Plastik kaplara alternatif olarak evlerde giderek daha çok tercih edilen cam kavanozlar, boş halde hatalı koşullarda tutulduğunda sorun kaynağına dönüşebiliyor. Uzmanların değerlendirmesine göre nemli ve kapalı ortamda bekleyen kavanozlarda haşere, bakteri, küf ve ağır metal riski ortaya çıkıyor. Doğru saklama ise birkaç basit kurala bağlı.

Cam kavanozlar, plastik ambalajların gündeme getirdiği kaygılar nedeniyle son yıllarda mutfaklarda daha sık kullanılıyor. Ancak uzmanlar, boşalan kavanozların "ileride lazım olur" düşüncesiyle biriktirilmesinin göründüğü kadar masum olmadığını belirtiyor. Dolap içinde, tezgah altında ya da kilerde uzun süre bekleyen kavanozların, saklama koşulları uygun değilse hem hijyen hem de sağlık açısından risk oluşturduğu ifade ediliyor. Öne çıkarılan tehlikeler biyolojik ve kimyasal olmak üzere iki başlıkta toplanıyor.

KAPAKTAKİ LASTİK NEDEN HAŞERE ÇEKİYOR?

Hazır gıda kavanozlarının kapağındaki iç lastik, ne kadar yıkanırsa yıkansın gıda kokusunu tümüyle bırakmıyor. Kokunun kapalı yüzeyde hapsolması, karanlık dolaplarda bekleyen kavanozları böcek, karınca ve mutfak güvesi için cazip hale getiriyor. Uzmanlara göre bu durum, tek bir kavanozla sınırlı kalmayıp mutfağın genelinde haşere sorununa yol açabiliyor. Kokunun kaynağı kapak lastiği olduğundan, yalnızca cam gövdenin yıkanması sorunu çözmüyor.

BOTULİZM RİSKİ NASIL OLUŞUYOR?

En ciddi uyarı, eski kavanozların kışlık sos, menemen ya da konserve yapımında yeniden kullanılmasına ilişkin. Ev koşullarında tam sterilizasyon her zaman sağlanamıyor. Yeterince sterilize edilmemiş kavanozda, oksijensiz ortamı seven Clostridium botulinum bakterisi çoğalabiliyor. Söz konusu bakterinin ürettiği toksin, halk dilinde konserve zehirlenmesi diye anılan botulizme yol açıyor. Tıbbi kaynaklarda felce ve ağır vakalarda ölüme kadar gidebilen bir tablo olarak tanımlanan botulizm, ev yapımı konservelerde en çok dikkat edilmesi gereken tehlikelerden biri sayılıyor.

AĞIR METAL GEÇİŞİ NEDEN OLUYOR?

Kavanozların kapağı kapalı biçimde saklanması da ayrı bir risk doğuruyor. Kapalı hacimde biriken mikroskobik nem, kapağın iç yüzeyindeki koruyucu tabakayı zamanla bozuyor ve paslanmaya yol açıyor. Uzmanlar, paslanan kapakların yeniden kullanılması durumunda kurşun ve nikel gibi ağır metallerin gıdaya geçebildiğine dikkat çekiyor. Ağır metaller vücuttan kolay atılmadığı için düşük miktarlarda dahi zamanla birikim yapabiliyor. Dolayısıyla deforme ya da paslı kapakların yeniden kullanılmaması öneriliyor.

KÜF VE AFLATOKSİN TEHLİKESİ

Tam kurumadan kapağı kapatılan kavanozların içinde nem kalıyor ve karanlık ortamda gözle görülmeyen küf mantarları gelişebiliyor. Bazı küf türlerinin ürettiği aflatoksin, bilimsel kaynaklarda karaciğer için tehlikeli kabul edilen bir madde. Küfün her zaman gözle fark edilememesi, riski artıran etkenlerden biri. Kavanozların nem barındırmayacak şekilde saklanması bu yüzden önem taşıyor.

