Kemal Zeytinoğlu caddesinin trafiğe kapatılmasıyla ilgili süreç halen gündemin ön sıralarında yer alıyor.
Belli kaynaklar sürekli mevcut bölgedeki esnafın, yaşayanların tepkili olduğunu ve bunun yanında ambulans, itfaiye gibi zaruri durumlarda bölgeye hızlı intikal etmesi gereken araçların giremediğinden gem vuruyor.
Dolayısıyla bu yayalaştırma projesinden vazgeçilmesi, bunun biraz daha ertelenmesi konusunda bastırıyor.
Konuya dair daha önce fikrimi belirttim. Böylesi değerli, böylesi niş bir turistik bölgenin araç trafiğine kapatılması konusunda geç bile kalındı.
Bir tarafta tarihi konakları, camileri ve mimari güzelliklerini seyredip, eski sokakların tadını çıkartan yürüyüşler yaparken diğer yandan arabalar arasında cirit atmak, karşıya geçerken zorlanmak ya da o atmosfere bir kamyon gölgesinde tanık olmak sizi bilmem ama benim için çok abesle iştigal eden bir durumdu.
O yüzden 2011 yılında alınan kararın 2022’ye kadar bekletilmesini geç kalınmış bir karar bulmakla birlikte yapılan itirazlara dair bir kaç kelam etmek istiyorum.
Birincisi bu itirazlar şehre yabancı değil.
Doktorlar ve 2 Eylül caddelerinin yayalaştırıldığı 2000’li yılların başlarına gidecek olursak benzeri bir tabloyu rahatça hatırlarız.
Bölge esnafı, mevcut caddelerde yaşayan bir kısım vatandaş BB’ye isyan ediyor, bugün garip gelse bile caddelerin trafiğe açılmasını istiyordu.
O gün iş yapamıyoruz, mal indirme, bindirme işleri bizi sıkıntıya sokuyor, iflas edeceğiz diyen esnaf kısa süre gördü ki işler kat kat artar hale geldi. Mülk sahipleri ise kiralarını ve değerlenen mülklerini görünce başta isyan ettikleri bu uygulamaya teşekkür eder hale gelmişlerdi…
Bu sebeple bugün kendince haklı olarak bu karara itiraz eden esnafın tarihi bölgede en fazla bir sezon sonra daha fazla iş yapacağını, trafik yok diye daha fazla insan geleceği için fikrinin değişeceğine eminim.
Kimileri orada yerleşik hayatta olan insanlar zorlanıyor, yürümekte zorlanıyor diye bazı gerekçeler öne sürüyor. Ancak o bölgede yaşayan insanların çoğunda zaten araç yok. Yani cadde ve bağlantılı yolları trafiğe açıkken de o insanlar orada yaya olarak bulunuyordu.
İtirazların bir başka noktası ise ambulans, itfaiye gibi araçların bölgeye giremiyor şeklinde lanse edilmesi… Dubalar yüzünden bazı gecikmeler olduğunu görüyor ve bu itiraza hak veriyoruz.
Ancak bu çözülebilecek, biraz koordine ile üstesinden rahatça gelinebilecek bir mesele değil mi?
Bugün aynı koşullar Hamamyolu caddesinde yok mu? Orası da trafiğe kapalı ama ihtiyaç anında ambulans ve itfaiye girebiliyor ise tarihi bölgeye de girebilir değil mi?
Bu karara gerçekten mağdur olduğunu düşünerek itiraz edenlere kimsenin bir şey demeye hakkı yok, bunda hemfikirim.
Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim. Alınan karara karşı kamuoyu oluşturmaya çalışan, sürekli bu konuyu gündeme getiren ve insanlara amiyane tabirle gaz veren bazı isimlerin ne Odunpazarı ne de bölge ile işi yok.
Ama içlerinde bazılarının Büyükşehir ve Büyükerşen ile bir derdi olduğunu çok iyi biliyorum.
O yüzden bu kararı Ak Parti alsa ve uygulasa destek olacak ve şu an benim öne sürdüğümü argümanları kullanacak bazılarının sırf siyasi muhalefet mezesi olarak tersi argümanlar öne sürme çabasını tebessümlerle takip ediyorum. Pek çaktırmasalar da çok ama çok belli oluyor.
Peki, uygulamaya dair eksik, hatalı yanlar yok mu? Elbette var.
Birincisi böyle önemli bir karar madem uygulanacak insanlara hazırlık için daha geniş bir zaman verilmeli, en azından bir 3 ay önceden bolca duyurulmalıydı.
İkincisi bu karar alındığında alternatif yol, park düzeni ve yönlendirici levhalar gibi tüm altyapı gereklilikleri hazır olmalıydı.
Üçüncüsü bu karar 112 acil servis ve itfaiye, esgaz gibi acil durum paydaşları ile koordineli bir şekilde düzenlenmeli en azından bölgedeki aksayan elektronik dubalar değiştirilmeliydi.
Son olarak bir kaç golf arabası veya benzeri araç tedarik edilip yaşlı, hamile, engelli vatandaşların bölgede ulaşımlarının kolaylaştırılması düşünebilir ve az maliyetli bir yatırım olabilir.
Özetle kararı destekliyor ve bugün itiraz edenlerin de ilerleyen süreçte bu karardan memnun kalacaklarını düşünüyorum.
Ancak vatandaşın haklı talepleri konusunda da BB’nin ivedilikle çözüm üretmesi konusunu da önemli bir dip not olarak buraya ekleyim.