İbrahim Arslan biraz “uyandırma servisi” gibi… Şehrin üstünde, kendi ritmiyle işleyen bir saat: tik tak, tik tak… Herkese göre ayarlanmış değil belki, ama susmayan bir saat.
CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ı uzunca zamandır tanırım.
Belediyeciliğe ne kadar hakim olduğunun şahidiyim. Hatta bir dönem, sahibi olduğum esgündem26’da bu bilgilerini Eskişehirlilerle paylaşması için ısrar etmiştim; sağ olsun, o da kırmamıştı.
Öte yandan, siyasette de öyle ya da böyle ciddi bir birikime sahip.
Eskişehir’de CHP’nin sol kesimiyle sıkı bir muhabbeti vardır; yani sadece bilen değil, aynı zamanda temas eden bir isimdir. Konuşmasını bilir. Takipçiliği ise pek çok gazeteciyi imrendirecek türdendir.
Nitekim son zamanlarda yapılanların neredeyse tamamını İbrahim Arslan’dan öğrendik.
TCDD’nin dizel-elektrikli ana hat lokomotifi alım ihalesinde TÜLOMSAŞ devre dışı bırakıldı, ondan öğrendik. Eskişehir PTT Başmüdürlüğü kapandı, ondan öğrendik.
Dahası, işin ironik tarafı şu ki; devlet hastanesi arazisinin özelleştirildiğini sadece biz değil, AK Parti de İbrahim Arslan’dan öğrendi.
Hasılı, Arslan biraz “uyandırma servisi” gibi…
Şehrin üstünde, kendi ritmiyle işleyen bir saat: tik tak, tik tak…
Herkese göre ayarlanmış değil belki, ama susmayan bir saat.
***
Kendisine yöneltilen eleştiriler ise dikkat çekici.
Ne bilgi bakımından ne de siyasi beceri bakımından…
Daha çok psikolojik nüveler taşıyor.
Çok kızdığı, çok sinirli olduğu, kırılgan olduğu söyleniyor; bu, neredeyse dillere pelesenk olmuş durumda. Hatta en yakınlarının bile, neye kızacağına neye üzüleceğine dair bir tür “tedbirli yaklaşım” geliştirdiği anlaşılıyor.
İkili ilişkileri bir bilgi birikimi olarak görenler için bu durum hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak bu hayal kırıklığını yaşayanların erişemeyeceği birikime sahip olması, Arslan’ı her zaman farklı kılıyor. İkili ilişkilerden ziyade toplumsal sorumluluğa odaklanıyor; okuyor, aktarıyor ve gündem oluşturuyor.
Anlayacağınız İbrahim Arslan bu şehrin uyandırma saatidir.
Her zaman eşref saatinde çalmasa da…