Eskişehir denince akla gelen doğa rotalarının çoğu şehir merkezine yakın duruyor. Oysa şehrin en zengin ekosistemi, Sivrihisar'ın güneyindeki bozkırın ortasında yer alıyor. Balıkdamı, Sakarya Nehrinin taşkınlarıyla oluşan bir sulak alan olarak varlığını sürdürüyor.

BALIKDAMI NEREDE?
Alan, Sivrihisar ilçe merkezine 25 kilometre uzaklıkta, güney yönünde bulunuyor. Rakım 800 metre düzeyinde seyrediyor. Yüz ölçümü yaklaşık 30.000 dönüm olarak veriliyor. Söz konusu büyüklük 3.000 hektara, yani yaklaşık 30 kilometrekarelik bir alana karşılık geliyor. Kabaca 4.200 futbol sahası büyüklüğünde bir sulak alandan söz ediliyor.
Bölgeyi besleyen kaynak Sakarya Nehri. Nehrin taşkın yaptığı dönemlerde ortaya çıkan su birikintileri, çevredeki bozkırda başka hiçbir yerde bulunmayan bir yaşam alanı oluşturuyor.
KAÇ KUŞ TÜRÜ BARINIYOR?
Tür sayısı kaynağa göre değişiyor. İki farklı kayıt şöyle:
- Resmi sulak alan kaydında geçen sayı: 286 tür
- Akademik sayım çalışmasında tespit edilen: 210 tür, 18 takım ve 47 familya
Aradaki fark, sayımların ayrı yıllarda ve ayrı yöntemlerle yapılmasından kaynaklanıyor. Her iki rakam da alanın Eskişehir'deki en zengin kuş popülasyonuna sahip olduğunu gösteriyor.
Akademik çalışmadaki takım dağılımı şöyle:
- Ötücü kuşlar: 96 tür
- Yağmurcunlar: 31 tür
- Yırtıcılar: 27 tür
- Leyleksiler: 13 tür
- Kazsılar: 10 tür
Sıralanan beş takım 177 türü kapsıyor, kalan 33 tür ise diğer gruplara dağılıyor. Yalnızca ötücü kuşların payı yüzde 45,7 düzeyinde bulunuyor.

NESLİ TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER VAR MI?
Uluslararası Doğa Koruma Birliğinin kırmızı listesine göre alanda risk taşıyan türler bulunuyor. Sınıflandırma şöyle:
- Nesli tehlikede olan: 1 tür
- Hassas durumda olan: 2 tür
- Tehdide yakın olan: 7 tür
Toplamda 10 tür risk kategorilerinde yer alıyor. Söz konusu sayı, tespit edilen 210 türün yaklaşık yüzde 4,8'ine denk geliyor.
KORUMA STATÜSÜ NASIL DEĞİŞTİ?
Balıkdamı, kırk yılı aşan bir süreçte kademeli olarak koruma altına alındı. Kronoloji şöyle:
- 1980: İkinci derece doğal sit alanı
- 1994: Yaban Hayatı Koruma Sahası
- 2005: Yaban Hayatı Geliştirme Sahası
- 5 Şubat 2019: Ulusal öneme haiz sulak alan
Alan, sulak alanların korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmenin ulusal önem ölçütlerini de karşılıyor.
YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI NE DEMEK?
Statülerin karşılığı sıkça karıştırılıyor. Yaban hayatı geliştirme sahası, av ve yaban hayvanlarının yaşama ortamlarının korunması, geliştirilmesi ve üretimlerinin sağlanması amacıyla ayrılan alanları ifade ediyor. Söz konusu sahalarda avlanma yasak, faaliyetler ise izne bağlı yürütülüyor.
Ulusal öneme haiz sulak alan tanımı ise ekolojik değeri ülke ölçeğinde kabul edilen alanları kapsıyor ve koruma planlaması bakımından ayrı bir çerçeve sunuyor.

HANGİ KUŞLAR GÖRÜLEBİLİR?
Alanda flamingo, pelikan ve balıkçıl gibi türler gözlemlenebiliyor. Doğaseverlerin kullanımına açık bir gözlem kulesi de bulunuyor. Kuş yoğunluğu göç dönemlerinde artıyor, dolayısıyla ilkbahar ve sonbahar ayları gözlem açısından öne çıkıyor.
Gözlem yapacakların dürbün, güneşten korunma ekipmanı ve su götürmesi öneriliyor. Alanın bozkır ortasında bulunması nedeniyle gölge ve altyapı imkanları sınırlı kalıyor.
ALANI NE TEHDİT EDİYOR?
Sulak alanın geleceği su miktarına bağlı bulunuyor. Doğa koruma kuruluşlarının aktardığı başlıca risk unsurları şöyle:
- Kuraklık
- Denetimsiz yürütülen tarımsal sulama
- Nehrin su seviyesindeki süreklilik kazanan düşüş
- Bölge için gündemde olan sulama projeleri
Söz konusu kuruluşlara göre gündemdeki proje, alanın batı bölümünün kurutulup tarıma açılmasını ve doğu bölümünün 500 hektar civarında bir göle dönüştürülmesini öngörüyor. Aktarılan değerlendirmeler ilgili kuruluşlara ait bulunuyor.