PLASTİKTEN CAMA GEÇİŞ NEDEN ARTTI?

Cam kavanozların mutfaklardaki yükselişi tesadüf değil. Plastik ambalajların ısıyla ya da uzun temasla gıdaya madde bırakabildiğine ilişkin tartışmalar, tüketicileri cam ve metal alternatiflere yöneltti. Cam, kokusuz ve gözeneksiz yapısıyla gıda saklamada tercih edilen bir malzeme. Ancak uzmanların hatırlattığı nokta, malzemenin kendisi güvenli olsa bile yanlış saklama ve tekrar kullanımın riski geri getirdiği. Yani sorun camda değil, kavanozların nasıl saklandığında ve yeniden nasıl kullanıldığında düğümleniyor.

GÜVENLİ SAKLAMA İÇİN NE YAPMALI?

Uzmanların paylaştığı temel kurallar şöyle:

  • Boş kavanozların kapaklarını üzerine kapatmayın, kavanoz ve kapağı ayrı saklayın.
  • Eski, deforme veya paslanmış kapakları biriktirmeyin, doğrudan atın.
  • Kavanozları iyice yıkayın ve tam kuruduğundan emin olun.
  • Toz ve nem girmemesi için kavanozları ağzı aşağı bakacak şekilde ters çevirerek saklayın.
  • Alt kısmında gıdaya uygunluğu gösteren çatal-kadeh amblemi bulunmayan, dekoratif ya da sanayi tipi kapları gıda saklamak için kullanmayın.

KONSERVE YAPARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Ev yapımı konserve ve turşu geleneği yaz aylarında yaygınlaşıyor. Uzmanların vurguladığı ortak nokta, kavanozların ve kapakların kullanım öncesi yüksek sıcaklıkta sterilize edilmesi. Kaynar suda yeterli süre bekletilmeyen kaplar, botulizm dahil çeşitli risklere kapı aralayabiliyor. Konserve kapaklarının her sezon yenilenmesi, kapağın tam kapanıp kapanmadığının kontrol edilmesi ve şişmiş, kabarmış kapaklı ürünlerin tüketilmemesi öne çıkan önlemler arasında. Şüpheli görünen ev konservelerinin tadına bakmadan atılması tavsiye ediliyor. Botulizm toksini kokusuz ve tatsız olabildiği için ürünün görünüşüne güvenmek yeterli olmuyor. Konservenin kaynatılarak tüketilmesi ek bir önlem sayılıyor, ancak bu yöntemin her durumda tam koruma sağlamadığı da belirtiliyor.

AMBLEM NE ANLAMA GELİYOR?

Gıdayla temasa uygun kaplarda bulunan çatal-kadeh sembolü, ürünün gıda saklamak için üretildiğini gösteren uluslararası bir işaret. Dekoratif amaçlı ya da sanayi kullanımına yönelik camlarda bu işaret bulunmuyor. Söz konusu kapların içinden gıdaya istenmeyen madde geçişi olabildiği için, saklama kabı seçilirken tabandaki sembolün kontrol edilmesi öneriliyor. Aynı kontrol, dışarıdan alınan ikinci el ya da hediyelik cam kaplar için de geçerli.

KAVANOZLARI GERİ DÖNÜŞÜME VERMEK MÜMKÜN

Kullanılmayacak kavanozları biriktirmek yerine cam geri dönüşüm kutularına atmak hem ev güvenliği hem de çevre açısından tercih edilebilir bir yol. Cam, özelliğini kaybetmeden defalarca geri dönüştürülebilen bir malzeme. Belediyelerin cam toplama noktaları ve site içi geri dönüşüm kutuları, ihtiyaç fazlası kavanozların değerlendirilmesine imkan veriyor. Böylece hem dolaplarda gereksiz birikim önleniyor hem de cam yeniden üretime kazandırılıyor. İhtiyaç kadar kavanozu doğru koşullarda saklayıp fazlasını geri dönüşüme yönlendirmek, uzmanların işaret ettiği dengeli yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi