Zorlu bir eğitim yılını geride bıraktıklarını ifade eden Alkan, özellikle ikili eğitim uygulamaları, boşaltılan okulların durumu, depreme dayanıklılık çalışmaları ve sınav süreçlerinin yıl boyunca önemli gündem başlıkları olduğunu söyledi. Alkan, “Gerçekten zorlu, sınavların da ağırlığıyla bir yılı bitirdik” dedi.
“İki ilçe milli eğitim müdürüne de teşekkür etmek gerekiyor”
2026-2027 eğitim-öğretim yılına yönelik hazırlıkların Eskişehir genelinde başladığını belirten Alkan, Tepebaşı ve Odunpazarı ilçe milli eğitim müdürlüklerinin veliler, servis işletmecileri ve öğretmenler kurullarının görüşlerini alarak anket çalışmaları yürüttüğünü ifade etti. Alkan, “Şu anda 2026-2027 eğitim-öğretim dönemine önceden bir hazırlık olduğunu görüyoruz ilde. Özellikle iki tane ilçe milli eğitim müdürlüğü, hem Tepebaşı hem Odunpazarı, anket çalışmalarıyla hem velilerden hem servislerden hem de okul öğretmenler kurulundan çıkardıkları kararla bu yılı daha iyi planlayacaklar. Bu yüzden gerçekten iki ilçe milli eğitim müdürüne de teşekkür etmek gerekiyor” dedi.
“Bazı binalarda acil boşaltma kararları çıkabilir”
Eskişehir’in deprem kuşağında yer aldığını ifade eden Alkan, okul binalarının güvenliği konusunda çalışmaların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Alkan, “Tetkikler yeni yeni geliyor. Önümüzdeki yıllar, önümüzdeki günlerde belki de beklenmedik bir şekilde bazı okullara güçlendirme, bazılarına yıkım, bazılarının acil boşaltılma kararı da çıkabilir. Dolayısıyla bunu da programın içerisine alarak hazırlık programına ilçeler hazırlanıyorlar” diye konuştu.
“TYP projesinden bir an önce kurtulmamız gerekiyor”
Okullarda yardımcı hizmet personeli sorununun devam ettiğini belirten Alkan, Toplum Yararına Program uygulamasını eleştirerek kalıcı ve güvenceli personel ihtiyacının olduğunu ifade etti. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve valiliğin süreci daha etkin yönetmesi gerektiğini ifade eden Alkan, eğitim planlamasının bütüncül şekilde yapılması çağrısında bulundu. Alkan, “TYP projesinin şu andaki durumu, kadrolu, iş güvenceli bir yardımcı hizmetlerin olmaması okullarda bir sorun. Ama bu dönem içerisinde de okulların hazırlık aşamasındaki süreçlerine baktığımız zaman İl Milli Eğitim Müdürlüğüne birçok görevler düşmekte, valiliğe birçok görevler düşmekte. İlçeler nasıl yeni gelecek eğitim-öğretim programına, yılına hazırlanıyorsa programlarla, ilin de bunu hazırlaması gerekiyor. Artık bu TYP projesinden bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Zamanlama açısından okulları karşılamayan bir proje. Dolayısıyla eylül ayında başlayan görevliler, okulların bitimi olan haziranın ortasına kadar bu süreci devam ettirmek zorundadırlar” ifadelerini kullandı.
“Eğitim süreçlerinin yönetilmediğini da görüyoruz”
Eskişehir’in eğitim kenti olarak anıldığını belirten Alkan, sahadaki uygulamalarda yönetim eksiklikleri bulunduğunu ifade etti. Alkan, “Biz Eskişehir'de hep şununla övünüyoruz: Bu kent, eğitim kenti. Bu kentin öğrencileri gerçekten diğer şehirlere baktığımız zaman daha şanslılar. Ama sahada gördüğümüz bir gerçekliğimiz var; iyi bir yönetilmeme, iyi bir şekilde eğitim süreçlerinin yönetilmediğini da görüyoruz. Ne yazık ki İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu süreçlere zamanında hazırlanamıyor, süreci kaçırmış oluyor. Dolayısıyla gelecek yıldaki beklentimiz, okullar açıldığında her şeyin hazır, sıralarına oturan öğrencinin aklında soru işaretinin kalmaması gerekiyor” dedi.
“Derslerin 30 dakika olup olmaması tartışması var”
Alkan, sabit yaz saati uygulaması ve okullarda tartışılan “30 dakika” düzenlemesine de değinerek, sabah karanlığında okula giden öğrencilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Alkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Derslerin 30 dakika olup olmaması tartışması var şu anda. Bu 30 dakika tartışması gerçekten çok çok önemli. Çünkü ülkemiz bilim dışı bir uygulamayla, sabit yaz saati uygulamasıyla 365 günü götürüyor. Çocuklarımız karanlıkta okula giriyorlar ve karanlıkta çıkıyorlar. Dolayısıyla 30 dakikayla belli bir zaman da kazanmış olacağız ama bu sefer velilerin temel kaygısı olan ‘Kentin her yerinde aynı anda 30 dakika mı, 40 dakika mı olacak?’ tartışması, özellikle LGS sınavına hazırlanacak olan öğrenciler açısından temel bir sorunsal olarak ortada duruyor. Bunun da bir an önce önleminin alınması lazım. 30 dakikaysa, ki destekliyoruz bu konuyu, 30 dakika olmalı ama mağduriyet yaratmadan bu sürece hızlı bir şekilde geçiş yapmamız gerekiyor.”





