Bu sözü duyunca aklımıza ilk gelen isim ister istemez Osman Yüksel oluyor.
Yüksel o dönem çeşitli ayak oyunları, tepeden müdahaleler, kendisini yarışın dışında tutmaya çalışan baskılara rağmen direnmiş, AK Parti İl Kongresinde aday olmuş ve seçimi kazanmıştı.
Çünkü baskıya uğrayan hep mağdurdur, çünkü partinin tabanından gelen hep sevilir. Çünkü bazen genel merkezler türlü dayatmalar ya da tepeden atamalarla teşkilatın tepkisini çeker ve teşkilatlar bu duruma bu tür seçimlerde tepkisini gösterir.
İşte bu hezeyanlarla seçimi kazanan Osman Yüksel zoru başarmış ama ağzından çıkan “genel merkeze rağmen” sözüne engel olamadığı için il başkanlığı koltuğunda uzun süre oturamamıştı. Genel merkez ilk fırsatta intikamını aldım diye düşünse bile bu yara hep taze kaldı ve AK Parti o günden bu yana şehirde bölük, grup grup, istediği performansı alamadığı bir teşkilat yapısında kaldı.
Bu hatırlatmayı yaptım çünkü benzeri bir tabloyu bu kez başka bir partide yaşayabiliriz.
Tahminimce biraz daha farklı, biraz daha kongre öncesi süreçlerde olabilir ama bir genel merkez müdahalesi de İYİ Parti kanadında yaşanabilir.
Sizlerde biliyorsunuz İYİ Parti illerde kongre süreçlerine başladı. Haliyle daha yeni atanmış olmasına rağmen mevcut il başkanı Emine Edizgil’de kongreye gidecek ve adaylığını açıklayarak yarışacak.
Öte yandan partinin tabanından yetişmiş ve delege üzerinde ağırlığı olan yani teşkilatın bir kısmının biraz daha kendine yakın gördüğü isim İsmail Türk de adaylığını açıkladı ve bu yarışa ortak oldu.
Emien Hanım aslında parti için önemli bir aktör, değerli bir figür. Lakin diğer isimlere göre partiye sonradan dahil olan hatta kimine göre tepeden inme bir atamayla il başkanı oldu.
Haliyle teşkilat içinde bundan dolayı tepki gösterenler, rahatsızlık duyanlar da var.
Ancak İYİ Parti Genel Merkezinden bazı isimlerin özellikle genel sekreter Uğur Poyraz’ın Eskişehir’de seçim sürecine müdahil olduğu ve bazı isimleri arayarak Emine Hanım lehinde söylemlerle destek istediği de konuşuluyor.
Fakat özellikle eski il başkanı Ektaş başta olmak üzere partinin kurucu delegelerinin bu konuda İsmail Türk’e destek verdiği ve mevcut milletvekili de dahil olmak üzere partinin sürekli genel seçim yerine yerel seçime kilitlenmesinden rahatsız olanların da Türk’ün adaylığını desteklediği söyleniyor.
Hali hazırda Mehmet Ektaş’ın son günlerde daha agresif, daha sert eleştiri ve vekil Kabukçuoğlu ile bugüne kadar sessiz, sedasız ilerleyen soğuk savaşının iyice gün yüzüne çıkmasına hasıl olan şeyinde bu seçim süreci ve delegasyondan kaynaklandığı da söylenegelen şeyler arasında.
Gelelim yazının başlığında yer verdiğim hatırlatma ve “Genel Merkeze Rağmen” ifadesine…
Seçim süreci şu an çift adaylı ilerliyor olsa da Ankara’dan bir müdahale olacağı dedikoduları yayılmaya başladı.
Genel Merkezin “Emine Hanım tek liste ile seçime girsin, kaos olmasın” diye üst düzey telkinlerde bulunduğu konuşuluyor.
Ya da birileri özellikle böyle konuşulması için gayret ediyor, bilemiyoruz.
Ancak genel merkez ne derse desin seçime tek adayla gidilmeyeceği ortada. Türk ve destekçileri her koşulda hukuki haklarını sonuna kadar koruyacağa benziyor.
Tabi insanın aklına ister istemez Osman Yüksel geliyor.
İster misiniz Türk tavsiye kararına rağmen seçime girsin, kazansın ve sonra Genel Merkeze Rağmen diye bir açıklama yapsın…