ATM'lerden küçük banknot bulmak Türkiye'de her geçen gün zorlaşmaya başladı. Bankalar tedrici olarak küçük kupürleri cihazlardan çıkardı en son sırada 50 liralık banknot yer aldı. Bu süreç hem dar gelirli vatandaşı hem küçük esnafı doğrudan etkiledi. Konuyu gündeme taşıyan isim Ziraat Bankası'nın eski Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşçu oldu. Babuşçu, sosyal medya paylaşımlarında ATM'lerin artık 100 ve 200 liralık kupürlere göre düzenlendiğini aktardı. TCMB cephesinde ise 500 ya da 1000 liralık üst kupüre ilişkin resmi bir gündem bulunmuyor. Peki, ATM'lerdeki bu değişimin arkasında ne var, Sokak ekonomisi hangi sıkıntılarla karşı karşıya?
ATM'LERDEKİ YENİ BANKNOT DÜZENİ NEYİ DEĞİŞTİRDİ?
Türkiye genelinde ATM'lerde dikkat çekmeden hayata geçirilen yeni banknot düzeni, vatandaşın nakde erişimini doğrudan etkilemeye başladı. Birçok banka önce 5, 10 ve 20 liralık banknotları cihazlardan çıkardı. Süreç şimdi 50 liralık banknotun büyük ölçüde devreden alınmasıyla sürüyor. Bu adımlarla birlikte en düşük çekim limiti çok sayıda ATM'de 100 liraya yükseldi. Babuşçu'nun aktardığına göre bazı bankalar 100 liralık banknotu da ATM'lerden kaldırma çalışmaları yürütüyor.
TCMB VE BDDK'DAN RESMİ BİR DÜZENLEME VAR MI?
TCMB veya BDDK'nın ATM'lerden 50 lira ya da daha küçük kupürlerin kaldırılmasına ilişkin yayımlanmış bir genelgesi ya da tebliği bulunmuyor. Uygulama, tamamen bankaların kendi operasyonel kararı niteliğinde yürüyor. Bu durum, söz konusu değişikliklerin merkezi bir düzenleme yerine sektör genelinde benimsenen bir uygulama olarak şekillendiğini ortaya koyuyor. Bankalar, ATM kaset kapasitesini verimli kullanma gerekçesiyle büyük kupürlere yöneliyor.
ŞENOL BABUŞÇU GELİŞMEYİ NASIL DUYURDU?
Konuyu kamuoyu gündemine taşıyan isim Ziraat Bankası'nın eski Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşçu oldu. Babuşçu, sosyal medya paylaşımlarında bankaların önce 5, 10 ve 20 liralık banknotları, ardından 50 liralık kupürü ATM'lere koymamaya başladığını aktardı. Babuşçu'nun ifadelerinde bazı bankaların 100 lira banknotunu da kaldırma çalışması yürüttüğü dile getirildi. Bankaların ATM'lere artık ağırlıklı olarak 100 ve 200 lira koyduğu vurgulandı.
ATM KASETLERİNDE NEDEN KAPASİTE SORUNU YAŞANIYOR?
Bankaların büyük kupürlere yönelmesinin arkasında teknik bir gerekçe yer alıyor. Sektör kaynaklarına dayanan analizlere göre ATM kasetlerinin yıllık 500 bin kupürlük tasarım kapasitesi, enflasyon nedeniyle mecburen 1,4 milyon kupüre çıkarıldı. Bir banka yöneticisinin aktarımına göre bir günde aynı ATM'ye 10 kez para yüklemek zorunda kalındığı dönemler oldu. Küçük banknotlar daha fazla fiziksel hacim kapladığı için bankalar kasetleri büyük ölçüde 100 ve 200 lira ile dolduruyor.
HANGİ BANKALAR UYGULAMAYA GEÇTİ?
Mevcut açık kaynaklarda 50 lira banknotu çekme kararını isim isim açıklayan bir banka bulunmuyor. Haberler "birçok banka", "bankaların geneli", "özel ve kamu bankaları" gibi genel ifadelerle gelişmeyi aktarıyor. Şenol Babuşçu da paylaşımlarında belirli bir banka adı vermeden "Bankalar ATM'lere artık sadece 200 ve 100 TL banknot koyuyor" ifadesini kullandı. Sektörel gözlem; Ziraat, VakıfBank, Halkbank, İş Bankası, Garanti BBVA, Yapı Kredi ve Akbank gibi büyük bankaların ATM ağlarında 50 liralık kupürün yerini büyük ölçüde 100 ve 200 liralık banknotlara bıraktığını gösteriyor.
