Miras paylaşımında sıkça başvurulan bir yönteme ilişkin emsal nitelikte karar çıktı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ölünceye kadar bakma sözü karşılığında yapılan taşınmaz devirlerinde bakım borcunun kapsamını tartıştı. Kurul, bakım yükümlülüğünün manevi boyutunun da sözleşmenin parçası olduğu sonucuna vardı.
OLAY NASIL GELİŞTİ?
Uyuşmazlığın kökeninde aile içi bir devir işlemi bulunuyor. Eşini kaybeden yaşlı bir vatandaş, kendisine ölene dek bakılması karşılığında 83 parselde kayıtlı taşınmazdaki hissesinin bir bölümünü torununa devretti. Aradan geçen sürede verilen sözlerin yerine getirilmediğini savunan dede, konuyu yargıya taşıdı.
DAVACININ İDDİALARI NELERDİ?
Dava dilekçesinde bakım borcunun hiç yerine getirilmediği ileri sürüldü. Davacının öne sürdüğü iddialar şöyle:
Devir yapılan torun ve ailesi kendisiyle ilgilenmedi
Günlük bakım ihtiyaçları karşılanmadı
Bayramlarda ziyaret edilip elinin öpülmesi dahi gerçekleşmedi
Hastalanıp hastaneye yattığında ziyaretine gelinmedi, aranıp sorulmadı
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshini, davalı adına kayıtlı payın iptalini ve taşınmazın kendi adına tescilini talep etti.
DOSYA HANGİ AŞAMALARDAN GEÇTİ?
Uyuşmazlık uzun bir yargı sürecinin ardından sonuçlandı. Yerel mahkemedeki yargılamanın ardından dosya istinaf incelemesine taşındı ve Bölge Adliye Mahkemesi davanın kabulüne hükmetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, istinaf kararını bozdu. Dosyayı yeniden ele alan Bölge Adliye Mahkemesi ise ilk kararında direndi. Direnme kararının da temyiz edilmesiyle uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne geldi.
BAKIM BORCU NELERİ KAPSIYOR?
Kurul, bakım borçlusunun yükümlülüklerini ayrıntılı biçimde sıraladı. Karara göre aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım borçlusundan beklenen edimler şunları içeriyor:
Bakım alacaklısını ailesi içine alarak ikametgah sağlamak
Beslenme ve giyim ihtiyaçlarını karşılamak
Hastalık halinde tedavisini üstlenmek
Manevi yönden her türlü yardım ve desteği sunmak
GENEL KURUL NE DEDİ?
Oy birliğiyle alınan kararda davacının haklı olduğu sonucuna varıldı. Kararda şu ifadelere yer verildi:
Bakım alacaklısının sözleşme anında özel bakıma muhtaç hâlde olması gerekmez. Ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde bakıp gözetme borcunun kapsamı ne akdin başında ne de devamı sırasında belirli olmayıp bakım alacaklısının hayatı boyunca oluşacak şartları tayin eder.
Davacı, bakım borçlusu olan davalı torununun kendisiyle ilgilenmediği, bayramlarda elini öpmeye dahi gelmediği iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Dinlenen tanık beyanlarına göre davacının beklediği manevi desteğin davalı tarafından sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, 6098 sayılı Kanun'un 617'nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen şartların da oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ NEDİR?
Söz konusu sözleşme, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bir hukuki kurum olarak öne çıkıyor. 6098 sayılı Kanun'un 611 ve devamı maddelerine göre bakım alacaklısı, bakım borçlusuna bir malvarlığı ya da belirli değerler devretmeyi, bakım borçlusu da alacaklıyı ölene dek bakıp gözetmeyi üstleniyor. Sözleşmenin geçerliliği, miras sözleşmesi şeklinde ve resmi biçimde düzenlenmesine bağlı bulunuyor. Bakım borcunun yerine getirilmemesi durumunda sözleşmenin feshi gündeme gelebiliyor. Tapuda devir yapılmış olması ise borcun sona erdiği anlamına gelmiyor.



