Eskişehir İnönü'de Hangi Arkeolojik Alanlar Sit Statüsüne Alındı?

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, İnönü ilçesi Tutluca Mahallesi sınırları içinde tespit edilen üç arkeolojik alanı koruma altına aldı. Karar, 19 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

Tescil edilen alanlar, Kazıklı Tepeüstü Yerleşim ve Nekropolü, Ilıcaksu Yerleşimi ve Karatavuk Mevkii Arkeolojik Alanı olarak isimlendirildi. Üç alan da 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 6. maddesi kapsamında 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi. Karar metninde, sit alanı içerisinde kurul izni olmadan herhangi bir müdahalede bulunulamayacağı açıklandı.

Dutluca Mahallesi Eskisehir (1)

Tutluca Mahallesi, Eskişehir'in İnönü ilçesi sınırları içerisinde bulunuyor. Mahallenin konumu, Porsuk Çayı'nın oluşturduğu Orta Porsuk Havzası içinde kalıyor. Ilıcaksu Arkeolojik Yerleşimi, bu akarsu sisteminin teraslarında tespit edildi.

Tescil Edilen Üç Arkeolojik Alan

Alan Statü
Kazıklı Tepeüstü Yerleşim ve Nekropolü 3. Derece Arkeolojik Sit
Ilıcaksu Yerleşimi 3. Derece Arkeolojik Sit
Karatavuk Mevkii Arkeolojik Alanı 3. Derece Arkeolojik Sit

Yerleşimler Hangi Döneme Ait?

Yüzey araştırmaları sonucunda elde edilen verilere göre alanların tarihlemesi, Tunç Çağı öncesi dönem olarak adlandırılan Geç Kalkolitik Dönem ve devamındaki Erken Tunç Çağı'na işaret etti. Arkeolojik literatürde Geç Kalkolitik Dönem, MÖ 3500 ile MÖ 3000 yılları arasını kapsayan zaman dilimini ifade ediyor.

Ilıcaksu, Kazıklı Tepeüstü ve Karatavuk Mevkii alanlarındaki kültür katmanları bu yıllar arasına tarihleniyor. Yüzey araştırmalarında toprak yüzeyinde bulunan seramik (çanak çömlek) parçaları, taş aletler (litik buluntular) ve yapılara ait mimari kalıntı izleri kayıt altına alındı. Kazıklı Tepeüstü alanında tespiti yapılan nekropol, kelime anlamı olarak ölü gömme alanını ifade ediyor. Nekropol alanının varlığı, yerleşimi kullanan topluluğun ölü gömme pratiklerine dair izler bıraktığını gösterdi.

Alanın çevresinde, havza sınırları içinde konumlanan ve Erken Tunç Çağı özellikleri gösteren Demircihöyük ve Küllüoba yerleşimleri yer alıyor. Söz konusu yerleşimler, Orta Porsuk Havzası'nda daha önce tescil edilmiş ve uzun yıllardır araştırma yapılan kazı alanları arasında bulunuyor.

Orta Porsuk Havzası Yüzey Araştırması Projesi Nasıl Yürütüldü?

Tutluca Mahallesi'nde tespit edilen alanlar, Orta Porsuk Havzası Tunç Çağları ve Öncesi Dönem Arkeolojik Yüzey Araştırması adıyla yürütülen çalışmalar sonucunda belirlendi. Proje, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen ulusal statüdeki bir bilimsel araştırma olarak kayıtlara geçti.

Projenin yürütme aşamaları yıllara göre farklı proje numaraları ile takip edildi. 2024 yılındaki çalışmalar YA012605(2024) proje numarası ile yürütülürken, 2025 yılındaki çalışmalar YA012605(2025) numarası ile gerçekleştirildi. Her iki araştırma dönemi de tamamlandı.

Projede araştırmacı kadrosunda Dr. Özlem Çakar Kılıç yer aldı. Dr. Özlem Çakar Kılıç, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü bünyesinde görev yapıyor. Akademisyenin uzmanlık alanları arasında Coğrafi Bilgi Sistemleri, Etnoloji, Kırsal Sosyoloji, Arkeoloji, Erken Tunç Çağ Arkeolojisi, Peyzaj Arkeolojisi ve Yerleşim Arkeolojisi disiplinleri bulunuyor.

3. Derece Arkeolojik Sit Statüsü Ne Anlama Geliyor?

Kültür varlıklarının korunması süreci, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri doğrultusunda yürütülüyor. Kanun, alanları içerdikleri özelliklere göre derecelere ayırıyor. 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanları, bilimsel kazı çalışmaları dışında hiçbir yapılaşma faaliyetine izin verilmeyen alanları kapsıyor. 3. derece arkeolojik sit alanları ise koruma kullanma kararları doğrultusunda geçiş dönemi yapılaşma koşullarının kurullar tarafından belirlendiği alanlar olarak tanımlanıyor.

Tutluca Mahallesi'ndeki üç alanın 3. derece sit statüsüne alınması, tarımsal faaliyetlerin belirli kurallar çerçevesinde sürdürülmesine olanak tanıyacak. 3. derece arkeolojik sit alanlarında yüzey tarımı yapılabilirken, derin sürüm işlemleri veya müdahaleler yasaklanıyor.