SOKAK EKONOMİSİ BU DURUMDAN NASIL ETKİLENDİ?
Türkiye gazetesinin haberine göre, Cepteki en küçük kullanılabilir banknotun fiilen 100 liraya çıkması, nakit alışverişin yoğun olduğu noktalarda ödeme düzenini bozdu. Semt pazarlarında ve mahalle esnafında küçük tutarlı işlemlerde para üstü sorunu büyüdü. Bakkal, market, tekel bayii, eczane ve pazarcılar bu süreçten en çok etkilenen kesimler arasında yer aldı. Eczanelerde ilaç farkları, pazarlarda gramaj kaynaklı fiyat değişimleri ödeme anında tartışmaya dönüşebiliyor. Hesabında düşük bakiye bulunan vatandaşlar ise paralarına erişmekte güçlük yaşıyor.
Pek çok işletme müşterilere para üstü verebilmek için gün içinde çevrede bozuk para arıyor. Bazı esnaflar güne başka dükkânlardan para bozdurarak başlıyor. Bu süreç ticari rutinin bir parçası haline geldi. Günlük operasyonel zamanın bir kısmı bozuk para temin etmeye ayrılmaya başladı. Esnaf cephesindeki bu durum, küçük ölçekli işletmelerin iş yükünü artıran bir gelişme olarak öne çıktı.
EKONOMİST AHMET KARAOĞLU HANGİ UYARIYI YAPTI?
Ekonomist Ahmet Karaoğlu, yaşanan tablonun temelinde yüksek enflasyonun bulunduğunu söyledi. Karaoğlu, "ATM haznelerinin fiziki bir sınırı var ve ortalama işlem tutarları artınca bankalar mecburen 100 ve 200 TL'lik banknotlara yer açmak zorunda kaldı. Ancak bunun sokaktaki maliyeti çok ağır. Fiyatların yukarı yuvarlanması dar gelirlinin cebine 'gizli enflasyon' olarak yansıyor" dedi. Karaoğlu, küçük esnafı ve dar gelirliyi rahatlatacak bir nakit akışı planlaması yapılmazsa sokak ekonomisinde ticaretin kilitlenme noktasına gelebileceği uyarısında bulundu.
FATİH KARAHAN 500 VE 1000 LİRA BANKNOT KONUSUNDA NE DEDİ?
Türkiye'nin tedavüldeki en büyük kupürü 200 lira olmaya devam ediyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan, Kasım 2025'teki yılın son Enflasyon Raporu sunumunda üst kupüre ilişkin iddialara net bir yanıt verdi. Karahan, "Kayıt dışı ekonominin kayıt içine geçişi için önemli bir unsur oluşturduğundan, mevcut durumdan memnunuz" dedi. Bu açıklamayla 500 ve 1000 liralık banknot için resmi bir hazırlık veya takvim bulunmadığı netleşti. Karahan, kart ödemelerinin yaygınlaşmasının kayıt dışılığı azalttığını, bu nedenle üst kupüre ihtiyaç duymadıklarını vurguladı. 2024 yılında ise daha açık kapı bırakan Karahan, üst banknota ihtiyaç olup olmadığının teknik analizler sonucunda ortaya çıkacağını ifade etmişti.
"GİZLİ ENFLASYON" TARTIŞMASI NEYE İŞARET EDİYOR?
Tablonun en çarpıcı çelişkisi tedavüldeki banknot ile ATM'deki banknot arasındaki uçurumdan kaynaklanıyor. TCMB, en büyük kupürü 200 lirada tutmaya devam ederken ATM'ler fiilen 100 liranın altına inmiyor. Vatandaş için "kullanılabilir en küçük banknot" piyasada kâğıt üzerinde 5 lira; ATM'de ise 100 lira. Karaoğlu'nun ifadesiyle ortalama işlem tutarlarının artması bankaları büyük kupüre yöneltirken, sokağa yansıyan etki dar gelirli için "gizli enflasyon" şeklinde tanımlanıyor. Esnafın bozuk para temin edememesi nedeniyle yapılan yukarı yuvarlamalar, resmi enflasyon hesaplamasına yansımayan bir maliyet yükü oluşturabiliyor.




