Eskişehir’de bir ilk gerçekleştirildi.

Eskişehir’in dijital medyada yazan güçlü kalemleri bir araya geldi.

Dünya görüşü olarak birbirine tezat isimlerin buluşması da ayrıca bir ilk oldu.

Kıymetli meslektaşlarımızla “Çarpışma” ismini verdiğimiz program belki de bu yüzden büyük ilgiyle karşılaştı.

Program sonrasında onlarca telefon, bir o kadar mesaj aldık.

Öncelikle tüm şehir halkına gösterdikleri ilgiye dair teşekkür etmek istiyorum.

+++

Gelelim şimdi yazımızın konusuna…

Çarpışma’nın ilk konusu da izlediğiniz üzere;

“Şehrin trafik sorunu” oldu.

Zira ortada bir sorun olduğunu kabul edenlerden birisi olarak;

“Kentin bu sorununa dair artık farklı ve kalıcı çözüm önerilerinin tartışılması gerekliliği” üzerine görüşlerimi sundum.

Öncesinde;

Kentteki araç kaosuna dair bir de sosyal medyada “şehirdeki trafik sıkışıklığını” gösteren bir de tweet attım.

İşte bu konu, Çarpışma Programı ile birlikte şehrin gündemine girdi.

Bundan sonra konuyla ilgili tüm kesimlerin ortaya görüşlerini sunacağı bir ortamın çıkacağını hemen söylemeliyim…

+++

Bunlardan birisi Kemal Aydoğmuş oldu.

Aydoğmuş ile kendisinin de belirttiği üzere uzun süreli mesaimiz oldu.

Şehrin sorunlarına olan farklı bakış açılarını yakından izlemişimdir.

Konuya dair, köşesinde yazdığı yazı ile de kentteki trafik kaosuna dair tespitlerimizi içeren serzenişlerimize eleştiri getirmiş.

Sormuş ki;

“Yürüyerek 5 Dakikada gidilecek bir yere neden araçla gittiniz?”

+++

Öncelikle söylemek gerekiyor ki;

“Gün içerisinde insanların yaşam tarzları ve ihtiyaçları her zaman yürüyerek 5 dakikada giderilemeyecek boyutta olabilir”

Örneğin, 5 dakikada yürüyerek gittiğiniz yerin sonrasında, şehrin farklı noktalarında farklı ihtiyaçlarınız ortaya çıkabiliyor.

Ve o bölgelere ulaşım çoğu kez otomobille olmak zorunda!

O yüzden şahsınıza ya da kurumunuza ait bir araç hiç yoksa merkeze yakın bir alanda konuşlu olmak zorunda.

Tweet attığımız o gün yaşadığımız mesele de tam da buydu…

5 Dakikalık mesafeye gittikten sonra, aynı araçla şehrin uzak bir alanına ulaşmaktı niyetimiz.

Maalesef ki, herkes için kıymetli olan zamanın bir saatten fazlası birkaç kilometrelik o alan içerisinde heba oldu gitti.

+++

Sevgili Aydoğmuş’un yazısından devam edelim.

Demiş ki;

“Tramvayları trafikten çekin, ya da şehir içine de alt üst geçitler yapın” dan farklı olarak, mevcut soruna farklı çözüm önerileri koyan yok!”

İşte tam da bu nokta da bizim görüşlerimiz ortaya çıkıyor.

Ne diyoruz?

“Eskişehir’in trafik sıkıntısına dair artık yeni şeyler söylemenin zamanı geldi!”

İşte bizim Çarpışma’da da savunduğumuz asıl amaç buydu.

Tam da bu yüzden radikal çözüm önerileri ile çıktık Eskişehirlinin karşısına.

Şehrin trafiğine dair yazılmış bilimsel makalelerden yola çıkarak koyduk çözüm önerilerimizi…

“Alt geçit yapın, tramvayın raylarını sökün kafasından uzaklaşıp;

Gerekiyorsa, Cengiz Topel’i de, Üniversite Caddesi’ni de ve hatta İsmet İnönü Caddesi’nin kalan kısımlarını da yayalaştırın” dedik.

+++

Şahsım adına bu fikir sonrasında pek çok eleştiri veyahut destek alacığımı biliyordum…

Öyle de oldu.

Ancak birilerinin artık bu meseleye dair çözümlerini söylemenin vakti gelmişti.

Sadece biz değil, şehri yönetenlerin de;

“Alt geçitler, üst geçitler, batçıklar, köprüler yıllar öncesinde kalmış demode çözüm önerileridir” anlayışından çıkması gereklidir.

Hepi topu 800 Bin kişilik bir şehirde halkın 1 saat trafikte kalması doğru değildir.

Olmadığı için Eskişehir’de bu konuyu tartışmaya açalım ve çözüm bulalım niyetine girdik.

Çünkü, kent yaşamı içindeki gelişmeler gösteriyor ki;

“Bugün bazı gün ve saatlerde yaşanan kaos, yakın bir gelecekte her günde ve daha çok zaman diliminde yaşanmaya başlanacak!”