Açıklanan kararda, sit alanlarına ilişkin hazırlanacak Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları'nın kurula iletilmesini de içeriyor. Bu çerçevede alanlarda yapılacak çalışmalar için önceden Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan izin alınması zorunlu hale geldi.

Tescil Süreci Hangi Aşamalardan Geçti?

Tutluca Mahallesi'ndeki alanların tescil işlemi belirli yasal süreçlerin ardından tamamlandı. 2025 yılı içerisinde YA012605(2025) numaralı proje kapsamında alanlar tespit edildi. Kurul Müdürlüğü uzmanları 28.01.2026 tarihinde alanda yerinde inceleme yaptı.

2863 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereği, tescil işlemi öncesinde idari kurumların görüşleri ve çakışan hukuki durumlar incelendi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 04.02.2026 tarihinde, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi 03.03.2026 tarihinde alanla ilgili görüş bildirdi. 12.03.2026 tarihinde 4113163 sayılı dosya inceleme raporu hazırlandı.

Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 25.03.2026 tarihinde toplanarak 14866 sayılı tescil kararını imzaladı. Kararın kuruldaki imza tarihinden Resmi Gazete'deki yayım tarihine kadar 25 günlük idari süre geçti. Karar, 19 Nisan 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yasal yürürlüğe girdi.

Eskişehir'de Başka Hangi Önemli Arkeolojik Alanlar Bulunuyor?

Eskişehir il sınırları, Orta Porsuk Havzası'nın ve çevre bölgelerin tarih öncesi ile tarihi dönem yerleşimlerini barındırıyor. İl genelinde tescilli alanlar arasında merkez Tepebaşı ilçesindeki Şarhöyük ve Sivrihisar ilçesindeki Pessinus gibi tarihi yerler öne çıkıyor.

İnönü ilçesinin komşusu olan Han ilçesinde yer alan Han Yeraltı Şehri ve Nekropolleri alanı, 1. ve 3. derece arkeolojik sit olarak tescilli bulunuyor. Bu alana ilişkin son düzenleme 25.12.2025 tarihinde yapıldı; sit sınırları yeniden düzenlendi ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı revize edildi.

Orta Porsuk Havzası, Demircihöyük ve Küllüoba gibi daha önce tescil edilmiş diğer Erken Tunç Çağı alanlarını da bünyesinde barındırıyor. Tutluca Mahallesi'ndeki yeni tescil edilen alanlar, havzanın tarih öncesi yerleşim haritasına yeni veriler eklemiş oldu.

Tunç Çağı Öncesi Yerleşimlerinin Anadolu Arkeolojisinde Önemi

Anadolu arkeolojisinde Tunç Çağı öncesi dönem, Geç Kalkolitik Dönem terminolojisi ile adlandırılıyor. Bu evre, literatürde yaklaşık olarak MÖ 3500 ile MÖ 3000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsıyor. Geç Kalkolitik Dönem'i takip eden süreç ise Erken Tunç Çağı olarak isimlendiriliyor.

Eskişehir'de yer alan Demircihöyük ve Küllüoba yerleşimleri, Orta Porsuk Havzası'nda tespit edilen Erken Tunç Çağı dönemine ait kazı alanları arasında yer alıyor. Porsuk Havzası, coğrafi konumu itibarıyla İç Anadolu ile Batı Anadolu coğrafyaları arasında yer alıyor.

Tutluca Mahallesi'nde tescil edilen Kazıklı Tepeüstü, Ilıcaksu ve Karatavuk alanlarındaki çanak çömlek kırıkları ve mimari izler, bölgeler arasındaki Tunç Çağı yerleşim dağılımlarına ait coğrafi veri tabanını oluşturuyor. MÖ 3500 ile 3000 yılları arasındaki dönemin özellikleri, havzadaki yerleşimlerin birbiriyle olan mesafeleri ve konumlandıkları su kenarı üzerinden analiz ediliyor.

Ilıcaksu Adının Kaynağı Ne?

İnönü'de kayıt altına alınan yerleşim alanlarından birinin adı olan Ilıcaksu, jeolojik bir özelliğe işaret ediyor. Ilıcak kelimesi, jeotermal su kaynakları ve ısınmış yeraltı suları için kullanılıyor. Porsuk Çayı havzası üzerindeki yeraltı su hareketleri, yerleşimin konum tercihinde belirleyici olan jeolojik faktörler arasında yer aldı.

Tarih öncesi dönemde topluluklar, su kaynaklarının yakınında yerleşim kurma eğilimi göstermişti. Jeotermal su kaynaklarına yakın bir konumda bulunan Ilıcaksu Yerleşimi'nin adlandırılmasında, bölgedeki bu özelliğin etkili olduğu değerlendiriliyor. Alan, Geç Kalkolitik Dönem topluluklarının su kenarına yerleşme tercihinin somut bir örneğini oluşturdu.

Tescil sürecinin ardından Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun, alanlara ilişkin Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları'nı hazırlaması bekleniyor. Bu belge, sit alanlarında izin verilen ve verilmeyen faaliyetleri ayrıntılı olarak düzenleyecek.

Kaynak: Haber Merkezi