiyle de sunuluyor.

Kütahya'nın bir diğer vazgeçilmez yöresel lezzeti ise eli böğründe yemeğidir. Kuzu veya dana eti kullanılarak fırında pişirilen bu yemekte, etin üzerine çekilen hamur bir kapak görevi görerek altındaki eti kendi buharıyla yumuşacık hale getiriyor. Sonuç olarak ortaya son derece lezzetli ve yumuşak bir et yemeği çıkıyor.

Kütahya'da Karadeniz mutfağı esintileri arayanlar için de seçenekler mevcut. Kolot, imansız, tel ve örgü peynirinin bir arada kullanıldığı dört peynirli Trabzon pidesi olarak da bilinen Sürmene yavrusu ile uzun Bafra pidesi, şehirdeki lokantalarda kolaylıkla bulunabilen doyurucu alternatifler arasında yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi