Dün kamuoyuna düşen bir gelişme vardı.

Haber olarak okundu geçildi ama konusu ve muhteviyatı bir asayiş olayından daha fazlasıydı.

Meseleyi köşemize alıp tüm yönleriyle yazamadan geçemedik.

+++

Haber, Batıkent’teki bir parkta yaşanan kundaklamaya ilişkin.

Şahıs ya da şahıslar tarafından oyun grupları ateşe veriliyor.

Ortaya büyük bir yangını andıran görüntüler çıkıyor.

Pek çok kişi, yanan bölgenin ağaçlık bir alan olduğunu dahi sanmış.

Olaya tepki gösteriyorlar…

İşte bu haber, kuşkusuz her mecrada haber olarak değerlendirildi.

Fakat daha ötesinde yarattığı psikolojik ve sosyolojik perde arkası oluşturan bir durum da var!

+++

Bir defa çevrede ister istemez bir korku çemberi oluşturuyor.

Düşünsenize semtinizde bulunan bir parka birileri dadanıyor ve parkı ateşe verecek kadar gözü karalar.

Şimdi gönül rahatlığıyla o parka bir daha gidebilir misiniz?

Ailenizle, çocuklarınızla aklınızda soru işareti olmadan o alanda gönlünüzce vakit geçirebilir misiniz?

Hep akıllarda o soru takılı kalacak çünkü;

“Ya bir daha gelirlerse?”

+++

İşte bu soruya yanıt ararken çok fazla detaya takılıyoruz.

Ki;

“Bir parkı ateşe verebilecek kadar gözü dönmüş kişiler daha farklı zarar verme girişimlerinde de bulunabilir!”

Ortada sıradan sayılacak adi bir suç yok çünkü.

Devamının daha farklı şekillerde gelebileceği bir eylem var.

Vatandaşın bu yüzden tedirgin olması kadar doğal bir şey olamaz…

+++

Dahası var…

Eskişehir, yaşadığı kent huzuruyla sadece ülkede değil, dünya sıralamasında bile kendisine yer edinmiş bir şehir.

Böyle bir kentte, bu tür olaylara derhal ve acilen müdahale şarttır.

Yani ortada görmezden gelinecek, geçiştirilecek bir olay yok.

Bu durumda en büyük sorumluluk emniyete düşüyor.

Yaşanan park kundaklaması işini enine boyuna masaya koyup, her türlü araştırmayı yapmalıdırlar.

Kentin ve kent halkının huzurunu kaçıracak her eylemi, sözünü ettiğimiz pencereden ele alıp, huzurun korunması anlamında çaba göstermeliler.

+++

Park yakma işini biz, bu yönüyle görüyor ve yetkililere çağrıda bulunuyoruz.

“Şehirde görmediğimiz, görmeye alışık olmadığımız suçlar çoğalmadan önü alınmalıdır”

Yoksa farklı yerlerde başka başka suçlar işlenen bir kente dönüveririz…