Elektrikte kırılan rekorlar, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltma hedefini güçlendiriyor. Mayısta üretimin yüzde 43,1'i hidroelektrikten gelir ve yerli kaynakların payı yüzde 85'e ulaşırken bu tabloyu mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar belirledi, güneş ve rüzgarın kömürü ikinci kez geçmesi ise fosil yakıt bağımlılığının azaldığını gösterdi.
KÖMÜR 22 YILIN EN DÜŞÜĞÜNDE
Türkiye'nin elektrik üretim dengesi mayısta belirgin biçimde değişti. Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerine göre yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı yüzde 72,3'e ulaşarak son 26 yılın zirvesine çıktı. Aynı dönemde kömürün payı yüzde 17'ye inerek 22 yılın en düşük düzeyine geriledi. Tablo, temiz kaynakların sistemdeki ağırlığının hızla arttığını, fosil yakıtların payının ise daraldığını ortaya koydu.
SAATLİK ÜRETİMDE YÜZDE 84
Rekor yalnızca aylık ortalamada kalmadı, saatlik bazda da kırıldı. 24 Mayıs saat 13.00'te yenilenebilir kaynakların anlık üretimdeki payı yüzde 84'e çıkarak son 12 yılın en yüksek saatlik seviyesine ulaştı. Önceki saatlik rekor, Nisan 2024'te yüzde 83 olarak kayıtlara geçmişti. Öğle saatlerinde güneşin en güçlü olduğu dilimlerde temiz üretimin elektriğin neredeyse tamamına yaklaşması, sistemin yenilenebilir ağırlıklı çalışabildiğini gösterdi.
GÜNEŞ VE RÜZGAR KÖMÜRÜ GEÇTİ
İki kaynağın yükselişi, kömür karşısında kalıcı hale gelmeye başladı. Mayısta güneş ve rüzgar santralleri toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 23'ünü karşıladı. İki kaynak, nisanda kömürü ilk kez geride bırakmasının ardından mayısta da bu üstünlüğü koruyarak arka arkaya ikinci ayını tamamladı. Söz konusu gelişme, yenilenebilirin artık tek seferlik bir sıçrama değil, süreklilik kazanan bir eğilim olduğuna işaret etti.
HİDROELEKTRİK FARK YARATTI
Yenilenebilir üretimdeki güçlü performansın asıl itici gücü su oldu. Bol yağışlı bir bahar geçiren ülkede hidroelektrik üretimi, bir önceki yılın mayıs ayına kıyasla yüzde 58 yükseldi. Yılın ilk beş ayı da rekorlarla kapandı. Bakanlık verilerine göre 1 Ocak-31 Mayıs döneminde üç yenilenebilir kaynak da kendi ilk beş ay rekorlarını kırdı:
- Hidroelektrik: 46,4 milyar kilovatsaat
- Rüzgar: 18 milyar kilovatsaat
- Güneş: 14,2 milyar kilovatsaat
Söz konusu üretim seviyeleri, yenilenebilir kapasitenin artık yılın belirli aylarında sistemin omurgasını oluşturabildiğini gösterdi.
YERLİ KAYNAĞIN PAYI YÜZDE 85
Resmi değerlendirmeler de tablonun yerli kaynak lehine güçlendiğini ortaya koyuyor. Mayısta elektrik üretiminde yerli kaynakların payı yüzde 85'e, yenilenebilir enerjinin payı ise yüzde 72,3'e ulaştı. Dönemin öne çıkan başarısı hidroelektrik tarafında yaşandı. Hidroelektrik santralleri 11,71 milyar kilovatsaatlik üretimle yeni bir rekora imza attı ve toplam elektrik üretiminin yüzde 43,1'i suyun gücünden karşılandı. Böylece tek bir kaynak, ülkenin elektriğinin neredeyse yarısını tek başına üretmiş oldu.
KURULU GÜÇTE YENİLENEBİLİR AĞIRLIĞI
Üretimdeki bu tablo, kurulu güçteki dönüşümün de bir yansıması. Mayıs sonu itibarıyla Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü 125 bin 598 megavata ulaştı ve bunun yüzde 62,6'sı yenilenebilir kaynaklardan oluştu. Hidroelektrik 32 bin 344 megavatla ilk sırada yer alırken, güneş 26 bin 899, rüzgar ise 15 bin 122 megavata çıktı. Doğalgazın kurulu gücü 25 bin megavat düzeyinde kalırken, yerli ve ithal kömür santralleri birlikte 22 bin megavat civarında bulunuyor. Yerli kaynakların kurulu güçteki payı ise yüzde 71,8'e yükseldi.
DÖNÜŞÜM ULAŞIMA DA TAŞINMALI
Uzman değerlendirmeleri, rekorların elektrikle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Mayıs rekorları, yenilenebilir enerjinin Türkiye'nin elektrik sisteminde giderek daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Burada önemli bir ayrıntı öne çıkıyor: Türkiye'nin enerji ithalatının yalnızca yaklaşık yüzde 16'sı elektrik üretiminden kaynaklanıyor. İthalatın yaklaşık üçte birinden ise kara yolu ulaşımı sorumlu. Dolayısıyla enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için dönüşümün ulaşıma da taşınması gerekiyor. Yerli üretim elektrikli otomobillerin, raylı sistemlerin ve elektrikli toplu taşıma çözümlerinin yenilenebilir üretimle el ele yaygınlaşması, enerji bağımsızlığına katkı sağlayacak başlıklar arasında sayılıyor.
REKORUN ARKASINDAKİ YAĞIŞ ETKİSİ
Rekor tablonun bir bölümü kalıcı yatırımlara, bir bölümü ise hava koşullarına dayanıyor. Hidroelektrikteki yüzde 58'lik artış, doğrudan mevsim üstü yağışlarla bağlantılı. Yağışların azaldığı kurak yıllarda hidroelektrik üretiminin gerileyebileceği, bunun da yenilenebilir payını aşağı çekebileceği göz önünde bulundurulmalı. Mayıs rekorunu, güneş ve rüzgardaki kapasite artışı gibi yapısal etkenlerle yağış gibi konjonktürel etkenlerin bir arada okumak daha doğru bir değerlendirme sunuyor. Güneş ve rüzgarın kömürü üst üste geçmesi ise hava koşullarından bağımsız, kalıcı eğilimin asıl göstergesi olarak öne çıkıyor.




