Eskişehirspor formasını Antepli firma dikiyor.

Bursalı, Bursasporlu iş adamı Hakan Dinçtürk bağış yapıyor.

Kulüpler Birliği, büyük miktar destek gönderiyor.

Eyüpspor, aynı miktarda borç ödeme kampanyasına katkı veriyor.

Eskişehirli olmayan, Eskişehir’de yarım sezon bile kalamamış Hakan Aslantaş bile bir destek çıkıyor.

+++

Tüm bunlar olunca bizim cenah baktı ki;

“Dışarıdakiler, Es-Es’in yaşamasını bizden daha çok istiyor” diyerek hemen işe koyuldu.

10 Yıl önce dost olduğumuz İskoç takımına yazanlar oldu mesela.

Adana Demirspor’a haber gönderen çıktı.

Dost camia saydıklarımıza tek tek çağrı yapanlar çıkıyor.

Anadolu Kulüplerini her gün istikrarlı biçimde rahatsız edenler var.

Federasyona yazan binlerce kişiyi gördüm.

Komşu Konya’dan da burada maçlarını oynarken katkı istediydik…

+++

Geçtik…

Diğer takımların kurumsal hesaplarıyla irtibata geçip transfer görüşmeleri yapan bile var.

“Size Onur Arı’yı verelim, bizim dosyayı kapatın” tavsiyeleri gördük.

Televizyondaki spor programlarını bekleyip “Duyun sesimizi” diyenlerin isyanları yaşanıyor.

Es-Es’ten gideli çok olmuş Alper Potuk, güzel bir para ateşleyince;

Hemen eski oyuncuları arayanlara şahit olduk.

+++

Arayış biter mi?

Eskişehirspor taraftarında bu sevgi oldukça elbette bitmez.

Daha kim bilir kaç çeşidine şahit olacağız.

Sonucunda ahalinin kendi arasında topladıkları ile mutlaka o dosya kapanacak.

Kapanacakta, bizim içeride işler nasıl gidiyor?

Mesela şehrin mülki amirleri, bir ön alıp bunca olup bitenden sonra ortalığı hareketlendirmeyecek mi?

Bu soruya olumlu yanıt vermek zor gibi görünüyor.

Şehrin Ankara’daki temsilcileri kaynak yaratma anlamında tek bir girişim olsun yapmayacak mı?

Kentin destek olan birkaç istisnasıyla, önde gelen STK’ları bir gündem oluşturmayacak mı?

Kısacası;

Dışardan Eskişehirspor’a bunca destek geliyorken;

Neredeyse kulağının üzerine yatmış bir Eskişehir, Es-Es’e ayıp etmiyor mu?