Anladım ki Yılmaz Hoca bu tür polemiklerden hoşlanmadığı gibi Çorum’un Büyükşehir meclisinde açıklama yapması ve kendi adını da vermesinden rahatsız olmuş ve bu konuda Ataç’a destek veren tarafta…
Uzun zaman sonra Yılmaz Hoca ile baş başa sohbet imkanım oldu. Bir yandan kahvemizi içtik bir yandan Eskişehir, Türkiye hatta Orta Doğu meselelerine kadar konuştuk.
Yılmaz Hoca her ne kadar siyaseti bıraksa bile siyasetin onu bırakmadığını daha doğrusu bırakamayacağını bir kez daha idrak ettim.
Zira ömrünü pek çok alanda bu şehre ve ülkeye hizmet ederek geçirmiş, 25 yılını ise Eskişehir’e küçük bir kasabadan şehir kimliği kazandırmış biri olarak Büyükerşen’in halen daha Eskişehir ile ilgili dertlenmeleri devam ediyordu.
Ortaya attığı fikirler ve düşünceler halen daha pek çok siyasetçinin düşünmediği, cesaret etmesi zor ve sıradanlık kalıplarını kıracak cinstendi.
Mesela Eskişehir olarak Bozdağ’a neden bir tünel açtıramadığımızı ve Sakarya Vadisi olarak tanımladığımız alandan Eskişehir ve batısı için başta tarımsal ürünlerin lojistiği dahil olmak üzere yeni bir cazibe yolu açamadığımızı sorguluyordu…
Mesela Sanayi bölgesinde neden geçmişte SKK Blokları örneğinde olduğu gibi toplu sosyal konutlar, işçilerin sanayiye ulaşımı ve uygun fiyatlı kira ile barınma imkanı sağlanmadığına dair eksiklikleri irdeliyordu…
Elbette uzun uzun anlatması tek bir yazı ile zor olan DSP zamanlarını, Rahmetli Bülent Ecevit ile olan ilişkilerini, göreve geldikten sonra şehrin altyapısı ile ilgili yaptığı çalışmaları ve elbette o dönem DSP’li Belediye Başkanları olarak Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile olan yol arkadaşlığını da konuştuk uzun uzun.
Tabi son günlerde gündem olan o malum konuya yani Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ile Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç arasındaki gerginlik ve sözlü polemiği de değindik.
Yakıştıramadım
Büyükerşen bu konuda oldukça üzgün olduğunu söyledi.
Ahmet ile DSP’nin o döneminden başlayan yol arkadaşlığımız var. Beraber çok güzel işler başardık. Ahmet Tepebaşı bölgesinde Eskişehir ve diğer komşu illere örnek olacak takdirle karşıladığım işler yaptı. Sayın Haydar Çorum’un mecliste yaptığı açıklamalara çok üzüldüm ve tasvip etmiyorum. Kendisine yakıştıramadım dedi. Ve şunu ekledi. Benim sık sık kullandığım bir söz var. “Bazen siyasilerin hırsı aklının önüne geçiyor”
Anladım ki Yılmaz Hoca bu tür polemiklerden hoşlanmadığı gibi Çorum’un Büyükşehir meclisinde açıklama yapması ve kendi adını da vermesinden rahatsız olmuş ve bu konuda Ataç’a destek veren tarafta…
Kaldı ki bu konunun akabinde Büyükerşen Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve yapılan çalışmalarla ilgili de gayet takdir edilesi yorumlar yaptı.
Mukallit Başkan Göndermesi
Yılmaz Büyükerşen Tepebaşı bölgesindeki belediyecilik çalışmalarının örnek teşkil ettiğini söyleyerek “bazı belediye başkanları Ahmet’i örnek alırlarsa mukallit olmaktan kurtulurlar” diye ince bir gönderme yaptı.
Büyükerşen’in o noktada yaptığı tespitler şunlar oldu
“Eskişehir Merkez İlçe Belediyeleri arasında Tepebaşı bölgesinin hızlı dönüşüm örnekleri veren çalışmalarını takdirle izlemekten son derece memnuniyet duyuyorum.
Siyasi hayata birlikte başladığımız sayın Ahmet Ataç’ın başka ilçe başkanları tarafından da emsal alınacak çalışmalarının devamını diliyorum.
Tepebaşı bölgesi gerek konut, gerek iş merkezleri itibariyle yeni çalışmalarında elde ettiği başarı ile yalnızca kentimizin değil, diğer komşu illerinde ilçe ve belediyeleri tarafından örnek alınıyor. Komşu illerin hızlı dönüşümlerine model olmak gibi bir özellik oluşturduğunu düşünüyorum.
Bunu memnuniyetle gözlüyorum. Bazı belediye başkanları da Ahmet’in işlerini örnek alırsa, feyz alırsa mukallit olmaktan çıkabilir. Tepebaşı bu yönü ile bölge ve komşu iller açısından konut, işyerleri, ticaret, sosyal ve kültürel gelişmeler açısından fayda sağlayacak özelliklere sahip bulunuyor.
Ben Tepebaşı’nın hem Eskişehir hem de diğer komşu il ve ilçe belediyelerince kendisinden destek istenecek, yerel yönetimler açısından okul etkisi görevi yapabileceğine inanıyorum.”
Büyükerşen ile bir kaç saat sohbet edip tüm bunları tek bir yazıya sığdırmak elbette mümkün değil ama bugün kısa bir özet geçeyim dedim. İlerleyen günlerde başka konulara da elbete değineceğiz. Bugünlük bu kadar.